Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Atilla Karaman Tarafından Yapılan Yorumlar
Prof. Dr. Mahir Kaynak'ın 1980'lerin ikinci yarısı ve 1990'ların başı arasındaki çeşitli röportajlarından derlenerek 15 bölüm halinde sunulduğu "Bugünü Dünden Okumak"ta zamanını aşan bir önermeler seçkisi sunuluyor okurlara. Mahir Kaynak'ın daha o zamanlardan ifade ettiği bazı saptamaların hala geçerliliğini koruduğu gözlerden kaçmıyor. Ancak bazı çıkarsamaların da doğru çıkmadığını da belirtmek mümkün; mesela, Kuveyt işgali sonrası Saddam'ın olası devrilmesi sonucu Kuzey Irak'ta bir oluşuma Irak'ın izin vermesine karşılık Kuveyt'in Irak'a bırakılması gibi.
Ali Çimen'in "Tarihi Değiştiren...ler" serisinin en hacimli çalışması olan "Tarihi Değiştiren İmparatorluklar" aynı zamanda tarihi en üst perspektiften ele almasından olsa gerek akıcı da. Her ne kadar bu kitap, tarihi imparatorluklar planında anlatmaya çabalasa da tarihin merkez öznesi insan olduğundan olsa gerek yazarın diğer "Tarihi Değiştiren..ler" serisi kitaplarına da atıflar da var. Kitap objektif olmaya çabalayayım derken bazı yerlerde tarihi oryantal bir gözlükle incelemiş. Mustafa Armağan'ın "Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı" kitabında da denildiği gibi Keşifler Çağı'nda Avrupalılar Yeni Dünya'yı keşfeden son millettiler ancak kitapta bu unsur bazı yerlerde sanki ilk keşfedenlermiş gibi verilmiş. Keşke Çin İmparatorluğu'nun bu keşfedilen yerlere Avrupalılardan çok önce, hatta bir Müslüman Çinli'nin kaptanlığında", ulaştıkları verilmiş olsaydı. Haritalar açısından renkli baskı çok iyi olmuş. Ancak Nazi'lerin en geniş sınırlarına ulaştıkları 1942'de asla Fransa sınırlarını aşıp İber Yarımadası'na girmemişlerdi. Bazı yerlerde yine çeviri tutarsızlıkları da yok değil. Nürnberg şehrine ait olaylar kah Türkçesi kah İngilizcesi olan Nuremberg ile verilmiş. İkinci baskısında umarız bu küçük eksiklikler de giderilerek kitap daha da mükemmel bir hale getirilebilir.
Dr. Murat Candemir'in kaleme aldığı "Yıldız'da Kaos ve Tasfiye" kitabında, II. Abdülhamid'in tahtan indirilmesi sonrası Yıldız Sarayı kompleksi içinde bulunan özellikle Yıldız Müzesi ve Yıldız Kütüphanesi'nden yapılan tasfiye olayı akademik bir açıdan ele alınarak anlatılmakta. II. Abdülhamit'in tahttan indirilmesi hadisesini merkeze almadığı için bu kitap popüler bir tarih kitabı olarak saymak yanlış olur. Türkiye'de müze ve kütüphanecilik tarihi açısından ise bir başvuru kitabı olarak ele alınabilir.
Ali Çimen ve Göknur Göğebakan ikilisinin Timaş Popüler Tarih alanında çıkan "Tarihi Değiştiren..." serisinin bu kitabı tarih boyunca insanlığı etkilemiş savaşları ele alıyor. Önsöz'de de belirtildiği gibi bazı savaşlar serinin ikinci kitabında telafi edilmek üzere bu kitaba alınmamış. Ali Çimen, anlatım olarak gazeteciliğin vermiş olduğu akıcı dili de kullanarak okuyucuyu sıkmadan bir tarih ufku çizmeye çalışıyor. Yazarlara bazı bölümlerdeki çeviri ve mantık hatalarıyla ilgili olarak şu önerilerimiz olacak: Kore Savaşı'nın ilk paragrafında geçen "bir ülke, iki halk" sanırsak "iki devlet, bir millet" deyişi şeklinde olacaktı. Paragrafın devamında bunu kastettikleri zaten açıkça görülüyor. İkinci paragraftaki DMZ bir özel yer adı değil zaten "askerden arındırılmış bölge" demek, tekrarı acaba böyle bir özel yer adı mı var dedirtiyor. Kore Savaşı ilginçtir ki aktif rol alan Türk tugayındaki bazı askerlerin vesile olmasıyla Güney Koreliler arasında İslam'ın yayılmasını da sağlamıştı. Bu ayrıntıdan da bahsedilebilirdi. Arap-İsrail Savaşı'nın anlatıldığı bölümde tercüme eşlemesi yapılmadığından olsa gerek bazı yerlerde West Bank bazı yerlerde Batı Şeria olarak yazılmış. İngilizce tercüme karşılığı verilebilirdi bu yer adının. Hiroşima ve Nagazaki'de geçen Yardımcı Teğmen (second lieutenant) Norman (sanırsak Morris olmalıydı) Jeppson'ın rütbesi teğmen olarak belirtilebilirdi. Bu küçük noksanlıklara rağmen kitabın serinin diğer bir kitabı olan "Tarihi Değiştiren Askerler"le paralel olarak okunabileceği kanısındayız.
1537'de Papa III. Paulus'un çıkardığı buyrukta (Sublimus Dei) rol oynayan ve Amerikalı yerlilerin Avrupalılar tarafından artık "insan" olarak tanınmasında rol oynayan İspanyol Dominiken papazı Bartoloméo de las Casas'ın 1512'den itibaren şahit olduğu yerlilere İspanyollarca reva görülen ve soykırım boyutuna varan olayları anlattığı bir kitap Yerlilerin Göz Yaşları. Hilmi Yavuz'un "Alafrangalığın Tarihi" kitabında Delacampagne'den aktardığı her iki tarafın da birbirini "insan" olarak saymaması Casas'ın anlatımında apaçık ortaya çıkıyor. Delacampagne'ye göre Amerika kıtasını son keşfeden İspanyollar'ın yerlilerin bir ruha sahip olmadığı inancında olup, bir diğer deyişle yerlileri ruhsuz hayvan sınıfında görmeleri, yaptıkları zulmü buna temellendirmiş; yerlilerin ise ilk başta İspanyolları gökten gelen Tanrılar gibi görüp, ki yerlilerin İspanyolları insan üstü olarak konumlandırdıkları ve binicisiyle atı tek bir varlık görmelerine işaret ediyor Casas kitabında, İspanyolların her türlü taleplerini yerine getirmede - Casas'ın anlatımına göre - adeta yarışmışlardır. Casas'ın kitabı yazmasındaki en büyük faktörlerden belki de bir tanesi İspanya kralı ve Papa'nın bir temsilcisi olarak Amerika kıtasına gönderilen ilk din adamı/misyoner olmasına karşılık, beraberinde geldiği diğer İspanyolların yerlilere Hristiyan olma fırsatını bile vermemiş olmalarından kaynaklanan rahatsızlıktır. Okurların yazıldığı yılı dikkate alıp birden fazla tekrar eden anlatımları göz önünde bulundurmalarında fayda var.