Toplam yorum: 3.285.024
Bu ayki yorum: 6.550

E-Dergi

tonk Tarafından Yapılan Yorumlar

20.10.2012

Bebeğim doğduktan sonra sürekli baş ucumda duran, her daim açıp baktığım bir kaynak oldu. Bazı ninniler çok dinlendirici bir ses tarafından söylenmiş olarak kitabın içindeki CD.de de bulunabilir..Tavsiye ederim..
27.07.2006

Bu kitabı daha doğrusu Zeze'nin üç kitabını hiç düşünmeden en sevdiğim ve her zaman en çok seveceğim kitaplar olarak gösterebilirim. Kesinlikle abartılmamış bir duygusallık var.
İlk okuduğumda 12-13 yaşımdaydım. İçindeki isimler, henüz çocuk olduğum için herhalde, kafamı çok fazla karıştırmıştı itiraf ediyorum. Ama bir türlü bırakamadım. Ve bu kitaptan bu kadar etkilenmem bende sonradan ilginç bir düşünceye neden oldu. Herkesin çocukluğunda ya da ilk gençliğinde okuduğu bir kitap oluyor ve o kitap o kişiyi o kadar etkiliyor ki hayatının sonraki döneminde o kişi ister istemez o kitaptaki karakterlerden etkileniyor ve onlara dönüşmeye başlıyor. Garip bir düşünce ama, 24 yaşındayım hala ZEZE gibiyim..
27.07.2006

Türkiye'de genellikle AB'nin Türkiye ile olan bağlantısı ve ilişkileri ya da olası üyeliği ile ilgili kitaplar pek yaygın. Ancak birebir AB üyelerini ilgilendiren ve AB'nin ileriye dönük adımlarının çok önemli bir ayağını oluşturan ODGP'nin ele alınmış olması çok büyük bir artı Türk okuyucular için.
Aslında Türkiye için pek çok sonucun çıkarılabileceği bir konu, o yüzden ODGP'nin tarihi gelişim süreci ve şu anki durumunun bilinmesi gerekiyor. Gerçi kitap 2002'de kaldığı için AB'nin güncel gelişmeleri kitapta yok, ancak ortak dış politikanın hangi süreçlerden geçerek oluştuğunu öğrenmek açısından birebir bir kaynak. Bildiğim kadarıyla Türkiye'de birebir bu konuda yazılmış başka bir kitap yok.
27.07.2006

Orta Asya tarihi incelenirken okunması gereken kiaplardan biri bu kitap. Anlatımındaki incelik ve derinlikten Jean Paul Roux'nun gerçek bir Orta Asya kültür ve tarih aşığı olduğunu düşündüm.
Orta Asya'nın göçebe halklarına ait önemli bilgiler olabilecek en ince ayrıntılarla anlatılmış, ancak batılı bir bakış açısını kitabın hemen hemen her yerinde hissetmek mümkün. Bizdeki tarih anlatımından biraz farklılık arz ediyor açıkçası. Okurken sık sık geriye dönme ihtiyacı hissettim desem yalan olmaz, çünkü bizim alışık olduğumuz düzen ve belli bir sıra takip edilmemiş.
Bu kitapta benim bulduğum en büyük eksiklik İslamiyetin Türkler tarafından kabulünün çok belirsizce geçiştirilmiş olması. Halbuki Türkler gibi Orta Asya'nın önemli göçebe halklarından birinin İslamiyeti kabul etmesi, günümüz Orta Asyası'nın en belirgin özelliklerinden birini oluşturuyor. Dolayısıyla bugünkü Orta Asya'yı gerçekten tam anlamıyla anlamak isteyen biri için bu kitap bu açıdan yetersiz kalmış. Sanki Türkler kazaen ve istemeyerek bu dini seçmişler ya da onlara zorla kabul ettirilmiş gibi bir izlenim çıkıyor. Halbuki bu doğru bir bakış açısı değil. Yani sözün özü bu kitap Türkler'in İslamiyeti kabul etmeden önceki dönemlerini anlamak isteyenler için iyi bir kılavuz. Yine de Türk tarihi için V.V.Barthold, L.N.Gumilev ya da Z.Velidi Togan gibi yazarlar daha tercihe şayan olmalıdır..