Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574

E-Dergi

Abdullah Tosun Tarafından Yapılan Yorumlar

29.04.2009

Bir gecede yazılmış olması bir roman için önemli bir özellik veya nitelik olmamalı diye düşünüyorum. Yine farklılıktan kastedilen de küfürlü konuşmaksa o da bir eksiklik bence. Evet, kapitalizmi, kurulu düzeni eleştiri ve bolca ironi var; ancak üslübun ve argonun olumsuz anlamda bunların üstünü örttüğünü düşünüyorum.
23.04.2009

Yazarlık, uzun bir yürüyüşe çıkmaktır, diye başlıyor. Ben çok istifade ettim. Bir yazarın yazar adaylarına samimi önerileri, tavsiyeleri... Bunu söylerken üst perdeden yapılan öğüt vermeleri kast etmiyorum. Kendi yazarlık serüvenini bizimle paylaşırken olabildiğince mütevazı ve içten. Kelimeleri ve kelimelerle çıkılacak seferleri,fetihleri okumak bir bahtiyarlıktı benim için. Piyasadaki alelade kitapları katbekat aşan bir kitap. Satır satır okunmayı hak ediyor, diye düşünüyorum.
17.04.2009

Maddi hayatın gereksizliğini ve sıkıcılığını anlatan enfes bir kitap. Mutluluğu bu dünyada bulacağını umanların kesinlikle uzak durması gereken bir kitap. Bu dünyadaki bütün yolların ızdıraba çıkacağını harikulade ve çok mantıklı bir şekilde anlatıyor. ''Oyunu'' izlemeden oyunun sıkıcılığını gerekçeleriyle ortaya koyduğundan ''perdenin önünde'' heyecanla bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilir. Ne kazandım? ''bir oyundan ibaret olan dünya hayatının'' pespayeliğini anladım. Bir anlamı olmayan dünya hayatının anlamını arayanlara hem ilaç hem de dert olabilecek kısa bir kitap. Anlam yönüyle hayat boyu sürecek uzun bir kitap. Rotasızlara...
17.04.2009

Bazı kavramlar üzerinde yeniden düşünmemi sağladığı ve inanıp da neden öyle olduğuna dair herhangi bir makul cevabımın olmadığı bazı konularda beni tatmin ettiği için okuduğuma çok sevindim. Neler mi bunlar? Öğretmenlik, hayranlık duyma hissi, sanatla uğraşma gereği veya gerekçesi... ''Dedim-dedi''ler okumayı zorlaştırsa da kitap kesinlikle okunmalıdır. Modern ve şabloncu düzenlere başkaldırış olarak ta okunabilir. Ben beğendim.
17.04.2009

Sevginin sonsuzluğu,nefretin yersizliği ve yakıcılığı. Küçük insanların soylu ve asil duruşları... Paranın erdem karşısında diz çöküşü... Tek taraflı sevmenin ızdırabı... Evlat sevgisi, fedakarlık,aşk gibi ölmez konuların iç içe geçtiği roman okunmalı diye düşünüyorum. İnsan, Dostoyevski'yi okuyunca kendini daha güçlü hissediyor. ''Bize'' benzeyen insanların her şeye rağmen onurluca ayakta kalmaya çalışması ve bunu kısmen de olsa başarması ''bizim'' açımızdan önemli. ''Ezilenlerin'' ''aşağılık'' olmadıklarını öğrenmek isteyenlere...