Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
İlker Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazar eserinde dopaminin insan vücudu ve ruhsal hali üzerindeki etkilerini günlük yaşamdan örnekler vererek yalın bir şekilde ele almaktadır. Bunu yaparken öncelikle sistemin işleyişini kısa ve sade bir şekilde anlatıp (yer yer Latince terimler kullansa da bunların ne işe yaradığını gene günlük yaşamdan kısa ve öz bir şekilde anlatmaktadır) ardından bu sistem elemanlarının tesirlerini irdelemektedir. Genel itibariyle diğer eserlerinde olduğu gibi aşırı detaylı yahut akademik terimler bulunmamaktadır. Bunun en iyi yanı da temel bir biyoloji seviyesi olsun yahut olmasın kitap meraklısı herkes için gayet okunabilir ve anlaşılabilir niteliktedir. Ek olarak kitabı bitirdikten sonra hayatınızdaki ruhsal durumunuza dair çok fazla şey öğrenmiş olacaksınız ve muhtemelen birtakım şeyleri değiştirme isteği duyacaksınız. Şahsen bazı şeyleri okudukça yapmam gerektiği inancı oluştu. Yazarın kendisine teşekkür ederim.
Temel biyoloji seviyesinde olmasanız dahi anlayabileceğiniz şekilde yalın ve açık bir şekilde kaleme alınan bu eser ana konu olan mikrobiyatanın işlenişini kavrayabilmeniz için öncelikle sindirim sistemine değinmektedir. Akademik kavramlar ve dilin havada uçuştuğu bir eser olmamasından ötürü ve aynı zamanda dilin yer yer edebi bir şekil alması yer yer mizah ögeleri içermesi ve genel itibariyle de yalın, açık, sade ve akıcı olmasından dolayı konular çok rahat anlaşılabilmektedir. Yazar eseri kaleme alırken uluslararası çalışma örneklerine sıklıkla yer vermekte olup aynı zamanda irdelediği konuyu mizahi bir dille günlük hayatta başımıza gelen olaylara empati yaparak yaklaşmaktadır. Örneğin ''saç kılı görünce neden tiksiniriz'' gibi bir sorunun temeline inerek ana cevaba ulaşmaktadır. Tüm neden-sonuç ilişkilerini hem örnekler hem çalışmalar yoluyla destekleyerek inanılmaz derecede akıcı ve güzel bir eser kaleme almıştır. Kendisine teşekkür ederim.
Günümüzde yaşanılan ve tarihte yaşanmış olan Orta Doğu sorunlarının tarihsel nedenleri açısından neden başladığını anlamak için güzel bir eser. Nitekim eser olayları kronolojik bir sırada neden-sonuç ilişkisi içerisinde ele almasından ötürü bağlamları oturtmak çok daha kolaylaşıyor. Yazar bölgedeki güç ve iktidar mücadelesini anlatmakta olup bunu yaparken kullanılan dil ve çevirisi ağır olmayıp olayların bağlamını koparmamaktadır. Ayrıca eser kaleme alınırken kaynakça yelpazesinin geniş tutulmuş olması esere akademik bir nitelik kazandırmaktır. Bölgedeki demografik yapının yıllar içindeki değişimi, değişimin yaşanma sebeplerini, İslam ülkeleri arasındaki mücadelenin aslında bir iktidar mücadelesi olduğunu eseri okuduğunuz takdirde yalın bir şekilde anlayacaksınız. Eseri bizlere kazandıran yazara ve okumamıza vesile olan çevirmene teşekkür ederim ayrıca her kütüphanede bulunmasını da tavsiye ederim.
Darbe sürecini yaşanmış bir hikayeyi ele alarak anlatmış olması bizlere insanların içinde bulunduğu duygu durumunu anlamak için fırsat veriyor. Yazarın kullanmış olduğu dil hem sizi olayların içine alırken hem de yaşanılan duyguları, çaresizlikleri, acıları hissetmenizi sağlıyor. Darbelerin görünenden daha fazlası olduğunu sadece sözde belirlenen bir kesimi değil tüm toplumu yuttuğu, tüm toplumun onurunu ayaklar altına aldığını çıplak bir dille ele alan yazar bunu yaparken sade bir Türkçe kullanmasından ötürü kalbinizin derinliklerine işliyor. Kendisine teşekkür ediyorum.
Eser ana konusu itibariyle İzmir Suikastı olup, ana konusundan kopup yer yer romantik kısımlara fazlasıyla ağırlık vermesi bazen okurken kopukluk yaşamanıza sebep olabiliyor. Bunun dışında İzmir Suikastı olayı, şahsi görüşüme göre içerisinde tarihi unsurları barındıran edebi bir eser olmasına rağmen objektiflikten uzak bir anlatım olduğunu düşünüyorum. Çünkü paşalarımıza yönelik Sağır Paşa gibi ifadelerin Cumhuriyet tarihi boyunca hangi emsallerde kullanıldığı aşikardır. Bunun dışında yazarın hem fazlasıyla akıcı hem de edebi bir dil kullanması sebebiyle kitap bir çırpıda okunabilecek nitelikte. Ayrıca döneme ait betimlemeler, olayların işlenişi, olaylar arasındaki bağlamlar çok güzel ele alınmıştır. Eserde yer alan tarihsel karakterlerin içinde olduğu duygusal durumları da içtenlikle ele alan yazar bu duyguları size sindirmeyi ustalıkla başarmıştır. ''Kurtluk Kanunu'nda düşeni yemek kanundur'' sözü ile yazar Türk siyasi tarihini de kısaca ele anlatmaktadır.