Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
İlker Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir John Verdon klasiği daha. Şahsen kısa olay örgülerine dayanan polisiye kitapları yerine uzun ve detaylı anlatımları olan, yer yer okuyucuya düşünme payı bırakan ve sorgulamasını sağlayan kitapları daha çok beğeniyorum. Bu seri tam olarak bunu içeriyor. Dedektif Gurney için her kitapta sadece bir olayın ele alınması, bu olayların mantık silsilesi içerisinde önce bir senaryoya sonra sorgulama yoluyla bir başka senaryoya yönlendirilmesi, bunlar yapılırken ortaya okuyucuyu şaşırtan veya tepetaklak edecek farklı detayların incelikle yerleştirilmesi. Ve sonuç olarak su gibi akıp giden bir kitap daha.
Yazar her eserinde birbirinden bağımsız olayları ele alırken ana karakterin duygusal durumları gibi bağımsız olarak irdelenemeyecek konuları her kitapta ortak işlemiştir. Ayrıca serinin diğer eserlerinde de olduğu gibi olay örgüsü gizemli ve ilginç bir şekilde kaleme alırken sonu beklenmedik şekilde bitmiştir. Şahsen sadece bitişinin kısa olmasının bir dezavantaj olduğunu düşünüyorum. Lakin uzun olay örgüsü içinde bu durum pek göze batmıyor. John Verdon'un sevdiğim bir diğer özelliği eserlerinde betimlemelere yer verirken ne çok kısa ne de çok uzun tutarak okuyucuyu kitaptan soğutmamasıdır. Bir yapbozun parçaları gibi işlediği kurgusunda size de olay örgüsü hakkında tahmin hakkı verirken aynı zamanda sizin kafanızdan geçenleri de esere işlemiştir. Bu yüzden de genelde eserlerin sonunda beklenmeyen bir kişi veya olay açığa çıkmaktadır.
Yakın tarihimizde Türkiye'de yaşanan olayların, kronolojik bir sıra içerisinde ele alındığı bu eserde aynı zamanda hem olaylara hem bu olayların halk üzerinde bıraktığı etkilere ve verilen tepkilere yer verilmektedir. Eserin bir diğer özelliği de sık sık unutulan ama aslında tarihimizde önemli bir yer tutan olayların tekrarlanma ihtimallerinin bulunduğu bu yüzden de unutulmaması gerektiği kaleme alınmıştır. Bir zamanlar ülke gündemimize düşen ve halen de etkisini gördüğümüz olayları irdeleyen Özdil aynı zamanda bu olayların iç ve dış arenadaki yarattığı etkiye farklı bir perspektiften bakabilmektedir. Kullandığı dil itibariyle yer yer ağır ifadeler kullansa da aslında üslup itibariyle kendisini okutan bir eser kaleme alan Özdil'in bu eserini okuyuculara tavsiye ederim.
İnalcık Hocamızın bu eseri tarihsel kronoloji çerçevesinde ele alırken aynı zamanda diğer eserlerinde de kullandığı kaynakça çeşitlendirme yöntemi ve kendine has dil üslubuyla bir çırpıda okunabiliyor. Keza olayların okuyucuyu yoran ve detaylarda boğan anlatımdan ziyade daha kısa ve tarih meraklıları için sürükleyici bir kullanılarak ele alınması ek özelliğidir. Hocamızın bazı eserlerinde gördüğümüz salt akademik eser niteliği taşıyan makalelerinden ziyade daha çok tarih meraklıları için tarihi sevdirecek nitelikte kaleme alınan eserinde halk arasında efsane niteliği taşıyan olaylara yer verilmesi de ayrı bir güzellik. Sayın Hocamıza Allah'tan rahmet diliyorum, bizlere bıraktığı eserler için de şükranlarımı sunuyorum.
Yaşar Kemal serinin ilk 2 kitabında daha çok İnce Memed'in hayatına ve yaşadıklarına odaklanırken bu kitapta İnce Memed EFSANESİNE odaklanmıştır. Şöyle ki serinin bu kitabı İnce Memed'in ağalarla olan mücadelesinden ziyade İnce Memed'i, İnce Memed yapan olaylar silsilesi ve köylünün bu olaylara nasıl bir ruhani boyut eklediğini anlatmaktadır. Ayrıca kahramanımızın içsel bunalımları ve kendi içerisinde yaşadığı çekişmeler ziyadesiyle ele alınmakta olup, İnce Memed'in ilk 2 kitapta yaşadıklarının onun bünyesinde bıraktığı etkileri detaylıca incelemektedir. Betimlemeler ve karakter işlenişlerini şahsen fazla detaylı buldum. Yazar bazı yerlerde sık sık betimlemelere yer vererek okuyucu sıkabiliyor. Ayrıca uzun süren içsel çekişmelerin anlatımı da yer yer yorucu olabiliyor. Lakin bunlar dışında okunması gayet zevkli ve aslında bir tarihi roman niteliğini taşıdığını düşündüğüm bu eseri okurken de fazlasıyla zevk aldım.