Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Abdullah Tosun Tarafından Yapılan Yorumlar
Çucukları düşünmeye sevkedebilecek güzel bir kitap. Özellikle kullandığı kelimeler yönüyle mutlaka çocuklara okutulması gerekir. Özellikle ikinci hikaye, Padişah ile Bir Veli, çocuklardan ziyade büyükler için çok ibret verici ve güzel bir hikaye.
Makamın,paranın, şöhretin ve bilumum ikbal yolundaki cilalı ve göz alıcı tuzakların hayatını değiştiremediği bir güzel ve ''garip'' adamın, bir güzel ve vefalı adamın kaleminden gönle akışı, gözlerden akışı ince ince, ilmik ilmik ...Karanlık sis perdelerinin aralanıp pırıl pırıl bir gökyüzünün perde perde aralanmasına vesile olmuş bir kadronun göz göre göre eriyişi, ufalanışı, zulme uğrayışı ve kahredici sessizlik... Suya inen,eren,erdiren ceylanların, ceylan bakışlıların çakallar tarafından avlanışının gönle dolması gözden dökülüşü için için... Bir damla gözyaşı, bir içten dua ve çokça ibret ve gayret için, lütfen okuyun.
Ak'la kara arasında mekik dokuyan ancak her ikisine de bigane kalmaya çalışan, şaşkın ve zavallı bir âdemoğlunun, Şevket'in, ibretli hikayesi. Aslına bakılırsa bizim hikayemiz, bizim şeytanımız anlatılan. Her insanın şeytanı kendisine özeldir. Yazar burada çoğunluğun şeytanını yeğlemiş. Asıl roman kahramanı veya yazarın kahramanımız olmasını istediği, kanaatimce, Şevket'in eşidir. Aşkı bulmuş bu muhteşem kadın, ideal bir insandır: İnsanı hatalarıyla, sevaplarıyla kabul eden ve hiçbir şekilde yargılamayan, pek aşina olmadığımız bir insan. Hayatı kavramış olan bu kadın 'nefret'i hayatından çıkarmıştır. Üst insanın en üst basamağı olan aşk basamağında oturan bu tür insanlar için hiçbir olağanüstülük ve tuhaflık yoktur; ondandır ki kendisini bırakıp başka kadına giden eşine evini temizleyip gönül hoşluğuyla teslim etmiştir, edebilmiştir. Biz modern ve mürai insanlara göre bu tür hareketler ''uç'' gelebilir, ancak... Şevket’e ne mi oldu? Ona buna olan ve sana bana olacak ne ise o oldu? O?... Cennette olduğu halde yasak meyveye meyleden insan, nefis anlaşılmadan bu meseleler anlaşılmaz, azizim anlaşılmaz. Anlamak isteyenlere...
''Beton duvarlar arasında açan bir çiçeğin '' elinden çıkan güzelim hikayeler demeti... Hayata, insana dokunan ve dokunduran hikayeler...''Basit'' hayatı derinleştiren çok anlamlı bir kitap. Kelimelerle oynayan, onları parmağında ''oynatan'' bir güzel insanın ruhsuzlaşan insanları uyarması, ''ırgalaması'' tabiri caizse. Serçe parmağını serçeler gelip konsun diye hazırda bekleyen, ''günümüz insanına'' çok ''yabancı'' hayaller, hatıralar, göndermeler...''Anlayana'' çok şeyler anlatan/anlatacak ve mutlaka okunası bir kitap.
Savaşın yersizliği, saçmalığı, insanı insanlıktan uzaklaştırıcılığı ve ölümün eşitleyiciliği... Savaşla yok olan hayaller, aşınan, sarsılan insanlar ve insanlık... Bir ülkenin Arnavutluk'ta ölmüş, öldürülmüş askerlerinin kemiklerini ülkeye getirmesi için bir generalle, bir rahibi Arnavutluk'a göndermesiyle başlar kitap ve insanları, savaşları, insanlığı sorgulamalarla devam eder. Ölen askerlerin günlükleriyle, aşklarıyla insanı kendine çekiyor kitap. ‘’İnsanı ruhunun derinliğinde değil de toprağın derinliğinde arayan’’ zihniyet(ler)in trajikomik röntgeni bir nevi kitap. Okuma devam ederken yazarın penceresinden Arnavut kültürünü ve toplumunu da tanımış oluyoruz. Biz, ‘’ölü bir ordunun generali’’ mi, yoksa savaşan bir ordunun generali olmayı mı yeğlerdik. Daha birçok zor sorunun cevabını bulabileceğiniz bir kitap. Okunmalı mı? Kesinlikle evet.