Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

MarjinalDerviş Tarafından Yapılan Yorumlar

26.04.2009

Unuttuk, unuttuğumuzu unuttuk, sonrasında unuttuğumuzu köşe başlarında aramaya başladık; fakat namusa bulanmış olan vicdan bizi terk etti, işte o zaman yalnız kaldık.

Gazali efktif tefekkürü ile, içimizde yer ile yeksan olan bu ritüeli öylesine bir şok yaratarak hatırlatıyor ki, ölecek gibi oluyorsunuz; fakat ölmediğinize şükrediyorsunuz. Çünkü bu kitapta anlatılanlar öyle bir biteviliği yüzünüze çarpıyor ki, Rabbim bu ise yaşayacağım, tevbe günahlarından pişman olmaksa ve de ben pişmanım! Bu pişmanlık öylesi bir sarsıntı sonrası nazil oluyor ki, katrana bulanmış olan vicdan akabinde tekrardan suya kavuşmuş toprak gibi, afaki bir haslete bürünüyor.

Kitap da gerçekten olanı hakkı ile anlatan terkipler var. Mesela; Hz Ebubekir'in ölümü günde 40 defa düşünmekten dem vurmasını, adeta bu kitapla sizin buna 40 defa yaşamanıza tekabül tutuyor. Vicdanın da gedikler açılanlar, "ah" çöreklenmeden kalbinizde yoksulluğa bu yol işaretinin ellerinden tutun! Yaklaşıyor yaklaşmakta olan ve o geldiğinde artık geri dönmek için vaktiniz olmayacak. "Allah kuluna kafi değil midir?" Zümer/ 56
25.04.2009

Kitabın, Kipat hali. İlk bakıldığında, çocuk kitabı gibi görünmekte hatta ilgili konular kısmında Çocuk Kitapları diye geçmekte, ben buna katılmıyorum.Exupery'nin Küçük Prensi, Richard Bach'in Martı Jonathan Livingston kitabı gibi dudak uçuklatan, hayrette bıraktıran ve cümleleri ile okuyanı vuran bir kitap. Karşılaştırmaya gitmem yanlış olmayacaktır çünkü bu kipat çocuk kitabı olmaktan çıkmış, hikaye seven her kesime hitap edebilecek seviyededir. Kim bilir, bakmak ve görmek arasındaki ince mesafeyi fark eden ülkemin insanı, soyunup dışa dönüklük kaftanından, bu gibi güzel ve kalbin üzerinden geçen bir serinlik gibi hayatımızın sağın da ya da solun da değil, tam ortasında, kalbimizin ortasında, işte ben, sizdenim abiler, ablalar, kardeşlerim; soluklayın sustuğumu, soluklayın bu çekirdek kızdaki beni.

Tasvifirin tefsiri güzel yapılmış, Bay Şin, gözyaşı olan Dımlım, çekirdek kızın içerisindeki merhameti ve hüznün atı Tuzat, ince naif kız Zel, Çekirdek Lokantası.

Gün gelecektir, o gün uzak değildir, Sezai Karakoç , Cahit Zarifoğlu gibi ustaların Türkçe ve Edebiyat kitaplarının girmesinin akabinde, bu naif mesellerle ve hikayelerle Çekirdek Lokantası da hayatımızda yer alacaktır. Hem bu kitabın Küçük Prens'ten ne eksiği var ki?

Bay Sin'e, Dımlım'a, Kara Gözlü Kız Zel'e, Tuzat'a, Vicdan Vadisi Sakinlerine kavi selam!
25.04.2009

Esra Elönü, hayy aksi! Hançereden cümleler damıtılmış, bir kalp kondurulmuş vakte ve zihnimizi vıcık vıcık eden haylaz bir kız Feride. Kah Gazzeli bir çocuk oluyor, masal oluyor onların dilinden, kah bir melek olup Gazzelli çocukların elini tutan melek oluyor ve kocaman bir bomba değil merhamet konduruyor alınlarına.

Hikmet-i lisanında kaç sayrı, kaç bahar büyütmüş, ifşa ve dilemmasına erişim biraz ruhu yorsa da, akabinde varılan tat, zikredileni apayrı kılıyor, tabiki Esra Elönü'nün naif ve jilet gibi cümleleri eklenince daha kavi kılıyor. Acı öyle bir temrene vuruluyor ki, bir anda bakıyorsunuz ki omzunuzda, kalbinizde, ritmik ve elastik bir kurgu ihtiva ediyor.

Radyo'dan fragmanları takip edenler ve kulak verenler Hayy Aksi'nin paye ettiğine yabancılık çekmeyeceklerdir. Feride gibi Esra Elönü de bizden, bize yakın ve soluk kadar yakın.

Hayy Aksi, Hu Feride, Hu Esra Elönü!
24.04.2009

Ali Şeriati bir sosyologtur, konuya bir sosyolog gözü ile vakıf olup bu şekilde bir varsayıma varmıştır ki dikkat edildiğinde kitapta Peygamber Efendimiz'den bahsederken Muhammed demektetir. Bu Şeriatinin yazar oluşuna ince bir dipnottur, bu şekilde bakarsanız yerilme ve övme konularına zihninizde biraz da olsa netlik gelecektir.

Şeriati ve cevap veriyorum kitabında, 10-15 yıl önceki söylevlerinden ki süre sadece izafidir, bazı söylemlerinin bugün onda bir değişime uğradığını söylemektedir, yani dünya görüşü ile değişen kalbin bazı şeyleri fark ettiğini erdemli bir şekilde dillendirmektedir, bu da yazar oluşuna ikinci bir dipnottur.

Gelelim, çölün erdemli ve adaletli adam'ına. Peygamber efendimiz "Yalnız doğdun, yalnız öleceksin ve yalnız haşr olacaksın" diye kendisine yalnızlığı ve hüznü yüklemiştir. Efendimiz'e biat eden 5. sahabidir ve 3. sen öncesinde Allah'ı bilmiştir. Durup baktığımızda gerçekten Ebu Zer, Gıfarlı Eba Zer'in zikri fazla uğramaz kalbimize ve kulağımıza. Halbu ki o, İslam'ın gür narası olmuş ve her şekilde Peygamberinden vasiyet aldığı üzre "Acı olsa da doğruyu söylemiştir." Haksızlığa ve haksızlık yapana karşıdurmuş, Efendisinden, dostundan, arkadaşından duyduklarını uygulamıştır. Ve dikkat edildiğinde, gerçekten karşı durdukları, sonrasında İslam devletinde kalpleri ve zihinleri tahribata başlamış ve İslam'ın sorumluluğu tekelleşmelere gitmiştir. Şeriati mukaddimesinde zikredildiği üzre böylesi hizmet etmiş ve her alanda menfaat beklemeden Sevdiğinden (Allah'tan) rıza isteyerek çabalamış ve nefes tüketmiştir. Gıfarlı Eba Zer, sosyal bir adaletçidir ki Allah Kuran'ında herkesin eşit olduğunu, kara'nın beyaz'dan ya da sarıdan üstün olmadığını ve üstün kabile kavramının bu dinde olmadığını ayetleri ile belirtmiştir.Fakat tekelleşme ile gelen aile üstünlüğü, İslam'ın temel direktifleri ve temel direkleri olan kardeşlik çatısını çatırdatmış ve temellerine kısmi dinamit olmuştur.

Peygamber Efendimiz; " Ebazer, yakın zamanda musbiete hazır ol dediğinde, cevaben, Sevdiğimden gelendir o, kabulümdür demiştir." Durup düşündüğünüzde bu sabır ve itikat dudak uçuklatan bir zaviyedir, ki Ammar bin Yasir kitabında bile bu zikre yer verilmiş, aynı sıkıntılar ifade edilmiştir.

Eba Zer, sosyal adaletin lisanı, inandıkları uğrunda çocuklarını kaybetmiş buna bile dayanmıştır. Merak ediyorum, çöle sürülmesini hangi mantık izah edebilir, Peygamberinin öğütünü dinlemesi, Kur'an da olanı dillendirmesi, susuzluğa ve açlığa terk edilmesi hangi makuliyeti izah eder? 5. müslüman olan sahabiydi, hiçbir zaman Peygamberini yolda bırakmamış ve harfiyen itaat etmiştir. Vasiyetine sahip çıkmış, etrafındakiler zengin olurken, o yine 1 haftalık buğdaya, 1 bardak su ve 1 dardak süte kabul etmiştir herşeyi. Peygamber efendimiz, temziliği ile bilinmiştir fakat Muaviye ve Oğlu yezit, Peygamber Efendimiz'in sıfatı ile eş mi tutuluyor? Hata yapmaya müsait değil midir de, bazı doğrular sancı olarak kalplere saplanmakta. Burda bir taraf tutma var ise tutulan taraf Allah'a taraf olanların tarafıdır ki, kalbi ve itikadi bireylerin de istediği budur.

Ey Gıfarlı Ebazer, çölün sustuğu hikmet sahibi derviş. Allah senden razı olsun ki vasiyete ihanet etmeden, öğrendiğin gibi yaşadın ve acı olsa da acı olanı konuştuğun için. Selam olsun sana, yalnızlığına ve sustuğuna. Yalnız doğdun, yalnız öldün ve yalnız haşr olunacaksın. Ellerin Efendinin ellerinde.
06.04.2009

Vakte düşülmüş ilk Beni Adem'in sözleşmesidir Nazan Hanım'ın kalbinden bize doğru akan.Bir arada tutan ve bize bizden olanı ifşa eden bir dilemmadır. Havva'nın Adem'e yönelip de bana bir isim ver, zikri seninle olsun dediği üzre ve yine Havva'nın aralarında bir bağlaç olan "vav, yani ve"yi kıskanmasıdır.

Kalbe aşk'ı nakşeden rab, ilk kulundan başlatmış ki, geriden gelen maktül ve kaitilin çocukları buna aşina olabilsinler.En yakınlarında, babalarından öğrenmiş bir zaviyeden kabul edebilsinler.

Bu kitap, beni biraz daha büyüttü.Kalbimin ikliminde çoğullanan iklimler 4 ten 5 çıktı. Esmer aksanım nitelik kazandı, ilk insanlarda yani evvel-i kadim de bu zikir nasıl duruyormuş buna tanıklık ettim.