Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
KY-414771 Tarafından Yapılan Yorumlar
Lisan insan zekasının gelişiminde çok önemlidir. Dil ve beyin ilişkisini bir metafor olarak ele alırsak lisanın bir tür yazılım veya kodlama olduğunu söyleyebiliriz. Çağımızda üretilen yapay zeka sahibi makineler de bu nedenle donanım üzerine kurulu yazılım temeli üzerinde çalışırlar. bu cihet itibarıyla imal edilen yapay zekalar insan zekasını belli yönlerden temsil ve taklit eder. Söz konusu dil olunca yetişkin bir maymunun iki yaşındaki bir çocuğun dil bilgisinden bile çok çok uzakta olduğu sabittir. İnsan zekası ve hayvan zekası arasında derin bir uçurum var. Kitap bu hususta çok sayıda örnekler veriyor.
Benjamin Button karakteri, geçmişten geleceğe yaşadığımız hayatın içine ters yönden giriyor. 50 sayfalık bu ufacık öykü ile okuması keyifli bir eser. İlginç olan şey Benjamin Button dünyaya geldiğinde dedesi ile pipo içen birisi olarak karşımıza çıkıyor ancak Benjamin’in babası oğlu için banyo ördeği alıyor, kimyasal madde içermeyen, bebek ciltleri için en uygun olanından. Zihnimizdeki koşullu soyut realite ile somut gerçekliğin zıtlaşmasına tanık oluyoruz. Babası buna karşı direnç gösteriyor. Gerçeği kabul etmek istemeyen bir insanı ikna etmenin ne kadar zor olduğunu anlatan bir kesit.
kitap özetle retorik bağlamda dönemin fehmine göre nazil olan Kur'an ayetlerinin günümüzde isabetli anlaşılabilmesi için bir yöntem teklif ediyor. buna göre üzerimizde taşımakta olduğumuz modern çağın elbiselerini çıkarıp tarih denizine girmek, sonra da Peygamber döneminin kıyafetlerini giyerek o dönemin anlayışına göre anlamaya çalışmak. (burada kıyafet-elbiseyi bir metafor olarak kullanıyorum.) böylece almamız gereken doğru mesajı tespit edebilmek.
Kitap başlığında geçen üç ibare gibi üç bölümden oluşmuş. Bu üç ana başlıkta geçen sözcüklerin anlamları ele alınırken İslami literatürde "halk-ul Kur'an" tabir edilen ve yüzyıllarca tartışma konusu olmuş bir mevzudan hareketle açıklamalar yapılmış. "El-Kitab" ve Kur'an'ın ortak paydası ile muhtemel farklılıkları teferruatları ile beyan edilmiş. Vahiy ve ilham mukayese edilerek ilgili birçok konuda kadim görüşler de kitaba eklenmiş. Mustafa Öztürk kendi bakış açısını da bir sentez olarak sunmuş. Akademik makale tarzında telif edildiğinden satır aralarında gönderme yapılan kaynaklara da müracaat etmek gerekeceğinden kitabı alıp okumak isteyenler bu hususu da göz önüne almalı. Ben şahsen istifade ettim. Bu konulara merakınız varsa okumanızı öneririm.
Bilimkurgu-fantastik roman türü olarak beklentilerimi oldukça karşılayan bir eser Hyperion. Felsefe, sanat, bilim, sanat, felsefe, siyaset ve inanç sistemlerine dair farklı katmanlarda tasarlanmış, üstün bir hayal gücüyle şekil kazanmış, kendine özgü nesne ve kavramlarla bir dil terminologisi ve literatürü ortaya çıkmış. Mekan ve akmakta olan atmosferi tasvir ederken uzun bir betimleme yapılmış ama sıkıcı değil. Zor bir metin olduğu belli olan eserin çevirmeni de övgüyü hak ediyor. İyi iş çıkarmış. Umarım serinin devamı da aynı ihtimam ve başarıyla neşredilir. Kısacası Hyperion, hafızalardan uzun süre silinmeyecek ana karakterlere ayrı ayrı özgün kişilikler kazandırılmasıyla, dört dörtlük bir bilimkurgu romanı olmuş. Mülksüzler’in yanında bir yer hak ediyor.