Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
İzzet Can Bezircioğlu Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitabın öncelikle ilgimi çeken tarafı, anlatılan hastaların tamamen gerçek olması ve bir doktor tarafından yazılmış olmasıydı. Farklı türde kitaplar arayaşındayken karşıma çıktı. Birkaç bölümü cidden ilgi çekiciydi ama en çok aklımda kalanlar kitaba ismini veren "Karısını Şapka Sanan Adam", "Bedenini Kaybeden Kadın" ve "İçimizdeki Köpek" bölümleri oldu. İnsan hayret ediyor gerçekten.
ÖYD (Ölüme yakın deneyim) konusuna ilgim olduğu için bu tarz şeyleri okumayı seviyorum. The OA dizisinin yokluğunda benzer konuya sahip kitapları ararken buldum Kanıt'ı. Bu kitapta deneyimini anlatan kişinin yedi gün boyunca komada kaldıktan sonra hayata geri dönen bir beyin cerrrahı olması daha çok ilgimi çekti. Bu tarz konulara ilgisi olan varsa tavsiye ederim. Doktor yaşadığı olayları gayet sade bir dil kullanarak ve açıklama yaparak aktarmış.
Karen Joy Fowler ile ilk kez tanışıyorum ve bu kitabı arka kapak yazısından etkilenerek okumaya karar verdim. Hikâyesinde bana tanıdık gelen birçok şey görmüş olsam da bana hitap ettiğini söyleyemem. Anlatım tarzı benim için fazla yorucuydu. Yine de vakit kaybı olarak nitelendirebileceğim bir kitap değil. Belki ilerleyen yıllarda tekrar dönebilirim.
Küçük saf bir kızken, yüzleşmeye mecbur kaldığı hayatın acı gerçekleriyle yoğrulup sert bir kadına dönüşmek zorunda kalan Salka'nın gözünden anlatılan kapalı ve değişimden korkan fakir bir topluluğun farklı ideolojiler içerisinde bocalamasını, yoksulluğun, sömürünün ve çaresizliğin nelere yol açtığını anlatan bu romanı realist bir eser okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Birinci ağızdan anlatılan hikâyeleri her zaman daha çekici bulduğum için bu kitap fazlasıyla sürükleyiciydi. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, zayıf kaldığı yerler olsa da beğendim. Yaşam ve ölüm arasındaki kusursuz kabul edilen düzenin içindeki çalkantıları okuyorsunuz kitapta. İnsanın acımadan mahvettiği doğanın verdiği bir tepki var ortada. "Hayvanlar, vahşice öldürülen dostlarının intikamını alıyor olabilir mi?" diye düşündürüyor size yazar. Ben kitabı okurken bazı yerlerde içim cız etti mesela. Kendimi sorguladım anlar oldu okurken. Her canlının yaşam hakkı vardır, bu tartışılmaz bir gerçek, ortada bir acımasızlık olduğu da öyle ama yine de aksi durumda olabilecekleri de tartışmak gerek. Öyle ya da böyle zamanın başlangıcından beri doğanın bir düzeni var. Doğum ve ölüm arasında her şey olması gerektiği gibi işliyordur belki de.