Toplam yorum: 3.285.221
Bu ayki yorum: 6.747
E-Dergi
ismail_atan Tarafından Yapılan Yorumlar
"Yâ Rab, belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
Bir dem belâ-yı aşktan kılma cüdâ beni."
Aşka âşık olmanın, Mecnûn'la Leylâ uğruna yarışmanın, Beşerî aşktan îlâhi aşka yükselişin, zannetmiyorum ki daha güzel ifadesi olabilsin. Fuzûlî nasıl gelmiş geçmiş en güzel "Leylâ ile Mecnûn" mesnevisi yazarıysa, İskender Pala da günümüzde o değere layık bir yazar. Okuduğum halde yeniden ve yeniden okumak istediğim yapıtların ender yazarlarından birisi. Tam bir duygu yoğunluğuyla azıyor, elini her nereye uzatsa. Kalemine ve ömrüne sağlık...
Uzun zamandır Ruslar arasında İslam dinini tercih edenlerin sayısı gittikçe artmaya başladı. En son bir Rus ajanı da hasta yatağında İslam Dininin gerekleri üzere defnedilmesini vasiyet etti. Bunda Lev Nikolayeviç TOLSTOY'un etkisi var mıdır bilinmez; ama onu okuyanları bu kitap çok etkileyecek bana göre. Özellikle Yelena VEKİLOVA'ya yazdığı mektupta görülüyor ki Tolstoy, İslan dini hakkında çok fazla düşünmüş ve İslam dininin en yüce ve en son din olduğunu kabul etmiştir. Bu küçük kitap, bir gerçeği anlatmak yerine, bir olasılığı değerlendiriyor. Umarım bu olasılık Tolstoy için iyi yöndedir.
Uğur Soldan'ın kaleminden bir kitabı ilk kez okudum. Bunda en önemli etken Hilmi Yavuz'u anlatıyor olmasıydı. İşlenen konu ve işleyen kişi böylesine bütünleşince ortaya da böyle mükemmel bir eser çıkabiliyor. Sırf kitap çıkarmak için yapılmış bir çalışma değil. Hilmi Yavuz'u bu kitapta enine boyuna tanıyor ve tabir caizse onunla içli dışlı oluyorsunuz. Hilmi Yavuz'un iç dünyasında kopan fırtınaları ve değişen fikirlerini görüp bunların şiirine nasıl yansıdığını izleyebiliyorsunuz. Uğur Soldan'ın kalemine sağlık. Hilmi Yavuz'un birikimine ve şiirlerine sağlık...
Sümbülzade Vehbi Efendi Divan edebiyatımızın en parlak ve en canlı simalarından birisi. Akıl almaz zekası ve zekasını şiirinde kullanış şekli ile gerçekten çok öenmli bir şahsiyet. Padiaşaha:
"Sen her gece gelesin, ben Vehbi'ye veresin.
Esselemü aleyküm ve aleykümüsselam."
beyitiyle bambaşka yollarda kendi izini takip ettiğini görüyoruz. Birçok şair gibi başkalarının izinden gitmek yerine, kendi izini bulup, onların üzerinden gitmeyi yeğleyen ender şahsiyetlerimizden birisi. Şiire hazeliyatı değil; zekayı ve muzipliği sokan büyük divancılardan biri. Yüzünüzde bir gülümseme bırakması dileğiyle...
"Ezelden aşk ile biz yana-geldik
Hakikat şem'ine pervane geldik
Tenezzül eyleyip vahdet ilinden
Bu kesret alemin seyrana geldik
Umaruz irevüz bâkî huzura
Civâr-ı Hazret-i Rahmân'a geldik..."
O'nun hayatında en çok hoşuma giden nokta şu olmuştur hep. Kadılığı ve valiliği bir kenara bırakıp hocasının peşinden Edirne'ye kadar gitmesi, yine ömrünü saraya çok yakın olmasına rağmen mütevazı bir evde ilimle meşgul olarak geçirmesi. Günümüzde bu Mübarek insan gibi insanlara çok ihtiyacımız var. Birbirinin eksiğini yanlışını gözeten değil, hatalarımızı düzelten ve bize sevgiyi aşılayan insanlara. Sanırım bu mübarekler bizden asırlar öncesinde kaldı... Ne mutlu onları sevenlere ve O'nu sevenlere ve O'nun gibi olmaya gayret edenlere...