Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ismail sarıkaya Tarafından Yapılan Yorumlar

18.05.2007

Yazarın kendi deyimiyle 39 yıllık bir çalışmanın ürünü olarak "Türkçe Sözlük" karşımıza çıkıyor. Anadolu, Kıbrıs ve Rumeli ağızlarını da kapsayan uçsuz bucaksız harika bir çalışma. Ayrıca Osmanlıca kelimeler dizini de sözlüğe ayrı bir zenginlik katmış. Böyle çalışmalara destek olmak, incelemek, tavsiye etmek lazım. Şöyle bir bakarsak güzel Türkçe'miz adına sözlüklerden ne kadar yararlanabiliyoruz. Bu sözlük diline sahip çıkmak isteyen herkes için gereklidir.
17.05.2007

Hz. Muhammed'in hadisleri bizlere bıraktığı hazinler değerinde ki mirasıdır. Kendisinin de buyurduğu gibi, o hadislere uymak hem dünya hem de ahiret saadetine kavuşmak demektir. Günlük hayatımızda ki her davranışın mutlaka sünnetle değerlendirilen bir yönü vardır. Yeter ki uymasını ve ona göre yaşamasını bilelim...
17.05.2007

Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Adnan Menderes... Demokrasi tarihimizin üç talihsiz siyaset adamı. Son dakikaya kadar, darbe girişimlerine inanmayan ve söyleyenleri azarlayan bir başbakan. Neticesi aylarca sürecek olan muammalarla dolu "Yassıada" serüveni. Çok ciddi bir çalışmayla gizli kapaklı bir çok sorunun gün ışığına çıktığı bu kitap, belkide bundan sonra ki çalışmalara rehber olacaktır. Yakın tarih, siyaset ve sosyolojik konulara ilgi duyanlar için önemli bir kitap...
17.05.2007

Oldukça karmaşık konularla ne kadar başımız ağrımış ve ağrımaya da devam ediyor. Acımasız siyasetin içerisinde çalkalanan Türkiye'nin geçmişte de pek farklı olmadığını bu kitabı okuyunca daha da iyi anlıyoruz. Bilhassa Alman nüfusunun üzerimizde ki olumsuz baskıları ve maşa olarak kullandıkları bürokratların acınacak tutumları. İslâm'ı maske olarak kullanarak binbir entrika senaryoları. Tabii ki bir çoğu malesef meyvelerini de veriyor. Bu kitap uzun uzun okunacak ve üzerinde bir hayli düşünülecek kapsamlı bir çalışmadır...
17.05.2007

Elbette ki onlarda çocukluktan bugüne geldiler. Fakat "Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir" sözünü kanıtlarcasına, çocuklukları bile okudukları masalları, hikayeleri okuyup özetliyerek; günlükler tutarak ve yaşadıklarını an be an gözlemlemiş, edebî harçlarını en sağlam şekilde yerli yerine oturtmuşlardır. Bilhassa geniş çevreli ailelerin çocukları olanlar çok daha fazla, birikime sahip olduklarına da şahit oluyoruz. Ama Peyami Safa gibi, daha dokuz yaşından itibaren çalışmak zorunda kalanlara da gerçekten şapka çıkarıyoruz...