Toplam yorum: 3.285.278
Bu ayki yorum: 6.804

E-Dergi

Atilla Karaman Tarafından Yapılan Yorumlar

06.10.2009

"Derin devlet yoktur, derin çeteler vardır." tezinin banisi olan Ömer Lütfi Mete'nin köşe yazılarının seçilmesiyle oluşturulmuş bir kitap "Derin Millet Manifestosu". Kitabın adını da Ömer Lütfi Mete'nin 12/3/2004 günlü bir gazete için kaleme aldığı bir köşe yazısından ele alıyor. Okur kitabın konusunun bu minvalde döneceğini kitabın adına bakarak yanılabilir. Bilakis, Türkiye gündemini meşgul etmiş, eden ve edecek olan demirbaş konular Ömer Lütfi Mete'nin köşe yazılarından yapılan bir seçki olarak bu kitapta okurun karşısına çıkmakta. Tüm bunların ötesinde Ömer Lütfi Mete'nin bayramlar üzerine olan köşe yazılarından seçkiler kitaba ayrı bir renk kattığını da kabul etmek gerekir. Kitabın uygun fiyatı da okurun gözünden kaçmayacak bir avantajı olsa gerek.
28.09.2009

Serbest piyasa ekonomisindeki faize dayanan iktisadi kurumların ve piyasaların gereğinden biraz fazla ve aynı zamanda biraz dağınık şekilde (Finans Kuruluşları ve Faizin Kaynağı bölümlerinde faize dayalı günümüz finans kuruluşlarının tarifi 2 kez yapılmış) ele alındığını düşündüğümüz bu kitabın bazı bölümleri sadece lisans seviyesi işletme/finans öğrencilerinin anlayacağı şekilde ele alındığı için diğer okur kitlesi için biraz sıkıcı gelebilir. Katılım Bankalarının işleyişi, faizsizfinansman yöntemleri, risk sermayesi gibi geniş yelpazede kalan konular ise her kesimin anlayacağı şekilde işlenmiş. Gereksiz İngilizce terminolojinin yer aldığını düşündüğümüz kitaptaki bazı kısımlarda tercüme ve imla hataları okuru sıkabilecek diğer konular. Ancak İslami anlayışa göre finansman yöntemlerini anlamak isteyen okuyucu ilgili bölümleri okuyarak gerekli bilgiyi edinebilecektir.
27.09.2009

Nisan 1988'deki ilk baskısının kitapyurdu.com üzerinden satışa sunulduğu Muhammed Ekrem Han'ın bu eserinin adından anlaşılacağı gibi İslam Ekonomisinin önündeki temel zorluklardan ve sorunlardan bahsedilmekte. Muhammed Ekrem Han dünya üzerinde hiçbir Müslüman ülkede İslam Ekonomisi uygulanmadığı savından yola çıkarak yerel, bölgesel ve sonra ulusal ölçekte İslam Ekonomisine geçiş, bu geçişte yaşanabilecek sorunlar ve bu sorunların akademisyenler tarafından nasıl ele alınıp irdelenmesi gerektiği ve bunun lisans düzeyine nasıl indirgenip öğrencilere nasıl benimsetebileceği felsefesi üzerinde durmakta. Yazar, İslam Ekonomisinin sadece bu dünyayı kapsamadığı daha makro planda felaha ulaşma amacını taışıdığını da eserinde vurgulamakta. Kitap 104 sayfalık öz hacmine karşılık fikri planda geniş bir perspektifi okurlara sunmakta.
27.09.2009

Yaklaşık olarak %43'lük kısmı Joel Levy'nin yazılarından oluşan Komplo Teorileri kitabı gerek doğrudan komplo teorilerine değinmesi açısından gerekse komplo teorisyenleri ve onları inkar edenlerin sosyo-psikolojik tahlili açısından okurlarına hızlı bir tur yaptıran kısa ve öz bir kitap. İlginç olan bir nokta, kitapta ilk bakışta komplo teorileriyle okurun bağdaşım kurmasının pek de kolay olamadığı Hasan Laçin'in kaleme aldığı 'Laiklik-İslam Çatışması' adlı yazısı. Bir Türkiye sorunsalı olarak okura sunulan bu yazıda okurun ilgisini yazının son kısmında yer alan 'Atatürk'ün Son Mesajı' adlı bölüm hemen çekecektir. Bu bölümde, Gazi Mustafa Kemal'in ölümünden 15 gün kadar önce yayımladığı beynelmilel bir mesajda tüm müslümanlardan İslam Peygamberi Hz. Muhammed'i örnek alarak onun gibi hareket edilmesini istediği okuyucuya aktarılmıştır. Benzeri bir vak'a için okurlar Attila İlhan'ın Cumhuriyet Gazetesi'nde 26.08.2005 günü yayımlanan köşe yazısına göz atabilirler.
17.09.2009

Ezoterizm sözlükte bir konudaki derin bilgilerin ve sırların ehil olmayanlardan gizlenerek bir mürşit tarafından sadece ehil olanlara inisiyasyon yoluyla öğretilmesi anlamına gelmekte. Aydoğan Vatandaş, bu kitabında tarihe yön veren ya da yön verme iddiasında olan gizli örgütlere dair farklı yazarların çalışmalarını bir araya getirmeye çalışmış. Bu haliyle derleme bir çalışma olarak okurun karşısına çıkan bu kitaptaki üslup farklılığı özellikle kitabın ikinci kısmında karşımıza çıkıyor. Özellikle kıta Amerikasında neşet etmiş ya da faaliyetlerini orada yoğunlaştırmış gizli örgütlerin anlatıldığı ikinci kısımdaki tercüme hataları okurun kitaba devam etme arzusunu düşürmekte. Daha profesyonel bir editörlük ve redaktörlük gerektiren bu kitap eğer kullanılan dil günümüz Türkçesi'ne uyum sağlayabilirse daha iyi olacağı kanısındayız.