Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Bilal Kartal Tarafından Yapılan Yorumlar

11.01.2025

Yuval Noah Harari’nin yazdığı “Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens”, insan türünün kısa bir tarihi açıklaması ile okuyucuya sunulmuş olup toplam 413 sayfadan oluşmaktadır. Harari, Dünya Tarihi ile ilgili dersler veren ve yazmış olduğu kitaplar ile adından sıkça söz ettiren bir yazar ve akademisyendir.
Henüz kitabın ilk sayfasında Harari, tarihin akışını üç önemli devrimin şekillendirdiğini ve kitabın da bu üç devrimin insanları ve diğer organizmaları nasıl etkilediğinin hikâyesini anlattığını belirtir. Bu devrimler sırasıyla şu şekildedir: Yaklaşık 70 bin yıl önce başlayan Bilişsel Devrim, 12 bin yıl önce bunu hızlandıran Tarım Devrimi ve yalnızca 500 yıl önce başlayıp, tarihi sona erdirip bambaşka bir şeyi başlatan Bilimsel Devrim.
Homo Sapiens, avcı toplayıcı olan insanın edindiği kazanımlarla dünyaya nasıl hükmettiğini ve her geçen gün daha da güçlenerek tanrı olma yolunda ilerlediğini açık bir dille okuyucunun önüne sunan akıcı ve okuması bir o kadar da zevkli bir kitaptır.
11.01.2025

Kutsal Kitap’ta Avram/Avraham ismiyle zikredilen, Kurân-ı Kerim’de ise müstakil bir sûre ve önemli bir peygamber olma statüsüyle karşımıza çıkan İbrâhim, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm dinleri açısından yüksek derecede öneme sahiptir. İbrâhim’in oğlunu kurban etmek için yola çıkması ise imanın eylemle ve ahlakla olan ilişkisini ortaya koyması açısından felsefi bir mesele olarak değerlendirilmesi gereken bir yolculuktur. İbrâhim’in bu yolculuğu hakkında Soren Kierkegaard’ın yazdığı “Korku ve Titreme – Diyalektik Lirik” adlı eser, felsefi bir sorgulamanın en güzel örneğini bizlere sunmaktadır.
Eserin bölümleri sırasıyla şu şekildedir: Önsöz, Atmosfer, İbrâhim’e Övgü, Problemata, Problem I, Problem II, Problem III ve son olarak da Sonsöz. Eserin felsefi yanını oluşturan asıl kısımlar ise Problem I, Problem II ve Problem III adlı bölümlerdir. Kierkegaard bu bölümlerde İbrâhim’in, oğlu İshak’ı Tanrı emrine binaen kurban etme girişimini felsefi açıdan incelemekte ve irdelemektedir.
16.04.2024

Şaban Ali Düzgün, Müslüman bir ilahiyatçı olarak, "Âdem'den Öncesine Dönüş" isimli kitabıyla, dinin Âdem'in iki oğlu arasındaki kavga başlamadan önce var olan huzur dönemine nasıl erişeceğini anlatmak için uğraşıyor.
Röportaj, deneme vb. farklı yazı türleriyle oluşturulmuş bu kitap, iki yüz sayfayı aşmayan sayfa sayısıyla din-şiddet ilişkisini, mezhepler, dinî anlayıştaki farklılıklar ve ayrılıklar, öteki ile (gayri müslim) olan ilişki ve birlikte yaşama kuralları hususunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini okuyucuya sunmak için çaba gösteriyor.
Düzgün, bütün bunları yaparken ayetlerden ve hadislerden faydalanmayı unutmadığı gibi, ayet ve hadislere salt bir metin olarak değil de bir hadis veya ayeti günümüz koşullarıyla birlikte yorumlayarak sahih bir dinî anlayışla huzurlu, barışçıl ve esenlik dolu bir yaşantının nasıl var olabileceğini bizlere gösteriyor.
Faydalanılması gereken, dinî konularla ilgili okuma yapmak isteyenlere tavsiye edilebilir bir kitap.
19.05.2023

Chuck Palahniuk; dilimize Gösteri Peygamberi olarak çevrilmiş kitabında, Tender Branson isimli, Creedish Kilisesi’nin komününde dünyaya gelmiş ve on yedi yaşına bastığında kilise topraklarını terk edip çalışması ve kazandığı parayı kilise yönetimine göndermesi için büyütülen bir adamın otuz üç yaşında başından geçenlerin hikâyesini anlatıyor bize. Kader insana öyle roller biçiyor ki ev temizliğinden aziz olmaya giden yol Tender Branson için bir anda gerçekleşiyor. Toplam üç yüz on dört sayfadan oluşan roman, bildiğimiz kitapların aksine birinci sayfadan değil son sayfadan başlıyor. Yazarın vermek istediği mesaj, daha kitabı yeni açmışken önümüze çıkıyor: Son her zaman bellidir.
Bu kitap bir adamın hayat hikâyesinin belirli bir kısmından ibaret değil. Bu kitap modern dünyanın popüler kültür, şöhret ve her yerde var olan yalanlarına karşı bir taşlama. Yeraltı Edebiyatı denilen tarzdaki kitapları ve Hakan Günday’ı okumaktan hoşlanıyorsanız, bu kitaba şans vermelisiniz.
06.04.2023

Nijeryalı yazar Chinua Achebe'nin 1960 yılında yazmış olduğu Artık Huzur Yok isimli romanı, Doğu Nijerya'daki Umuofia isimli bir İgbo köyünde doğan Obi Okonkwo'nun İngiltere'de aldığı üniversite eğitiminden sonra ülkesine dönmesini ve devlet memuru olarak işe başlamasından sonra başından geçen olayları anlatıyor.Obi Okonkwo her ne kadar karşısında rüşvetçi ve yozlaşmış bir yönetim bulsa da ideallerine bağlı bir genç olarak bütün rüşvetleri reddetmeye hazırdır. Ancak hesaplanamayan bazı olaylar, Obi Okonkwo için yeni bir hayatın başlangıcı olacak niteliktedir.
Yazar Chinua Achebe'nin İgbo kültürüne ait halk hikâyelerini ve özdeyişlerini sıkça kullandığı bu eser, biz okuyuculara farklı bir kültürle karşılaşmanın mutluluğunu yaşatıyor.Toplam 176 sayfadan oluşan roman, Batı ve geleneksel Afrika değerlerinin çatışmasını, sömürge dönemini, Hıristiyanlık etkisini ve İgbo kültürünü akıcı ve kurgusal bir dille okuyucunun önüne sunuyor.Er ya da geç bu kitabı kütüphanenizde misafir edin, derim.