Hayatlarının çoğu bölümünde geleceği çok düşünmeden, günü yaşayıp kısa süreli mutlulukları yaşam biçimi haline getiren bir kadın ve bir erkeğin tanıştıktan bir süre sonra, çok da derin düşünmeden, önce evlenmesi ardından da bir çocuk sahibi olmasıyla başlıyor hikaye. Bebeğin doğumunun ardından kendini aşırı kısıtlanmış ve bıkmış hisseden anne Joanna, artık dayanamayacağını düşündüğü bir noktada çocuğunu ve eşini bırakarak evden ayrılıyor. İlk zamanlarda bu durumu kabul edemeyen baba Ted, biraz bocalasa da daha sonra ayrılığı kabullenerek oğlu Billy'e iyi bir baba olmak ve hayatını bir düzene sokmak için çabalamaya başlıyor. Bir süre sonra annenin değiştiğini öne sürerek geri dönmesi ve oğlunun velayetini almak istemesiyle de mahkeme süreci başlıyor: "Kramer Kramer'e Karşı!"
Kitap genel olarak 3 ana bölümden oluşuyor. İlk bölüm, hayatta çok ciddi bir amacı olmadan yaşamak isteyen insanların evlenip çocuk sahibi olma süreci ve çocuğun evliliği farklı bir biçime dönüştürmesi; ikinci bölüm, annenin evi terk etmesi sonrasında çocuğu ile yalnız kalan bir babanın hem bu duruma hem de tek başına oğlunu yetiştirme konusuna uyum sağlama süreci; üçüncü bölüm ise annenin geri dönmesi ve velayet davasının başlaması süreci.
Kitabın en etkileyici bölümü babanın yeni hayatına alışma süreci ve bu süreçte özel hayatı ile çocuğu arasında denge kurma çabası. Kitapta genel olarak aile kurmanın zorlukları, çocuğun eşler arasındaki evlilik kavramına farklı bir boyut getirmesi ve eşler arasındaki ayrılığın kendilerine ve çocuklarına etkisi anlatılıyor.
Edebi anlamda çok zengin olmasa da, konusu itibariyle akıcı bir anlatıma sahip güzel bir roman. Kitabın sonunda beklenen bir son olacağını düşünürken son anda yazar, sanırım okuyucularını üzmemek adına, hikayeyi farklı bir şekilde bitiriyor.