Toplam yorum: 3.285.238
Bu ayki yorum: 6.764
E-Dergi
Atilla Karaman Tarafından Yapılan Yorumlar
Hilmi Yavuz'un okuyucularına 'kavram tarihi' perspektifinden seslendiği bu kitabında günlük dilde ağzımıza pelesenk ettiğimiz nice kavramı ne kadar yüzeysel anladığımız ve bu yüzeysel anlama sebebiyle kavram karmaşası içinde boğuştuğumuz apaçık ortaya çıkmakta. Mesela; "rasyonalite-rasyonalizasyon", "modernleşme-Batılılaşma", "etik-ahlak", "gelenek-görenek", "modernleşme-çağdaşlaşma" sözcük çiftlerinin aynı şeyleri tanımladıklarını düşünüyorsanız bunda haksız olduğunuzu kitabı okuduktan sonra anlayacaksınız. Mustafa Armağan'ın 'Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı'yla paralel olarak okunduğunda iki kitaptaki olay ve olguların birbirini iyi tamamladıkları okurların gözünden kaçmayacaktır.
Prof. Dr. Mahir Kaynak'ın Eylül 1994 ile Nisan 1998 arası dönemde kaleme aldığı 74 köşe yazısından oluşan "Komplo Yok" adlı kitabı 12 Eylül sonrası Koalisyonlar Çağı Türkiyesi'ne sadece ışık tutmakla kalmıyor aynı zamanda kamuoyunu meşgul eden güncel çoğu olayın kökenine okurun inebilmesi için de ipuçları sunuyor. Türkiye perspektifinden Demoktatik Açılım'ın tartışıldığı şu günlerde özellikle kitapta yer verilen "Silah Tutkusu" adlı yazı dikkatleri üstüne çekiyor. Hatta, okurlar Mahir Kaynak'ın "Kürt Meselesi - Türkiye'nin Çözümü" adlı eserinin "Silah Tutkusu"nda anlatılanların Türkiye'ye uyarlanmış ve geliştirilmiş hali olarak da görebilirler.
Ali Çimen'in "Tarihi Değiştiren ..." ler serisinin bilim insanları ve mucitlerine ayrılmış olan bu kitabında toplam 38 bilgin pek fazla ayrıntıya inilmeden okuyucuya aktarılmaya çalışılmış. Mustafa Armağan'ın "Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı" kitabını okuyanlar serinin bu kitabını resmi söyleme daha yakın olduğunu görebilirler. Kitapta yer verilen 38 bilginden sadece 8 tanesinin İslam coğrafyasından olması da dikkati çeken hususlardan biri. Diğer bir noktaysa kitapta yer verilen bilginlerden bazılarına göre günümüzde etkisi çok hissedilen bazı bilginlere nedense yer verilmemesi. Mesela Sırp asıllı fizikçi, mucit, makine mühendisi ve elektrik mühendisi olan Nikola Tesla kitapta yer almamış. Florasan lambayı, neon ışıklarını, hızölçeri, otomobillerdeki ateşleme sistemini, radarın temellerini, elektron mikroskobunu ve mikrodalga fırını Nikola Tesla icat etmiş ve keşifleri arasında yer alan alternatif akım ise elektrik/elektronik dalının en önemli konularından biri. Günümüzün olmazsa olmazı 40. yıldönümü kutlanan Internet için bilgisayar ağlarında paket haberleşmenin teorik temellerini atan Leonard Kleinrock, ya da genetik mühendisliğinin temel yapıtaşı olan DNA'nın çift sarmal modelini açıklayan James D. Watson ve Francis Crick ise henüz kitabın mevcut baskısında bulunmamakta. Kitap şu anki haliyle ilköğretim müfredatında yer verilen bilim dallarındaki bilginleri pek fazla ayrıntıya dalmadan okuyucuya ulaştırmakta.
Kendi tarihini kapı dışarı edip Avrupa-merkezli bir tarihin gölgesini kendi evine buyur eden bizlere "Şaşırın ve düşünün" diyor kısacası Mustafa Armağan "Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı" adlı eserinde. 1492'den beri hep ileri gitmiş gibi gösterilen bir Batı imgelemesi ve onunla paralel olarak hep gerilemiş, kabuğuna çekilmiş, bilim'in b'si coğrafya'nın c'si bağlamında hep dışarıya bağımlıymış gibi belleklerimize kazınmış bir Doğu vardı hem şuur hem de şuuraltı düzeyimizde. Mustafa Armağan, Toynbee'nin deyişiyle dışarıdan bir müdahaleyle 'durdurulmuş' bir medeniyetin çocuğu olan bizlerin bunların farkına varmamızla üzerimize giydirilmek istenen bu kalıba isyan edeceğimizin açık olduğunu ifade ediyor. Ayrıca kendi eserinde atıfta bulunduğu zengin kaynakçasıyla sadece bu kitapla sınırlı kalmamızı değil aynı zamanda okurun bu kaynaklara da yelken açmasını salıklıyor. Küçük bir de eleştiri: Editörün sonraki baskılar için kitap içerisindeki imla hataları (hem Türkçe hem de yabancı dildeki, mesela Reneissance değil Renaissance - re "yeniden", naître "doğmak - mond değil "monde" (dünya) ve çeviri hataları (dipnotlarda görebiliyoruz bunu, people "haklar" değil "halklar" olacak) için eseri tekrar baştan aşağı gözden geçirmesi gerekiyor.
"Dünyayı Kimler Yönetiyor?" Mahir Kaynak ve Ömer Lütfi Mete ikilisiyle yapılmış röportajlardan oluşuyor. Her iki yazarın öngörülerine göre dünya sahnesinde oynanan oyunların ve oyuncuların derinlemesine olmasa da bir tarifi yapılmaya çalışılmış. Ancak bazı yerlerde modellemede eksiklik ve bilgi yanlışlıkları da yok değil. "Dünyanın Kaynaklarını Kim Kontrol Ediyor?" bölümünde; bir yandan, uyuşturucu ticaretini bazı devletlerin el altından kontrol ettiğini çünkü böyle olmazsa "Her köşe başındaki laboratuarda bir sürü yapay uyuşturucu üreten firmalar" türeyebileceğinden bahsedilirken; öte yandan, uyuşturucudan kazanılan paranın siyasette ve iktisadi hayatta istenilen yönün aksinde bir sonuca yol açmaması için güdülen sistemde "[Uyuşturucu] Fiyatları yüksek tutulmalı ve bu surette yayılması engellemelidir." politikasının uygulanmasından söz ediliyor. O zaman okurun aklına Rakip ürün pazarda tutunmak için daha ucuza pazarlanarak tutundurma stratejisi uygulayamaz mı da başka bir soru olarak önümüze geliyor aynı zamanda. Editör tarafından Japonya'da yapılan zehirli gaz saldırısının da Scientology üyeleri tarafından yapıldığına dair bir tespit yapılmış ancak bu bir bilgi hatası. Bunu yaptığı iddia edilenler Shoko Asahara tarafından kurulan dini bir yapılanma olan Aum Shinrikyo (Yüce Hakikat)'dur. Kitap bu kusurlarının yanında karşılıklı konuşma şeklinde olduğundan kolay okunabiliyor. Ömer Lütfi Mete okurlara özellikle “Bütün bu çarkların nasıl döndüğünü anlamak bakımından … iki kitap” tavsiyesinde bulunuyor: Birisi Umberto Eco’nun “Foucault Sarkacı” diğeri de Mark Philips ve Cathy O'Brien ikilisinin yazdığı “Baykuş İmparatorluğu” kitabı. “Kamuoyunu Yönlendirme Aracı: Medya” bölümünü daha ayrıntılı olarak başka bir perspektiften görmek isteyen okurlara Dorothy Nelkin’in “Bilim Nasıl Satılır?” kitabını tavsiye edebiliriz.