Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
aspırıne Tarafından Yapılan Yorumlar
Hulki Cevizoğlunun değişik kanallarda 16 yıldır sürdürdüğü "ceviz kabuğu" programının 2007-2009 arasındaki bölümlerinden seçmelerin mevcut olduğu TÜRKİYE SÜRGÜNLERİ kitabının okunması gerektiğini düşünüyorum. programa çağırdığı konularla gündemi değerlendiren cevizoğlu,yaptığı saptamalarla her zaman türk halkının ilgisini çekmiş bir programcı, yazardır. Günümüzde Atatürk'ün bıraktığı çizgiden sapmadan ilerlediğini düşündüğüm nadir yazarlardan birisi olduğunu düşünüyorum. Dogmalara, gerici hareketlere, şeriatçı yapıya karşı dik duruşunu sürdürmesinin bu bağlamda önemli olduğunu düşünüyorum. Dinimizi doğru düzgün anlatan ilahiyatçıları programına çıkarnasınıda önemli buluyorum, zira şu anda özellikle din konusunda tam bir keşmekeş içerisindeyiz. (türban vb.) Şahin filiz'in bu konudaki düşüncelerini de önemli bulduğumu belirtmeliyim. BU kitapta hukuksal alanda da içinde bulunduğumuz çıkmazları Sabih Kanadoğlu ve Vural Savaş gibi gerçek hukukçularla değerlendirerek, sorunlara çözümler üreterek gelecekte çizilecek yolun ne olması gerektiği konusunda yorumlara da yer verilmiştir. ART ve kanaltürk te yayınlanan progranların yer aldığı bu kitabı herkese tavsiye ederim. Okumak güzel şey...
Mehmet Faraç gibi gerçek bir araştırmacının elinden çıkan bu yazılar, kanlı terör örgütü PKK ile onun illegal ve legal uzantılarıyla mücadele konusunda bütün iktidarlara yol gösterecek analizler içermektedir. ancak şuanki iktidarda bunları görebilecek yetiye sahip birilerinin olmadığıda gün gibi ortadadır. Sayın faraç ın bu kitabında PKK nin hangi şartlarda örgütlendiği ve gerçek amaçlarının neler olduğu, bu amaçlara ulaşmak için hangi yollara başvurduğu ve hangi yollara başvurmak isteğinde olduğu, PKK nin amaca giden yolda dış mihraklar tarafından nasıl kullanıdığı , ABD nin türkiye ye hangi çıkarlar doğrultusunda istihbarat verdiği ve PKK ye karşı direk bir müdahalede bulunmayarak türkiyeyi nasıl oyaladığı, Kuzey ırak kürt yönetiminin ve ıraktaki sözde hükümetin PKK yı hangi çıkarlar uğruna desteklediği, PKK ye karşı tepkisizliğin sürdüğü güneydoğu bölgesi halkının bu haraketlerinin hangi şartlarda sürdüğü ve PKK nın bölgedeki yaptırım gücünün neler olduğu bütün çıplaklığıyla ortaya konulmuştur. PKK yi gerçekten bitirmek isteyenlerin yol haritasını imralıdan değil, Faraç gibi yazarların çıkarımlarından yararlanmalarını naçizane bir istek olarak dile getirmek istiyorum. Bütün bu soruların cevaplarını bulabileceğiniz bu kitapta 2000-2007 arasındaki analizlerin bulunduğunuda belirtmem gerekiyor. yıllar önce söylenenlerin yıllar sonra nasıl ortaya çıktığını görmek eminim sizleride benim gibi düşündürecektir. bunları önleyememekte benim gibi sizleride kahredecektir. mutlaka alın ve OKUYUN...
"SAKIN KIMILDAMA" nın beni en çok etkileyen kitaplardan birisi olduğunu söylemeden edemeyeceğim.Sizi bir cerrahın iç dünyasına alıp götüren bir eser. profesör olan bir cerrahın kızının kaza yapması sonucu beyninde oluşan hematomun ameliyatla alınması işlemini profesörün bir arkadaşı gerçekleştiriyor. profesörde bu arada ameliyathanenin yan odasında geçmişiyle yüzleşiyor. daha doğrusu geçmişinde belkide en önemli şeyini kazanıp kaybediş öyküsünü anlatıyor. Aşkı anlatıyor. gerçek aşkın güzellikle doğru orantılı olmadığını, insanların güzelliğin dışında da bazı şeylere değer verdiğini anlatıyor. kitapta bunlar anlatılırken yazarın öyle cümleleri varki gerçekten oldukça düşündürücü ve güzel. Paranın insanlara her zaman mutluluk getirmediğini, gerçek mutluluğun paylaşılan anlarda, küçük güzelliklerde olduğunu bir kez daha görebilmek için alın derim bu kitabı. Hayatın acımasızlığını bir kez daha görmek için alın derim bu kitabı . herkesin kendi içinden -az yada çok- bir şeyler bulabileceğine inandığım bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. bol bol okumalar...
Bazı insanlar vardır, düşündüklerini ve bildiklerini her ne pahasına olursa olsun anlatmak zorunda hissederler kendilerini. Korkmak o insanlar için ideallerden sonra gelir, gerçekten inandıkları şeylerin peşinden giderler, amaçları ne kendilerini zengin etmektir, ne de bu yollardan rant elde etmeye çalışmak. tek bir şey isterler yaşadıkları ülkenin TAM BAĞIMSIZLIĞI. işte Necip Hablemitoğlu bu insanlardan birisi. Kitap 2002 yılının ağustos ayında ilk olarak yayımlanıyor ve bunun üzerine Necip Hablemitoğlu aralık 2002 de evinin bahçesinde katlediliyor. kitabı yazdığı dönemde de bir çok tehdit aldığını ve Uğur Mumcular, Muhammer Aksoylar, Kışlalılar gibi bu ülkenin geleceğinin teminatı için çalıştığını ve bu yola çıkarken herşeyi beklediğini söylüyor. kitapta anlattığı fetullahın emniyetin bir çok birimi ki özellikle istihbarat, personel alım gibi şubelerindeki yapılanmasını ve bu yapılanmanın türkiyenin altını nasıl oymaya başladığını anlatıyor. şeyhin ne amaçla bu işlere kalkıştığı çok açık bir şekilde gözler önüne serilmiştir. İrtica tehlikesinin ne kadar aslında yakında olduğunu anlamanıza yardımcı olacak bir kitap. fetullahın bunları gerçekleştirirken hangi yolları kullandığı takiyye yaptığı anlatılıyor. türkiyede emniyette ve MİT te ki bu yapılanmayı deşifre eden herkesin başına bir şeyler geldiğinden bahsediyor. tasfiyelerin özellikle belli ekiplere karşı yapıldığı çok açık bir şekilde gözlenirken bu ülkenin hukukçularının ve Laik ve Atatürkçü olduğunu söyleyen devlet adamlarının hiç bir şey yapmadan beklemelerine benim gibi bir anlam verememektedir. çok güzel bir kitap herkese tavsiye ederim. gerçek bir yurtseverlerin mutlaka okuması gerekir diye düşünüyorum. kitabın bir yerinde fetullahın 1995 yılında bölge imamlarıyla yaptığı bir konuşmada bu ülkede 15 yıl daha demokrasiye ihtiyaç olduğu ve daha sonra kendi düzenlerini kuracaklarından bahsetmektedir. bu söylem bir MİT RAPORUNDA geçmektedir. yılın 2010 olduğu düşünülünce tehlikenin ne kadar yakın olduğunu anlamak zor olmasa gerek. yurtseverlere tavsiye ederim.
"Romantika" 1960-1987 dönemi gençliğine de ışık tutan Turgut Özakmanın kaleminden çıkan mükemmel bir aşk hikayesi. gerçek aşkın tensellikten uzak "AŞK" halini bulacaksınız bu kitapta. insan hayatında meydana gelen onca olumsuzluklara rağmen ayakta kalabilmenin, tutunacak bir dal bulabilmenin önemini bu kadar iyi anlatan çok az kitap bulunabilir. gerçek "AŞK"ın her türlü zorluğa göğüs gerebildiğini, insana hayat verdiğini göreceksiniz. Tüm bunların yanında o dönemin ankarasını da bu kitapta bulacaksınız. düzensiz kentleşmenin yeşil alanları nasıl bitirdiğinide bulabilmek mümkün. çok zarif bir aşk hikayesi, her şeyi tadında ve zamanında yaşanınca anlamlı olduğunu anlamanızı sağlayacak bir eser. Turgut Özakman ın dilini zaten anlatmaya gerek yok. okuması çok hoş ve düşündürücü olan bir roman. herkese ama herkese tavsiye ederim. alın okuyun Turgut Özakmanı bırakamayacaksınız.