Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Atilla Karaman Tarafından Yapılan Yorumlar

02.09.2009

Burak Turna mı yoksa Profil Yayıncılık mı aceleye getirdi serinin bu kitabı diğerlerine göre daha fazla imla hatası ve daha fazla anlatım bozukluğu içeriyor. Tashih açısından yeniden elden geçirilmesinde zorunluluk olan serinin bu kitabında aynı zamandan olay akışında bir acelecilik de var. Özellikle, Kara Şövalye'nin Gökhan'ı yakaladığı anda birden bir askeri tesisin yanında olduklarını farketmeleri ve insanüstü güçlere sahip olduğunu düşündüğümüz Kara Şövalye'nin birkaç G3 mermisinin hedefi olup ölmesi okurun heyecanını zirveye taşımayı engelleyen örneklerden biri. Kitabın başındaki Hakan karakterinin Türkiye'ye nasıl ulaştığı hakkında da fazla ayrıntı yok. Burak Turna sanırsak serinin 5. kitabında bu ayrıntıları ele alacak. Umarız tashihte daha titiz davranılır.
29.08.2009

Genel Yayın Yönetmeni Cem Küçük'ün Prof. Dr. Mahir Kaynak ile gerçekleştirdiği mülakatın sonucu ortaya çıkan 'Kürt Meselesi: Türkiye'nin Çözümü' kitabı sadece 60. Hükümet'in dahil olduğu Kürt Açılımı'ndan bahsetmekle kalmıyor, aynı zamanda Ergenekon, Küresel Sermaye, Son Yerel Seçimler, Koruculuk Sistemi, PKK ve Taraf Gazetesi'nin Ortaya Çıkardığı Darbe Belgesi gibi birbirinden bağımsızmış gibi görünen etmenlerle Türkiye'nin bölge ve Dünya üzerindeki yönünün dış güçler tarafından nereye yönlendirilmek istendiğinden de bahsediyor. Mahir Kaynak işte tam bu noktada neden Türkiye'nin daha bütüncül düşünmesi gerekirken son açılımla bile sadece o bütünün bir parçasına talip olmakla yetindiğimizi sorguluyor. Yok etmek yerine yönlendirmenin ve kontrol etmenin daha kolay olduğunu ifade ediyor. Kitapta Kürt sorununun çözümüne yönelik daha fazla analize yer verilmesini arzu ederdik ancak geçmişin daha kapsamlı ve ezberi bozacak yaklaşım açılarıyla ele alınıp anlaşılması çözümün Türkiye tarafından üretilmesine katkıda bulunulacağı kitabın bu bağlamda mesajlarından biri oluyor. Mahir Kaynak, kısaca özetlemek gerekirse, çözüme ulaşmak için şu tespitlerde bulunuyor:
1. Dil: Anadil serbestçe konuşulabilmeli. Türkçe'nin ortak bir iletişim aracı olması empozeden değil uygunluktandır.
2. İdari Yapılanma: Ortak bir ülkü etrafında toplanmayı isteyenler için özerklik ve federasyon bu birlikteliği zayıflatır. Herkes kendi kimliğiyle Türkiye'yi yönetebilecek konumlara gelebilmeli. Benzer bir uygulama Irak'ın kuzeyinde de uygulamaya konursa o bölgede bulunan Kürt olmayanlar da eşit statüye kavuşur.
3. Doğal Zenginliklerin Paylaşımı: Doğal zenginliklerle elde edilen refah geçicidir, bu türdeki ülkelerin yarını sefalettir. Bu refah gelecek nesillerin ve herkesin faydalanabileceği şekilde kullanılmalıdır. İleri teknolojiye yatırım şarttır.
4. Geçmişin İzlerinin Silinmesi: Suçlu aramak yerine yeni yapıyı bozacakların, düşmalığa sebebiyet verecek düşüncelerin engellenmesi gerekir.
5. Ekonomik Yapı: Bölgesel ekonomik yapı planlaması yerine bu tüm ülke için yapılmalı. Bu yapı içerisinde yer alacaklar uygun bir biçimde eğitilmeli. Bölge için hayvancılık modern teknolojik şartlarla gerçekleştirilmeli. Meslek seçiminde bölge için içe kapanıklığa ve kimliği ön sıraya almaya neden olan bir yönlendirme yerine yeteneğe dayalı bilim ve sanat alanındaki meslekler özendirilmeli. Bu alanda kendini ispatlayabilen insanlar için etnik kimlik önceliği ilk sırada yer almaz.
Mahir Kaynak'a göre kısacas nasıl bir ülkede yaşamak istiyorsak ona karar verip uygulamaya geçmeliyiz.
26.08.2009

Editör Cem Küçük'ün evsahipliğinde gerçekleştirilen bir mülakattan alıntılanan bu kitap Banu Avar'ın özellikle Reagan döneminde ortaya konan 'Project Democracy' bağlamında Avrasya coğrafyasında sergilenmek istenen oyunları ortaya koyuyor. Oldukça küçük hacimli olması, okurun kitaptan ayrıntılı bir analiz bulamamasını neden oluyor. Mülakatın bazı yerlerinde mantıksal hitap hataları da yok değil. Mesela Cem Küçük, partilerin iktidardayken Batı'yı olasıya eleştirmesine rağmen iktidara çıktıklarında bundan vazgeçtiklerini Banu Avar'a soruyor. Sanırsak ilk geçen iktidar sözcüğü muhalefetteyken olacak.
24.08.2009

Bir gazetenin yazarlarından Akif Emre'nin 1 Mart 2001 tarihinde "Türkiye gerçekten önemli midir?" adlı makalesinde bahsettiği Büyük Ortadoğu Projesi'nin o günlerden Şubat 2007'ye kadar olan serencamesini sunan Emin Gürses ve Mahir Kaynak ikilisi 172 sayfada bir düşünce maratonu yaptırıyor okuyucuya. Görünenlerle esas olup bitenin aynı olmadığını, ekonomik motiflerin BOP'un ana kaynaklarından biri olduğunu savunan Mahir Kaynak ve neredeyse kitap hacminin %75'lik kısmında anlatımıyla Lübnan yakın tarihine ışık tutan Emin Gürses fikirleriyle BOP'u daha anlaşılır kılmaya çalışıyorlar. Mahir Kaynak'ın proaktif hareket tarzı taraftarı olduğunu bir kez daha bizlere gösteriyor bu eserde.
24.10.2008

Ömer Lütfi Mete'nin geçirmiş olduğu rahatsızlıktan önce röportaj vermiş olduğu son kitap olan "Ergenekon - Darbecilerin Son Çırpınışları" doğrudan Ergenekon olayına değinmediği için okuyucuyu tam olarak tatmin etmeyebilir ancak bu meseleye getirilmiş olan değerlendirme metoduyla okuyucuya olaylara yorum getirebilme olanağını sunuyor. Hem Mahir Kaynak hem de Ömer Lütfi Mete'nin ortamı sarsıcı açıklamalarla velveleye vermektense üzerinde durdukları "iç eleştirel muhakeme yoluyla harekete geçip proaktif devlet etme becerisini" nasıl elde edebileceğimizi okuyucularına aktarmaya çalışıyorlar.