Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

21mithrandir Tarafından Yapılan Yorumlar

11.03.2013


ada35 isimli arkadaşımızın Meade kitapları hakkındaki tarifi çok doğrudur.Daha detaya inmemiz gerekirse Meade kitapları daha doğrusu Meade'in en çok sevilen kitapları günümüz zamanında genellikle bir arkeoloji çalışmasında bulunan bir nesne,2 erkek 1 kadın,2 erkek veya 1 kadının yakını tarafından mezarlıkta veya morgda başlayan geçmişe dair büyük bir sohbet,bir bayan ve bir erkeğin farklı bir ülkeye sızması,sızdıkları ülkede çok eski tanıdıkları ile tamamen karşı davada bulunulması,motorsikletli kaçış sahneleri,metrelerden başlayıp 1 metreye kadar koşma sahneleri,karşı tarafların birbirine yardımları derken tamamen bizi etkisine alan harika romanlar.Bu benzerlikler beni hiçbir zaman rahatsız etmediyse de illaki Glenn Meade'e kendini tekrar ediyor tarzında eleştiriler yapıldığından dolayı olacak ki Meade son birkaç romanı Şeytan Müridi veya İkinci Mesih gibi tamamen farklı tarzlarda, Meade'e göre de kötü denilcek romanlar ile karşımıza çıkmıştı.Şahsen ben ismini saydığım romanları okurken hiçbir şekilde Meade romanı okuduğumu düşünemiyordum.Anlaşılan Meade hata yaptığını anlamış olacak ki son romanı Romanov Komplosu'nda bize bir Kar Kurdu bir Sakkara'nın Kumları gibi iki büyük romanını tekrardan okutma gereği duymuş,ne kadar benzerlikler bulundursada hiçbir şekilde taklit de olmadan.Oysa farklı yazarlarda da buna benzer durumlar olmaktadır mesela bir Harlen Coben sürekli aile bireyinin birinden kaybolması üzerine,Michael Connelly'de yazdığı cinayet romanlarındaki aranan katilin ya teşkilattan biri olması yada Dedektifimizin etrafındaki kişilerden biri olması gibi.Ama hiçbir Coben hayranı veya Connelly hayranı bu iki yazarında kendilerini taklit ettiklerini düşünmez,çünkü biz hayranları olarak kendilerinden bu şekilde roman okumak isteriz, çünkü bu tarz romanlarını okuyup bu yazarların hayranı olduk.Bende herkes gibi Meade'ten senelerdir bir Romanov Komplosu tadında roman bekliyordum,kendini taklit etsin hatta birebir aynısı olsun sorun değil çünkü ben Meade'i bu şekilde sevmiştim.Bırakalım diğer tarzda romanları diğer yazarlar yazsın.

Romana gelecek olursak,Romanovlar'la ilgili olunca kitap kendinde ayrı bir merak uyandırıyor zaten,güzel diyaloglar,güzel betimlemeler ve mükemmel yazım şekli ile baştan sonra tam puanı hakeden harika bir roman.Romandaki karakterlerin çoğunun gerçerten yaşamış olması insanda ayrı bir merak uyandırıp romanı okurken ayrıyetten de Romanovlar hakkında da azlı çoklu araştırma yapma gereği duyuyor ve araştırdıkça romanın ne kadar sağlam bir kurgusu olduğunu anlıyorum.Kesinlikle okuyun.
27.02.2013

Bu zamana kadar okuduğum fantastik romanların arasında en farklısını okudum diyebilirim.Yazarın kendi oluşturduğu bir dünya oluşu ve roman içinde anlatılan belli başlı olaylar haricinde de tam manasıyla fantastik roman okudum diyemiyorum.Daha çok 12. YY İngiltre'sinin romanını okudum gibi hissettim kendimi roman boyunca.Çünkü iyi ve kötünün mücadelesinden çok entrikaların döndüğü bir harika romandı.Neden diye soracak olursanız biliyorsunuzki en büyük fantastik eser Yüzüklerin Efendisi'dir ama Yüzüklerin Efendisi'nde Rohan'ın veya Gondor'un arka sokaklarını,sokaklarda duran karnı açları veya hırsızları yada varsa eğer genelevlerini yahut ta Gondor'un konseyinin kurulup gelir-gider konuşmalarının konuşulduğu sayfalar okuyamayız yada Gondor'un borcu var gibi cümleler de okuyamayız.Çünkü Yüzüklerin Efendisi ve diğer birçok fantastik eserde sadece gerçek iyiler ve gerçek kötüler vardır ve onurlu iyilerin karanlık kötüye karşı amansız destansı mücadelesi anlatılır.Buz ve Ateşin Şarkısı'nda ise yukarıda saydıklarımın yanımda kibirli ve açgözlü insanlar ile oluşan entrikalar romana bambaşka bir hava katmaktadır ve dediğim gibi farklı fantastik özelliğinide buralardan almaktadır.Bende romanı çoğunuz gibi dizisinden sonra keşfettim.İlk sezonu izlememe rağmen(kalanları kitaplardan sonra) 800 küsur sayfa boyunca heyecanlanıp sayfaları arka arkaya çevirmeye başladım.ALLAH'tan HBO Seriyi diziye aldı da(repliklere kadar aynı) bizde Epsilon sayesinde kitapları düzgün bir çeviri ile okuyabiliyoruz.Düzgün çeviri demişken romanın çevirişi başarılı denilecek düzeyde.Roman çevirmenine baktığımda Sibel Alaş ismini görünce ister istemez bir ön yargılı olmuştum sonuçta her ne kadar 95 - 98 yılları arasında şarkılarını beğenerek dinlesek te çevirmen isminde Sibel Alaş'ı görünce insan bir acaba diye düşünüyor.Sibel Alaş'ın ilk çevirişi diye biliyorum sonuç olarak ilk çeviride böyle büyük bir kitabın hakkını Sibel Alaş tamamen vermiş diye düşünüyorum.Çeviride hata yokmu tabiki var mesela kilolu bir adamın göbeğinin puding gibi sallanıyor denilmesi veya kazıklar dikilmişti yerine kazıklar kakılmıştı denilmesini garipsemedim desem yalan olmaz.Ama çeviri romanı gerçekten okutturuyor.Sonuç olarak romanı haliylede serisi kesinlikle okumalısınız.
06.02.2013

Coben; kitaplarını okuttukça zevk aldıran okuyacak kitabı kalmadığında da insanın içinde özlemli bir bekleyiş oluşturan tüm kitaplarında da okurunu nefessiz bırakan mükemmel bir yazardır.Karanlık Fotoğraf benim için ayrı olmakla beraber okuduğum diğer hiçbir Coben romanından sonra kitaplar hakkında aklımda en ufak bir olumsuz düşünce oluşamamıştır.Konu olarak ama sadece ana konu olarak (bir yakının ortadan kaybolması) birbirine benzemesi gibi durumu bile, Üstat Coben okuyucusuna dert ettirmez çünkü gerçek Coben hayranı okuyacağı olduğu Coben romanında ne kadar heyecanlanacağını heyecanlandıkça kitabı elinden bırakamayacağını çok ama çok iyi bilir.
Büyük Vuruş'a gelecek olursam Bolitar ve Win romanı nefessiz okutturuyor gerçekten.Büyük Vuruş'u okuyun çok beğeneceksiniz.Son olarak ta Martı Yayınları arayı açmadan bu kadar kısa sürede Coben romanlarını çevirmeleri takdiri sonuna kadar hakediyor he bide bu arada Jessica Culver'i çok merak ediyorum
14.01.2013

Grange bana göre okuyucusunun eline kalın kitap verme düşüncesine yenik düşerek aşırı fazla uzattığı romanı ile okuyucusuna keyif aldırırken aynı derecede sıkmayı üstünlükle başarmış.Roman aşırı derecede uzun tutulmasının haricinde bana göre bir eksiği yok, konu güzel tasvirler diyaloglar çok güzel hatta romanın başlangıcından hemen sonra okuru ters köşeye düşürüp merak uyandırıyor ama neden bu kadar çok çok fazla uzatmış romanını çekmiş de çekmiş anlayamadım.
09.08.2012

Diğer tüm Connelly romanları kadar çok kaliteli olan ama Bosch'un ağzından direk dinlediğimiz için belkide bizi içine daha çeken harika bir romandı Kaybolan Işık.Bosch'un LAPD'den emekli olmasından sonra klasik Bosch romanlarından daha farklı gelişmesi hem değişiklik olarak hem de heyecan olarak bu iki durum bana göre okuru kitaba daha çok bağlıyor diye düşünüyorum.Roman boyunca Connelly rahatlıkla okuru 3 kere ters köşeye yatırabildiği için Connelly'e hayranlığım dahada arttı.Mükemmel ilerleyen konusu,duygusal bir şekilde sonlanan çifte finalide harika hatta kusursuz bir şekilde harika idi.Connelly okumak gerçekten bir ayrıcalık.