Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
aspırıne Tarafından Yapılan Yorumlar
Nihad Sami Banarlı gerçek bir edebiyatçı ve edebiyat aşığı. bu kitabında ziya paşa, tevfik fikret, fuzuli, nedim, erzurumlu emrah, nafi, nabi, mehmet akif ersoy, yahya kemal gibi divan şiirinin gelişiminde farklı rollere sahip şairlerin yaşamlarını, dünya görüşlerini, bulundukları dönemdeki önemlerinin ne olduğunu mısralarından alıntılar yaparak anlatmış. günümüzde kullanılan dilimizin 1900 lerin başındaki türkçeyle alakasızlığından dem vurarak geçmiş neslin yazmış olduğu bu mükemmel dizelerin bugünkü gençler tarafından anlaşılamadığını, eğer bu değişimin bu şekilde bilinçsizce devamı karşısında gelecek nesillerinde şu andaki dili anlayamayacağını savunuyor. buradaki yazıları genel olarak 1950-70 dönemlerinde Hürriyet gazetesinde yayımlanan yazılarından derlenmiş. kitapta İstiklal Marşımızın dizelerininde bir kısmının açıklamalarına yer verilmiş. yazar bu açıklamalar ışığında bazı "aydınlarımız" ın anlayamadığı söylemleri anlayacaklarını düşünüyor. kitapta ziya paşanın terkib-i bend lerinden alıntılar yapılıyor. gerçekten çok güzel mısralar var. "efkar-ı firenge tebaiyyet yeni çıktı" gibi çok çok güzel mısralar mevcut, dilinin biraz ağır olduğunu söylemek mümkün ama anlaşılamayacak kadar değil. ben çok beğendim herkese tavsiye ederim...
Vural savaş'ın gerçek bir hukuk adamı olduğunu bu kitabı okuyunca anlayacaksınız. demokrasiye, ülke bazında terörle mücadele edilmesinin kurallarına, terörle hukuki mücadelenin hangi boyutlarda olabileceğini, özgürlüklerin nerelerde başlayıp nerelerde kısıtlanması gerektiğini Avrupa ülkelerindeki uygulamaları örnek göstererek açıklamıştır. AB denen birliğin geleceğinin nasıl olacağını gözler önüne sermiştir. vural savaş ın çok tartışılan militan demokrasi deyimi var. bununla ne demek istediğini açıklamış ve bu açıklamalar ekseninde düşününce bunlara katılmamak mümkün değil. CHP'nin ve özellikle Deniz Baykal'ın gerçekleştirdiği uygulamaların yanlışlığı ve nasıl bu ülkeyi bölme çabasında olan kişilere bilmeden yada bilerek yardım ettiğini anlatmıştır. SHP zamanında HEP li milletvekillerini (terörist) meclise sokarak bunların üzerinden de olsa iktidar olma çabaları anlatılmıştır. şu anda yaptığı yanlış uygulamalarında ne amaçla yaptığını bu bilgiler ışığında düşününce anlamak pek zor olmasa gerek. ben kitabı çok beğendim, bir çok köşe yazarından alıntılar yapılmış çok güzel bir anlatım ve çok akıcı bir dil ve mükemmel bir hukuk anlayışı. herkese tavsiye ederim...
1. dünya savaşında bizzat cephede bir yüzbaşı olan ve daha sonra ise 2. dünya savaşına yön veren araştırmalarını yapma ve ortaya koyabilme imkanı bulan Basil Lidell Hart'ın bu kitabında birebir olarak savaşın cephe gerisinde gelişim aşamalarını ortaya koymuştur. bu bağlamda düşünülünce muhteşem bir eser olduğunu anlatmam gerekir. zaten Alman generallerinin bile savaş sırasında lidell Hart'ın ortaya koymuş olduğu stratejilerden kitaplarını okuyarak faydalandıkları görülmüştür.( bu arada Liddell hart bir ingilizdir). kitapta hitleri ve onun generallerini birebir röportajlar yoluyla tanıma fırsatı elde etmekteyiz. savaşı anlama açısından -hem siyasi hemde sosyolojik açıdan- çok faydalanabilkecek bir kitap. 2. dünya savaşını anlatan en güzel eserlerden birisi, oldukça tarafsız olduğunu söylemek mümkün. sebeplere hep eleştirel bakış açısıyla yaklaşmış ve bunun sonucu olarak gerçekleri ortaya koymaya çalışmıştır. kitabı ben çok beğendim, ama şunuda söylemem gerek bu kitabı okumadan önce 2. dünya savaşıyla ilgili genel bir bilgiye sahip olmanız gerekmektedir diye düşünüyorum. kitabın baskısıda fena değil 2 kitap halinde basılmış 1ve 2. cilt olmak üzere . herkese tavsiye ederim. bol bol okumalar...
çok açık ve net yazayım, bu kadar kötü çevirilen bir kitapla çok nadir karşılaşılabilir. fransızcadan çeviri yapılmış ama neredeyse yarısı fransızca kitabın. kitabın tanıtımındaki konu ilgi çekici ama kitapta hiçbir şey yok. en azından şöyle söyleyeyim, tarihle ilgili çok az şey var daha çok bir felsefe kitabı olmuş. tüm bunlara anlaşılmaz bir çeviri gerçekten kötüydü. kitabın dili oldukça sıkıcı bilimsel bir makale tarzında, gerçekten yayınevi nereden bulmuş bu kitabı anlamak mümkün değil. tüm bunlara rağmen kitabın tamamını okudum ve kimseye tavsiye edemiyorum. tabiki karar sizin...
Şunları söyleyerek başlayayım bu yoruma: şöyle bir ön yargınız olmasın Turgut Özakman tarih yazıyor, şimdi bu tür AŞK gibi konularda ne kadar güzel eserler ortaya koyabilir ki gibi. Kitap o kadar güzel bir aşk hikayesinden bahsediyor ki yani şunu rahatlıkla söyleyebilirim; okuduğum en güzel aşk hikayelerinden biriydi. Kitabı kısaca anlatırsam yine Cumhuriyet'in kuruluş dönemlerinde geçen bir hikaye , kitapta AŞK haricinde de bence mükemmel bir tarihte var. O dönemki insanların düşünce biçimini çok net olarak ortaya koyuyor. İnsanların neden bu cumhuriyete ihtiyacı olduğunu anlayacaksınızdır. İstanbul'da yaşayan müslüman ve gayrimüslümlerin bir biriyle olan ilişkileri ve en önemli birbirlerinin dinlerine gösterilen saygı insanı ister istemez biz nerelerden nerelere getirilmişiz diye düşündürüyor. Küçük bir çocuğun savaşta şehit olmuş dayısının hanımına çok küçük yaşlarda başlayan aşkı anlatılmış. Şimdi böyle aşk mı olur demeyin ama kitabı okuyunca herşey açıklığa kavuşuyor. O kadar duygu dolu bir kitaptı ki yani gerçekten kitabı okuyamayıp kapattığım oldu, yüreğim dayanmadı.2 günde bitti. Çok çok güzel bir kitaptı. Herkese tavsiye ederken Turgut Özakman'a teşekkür etmeden yorumu bitirmek ol(a)mazdı...