Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
- Ali Emir - Tarafından Yapılan Yorumlar
Beynin kelimelerden çok yaşanılan duyguları ve görüntüleri bilinçaltında depolandığı için, kaybetmek istemediğimiz duyguları bu özelliğimiz sayesinde mecazi anlamlar yükleyerek depolamamız gerektiğinden ve böyle yüklendikleri zaman gerçekmiş gibi algılayıp epizodlar olarak depoladığından kalıcı olduğu hakkında bahsettiği bölüm gerçekten çok başarılıydı, İnsanın dış dünyasını şekillendiren ve öz benliğini oluşturanın iç sesimizdeki yaşadığımız gelecek hakkındaki planlar ve geçmişi değerlendirmemiz olduğundan örnekler ile bahsetmiş.Önemli olanın duyguları engellemek olmadığı belirli durumlarda kötü hissetmemizin veya korkmamız normal olduğu önemli olanın onları içe atmamanın,bize fayda sağlayan duygularımızın üstünde çalışarak onları geliştirmemiz ve yanlış olduğunu düşündüklerimizi pozitif duygular ile değiştirmemiz gerektiğini anlatmış. Birçok örnek ve sorular sorarak verdiği tavsiyeler ile küçük ama faydalı bilgiler veren bir kitap haline gelmiş.
Kitabın anlattığı bazı öykülerde aynı anda birbiri ile alakalı ve sonunda bağlantısı ortaya çıkacak olan birkaç olay sunmasından dolayı başarılı buldum,kitap yeri geldi mi gaddar insanlara, doğaya zarar veren kişilere veya bazı günlük sorunlara yakınmalarda bulunmuş,kitapta dikkat çekilsin diye vahşice bulduğum insanların doğaya verdiği zararlardan bazı olaylar anlatılmış ki asıl zararlı olan böceklerin ve diğer canlıların olmadığı asıl önemli olanın,çevreye zarar verenin insanın kin ve intikamının olduğu anlatılıyor,bazı öykülerde hayvanları kıskanma ve onların kendi hallerindeki yaşamları ile biz insanların çabalarının kıyaslanmasından bahsedilmiş, anlatılan on altı öyküden on üçünü gerçekten çok beğendim,eklenen resimlerde kitaba ayrı bir güzellik katmış lakin bazı öykülerde kahraman anlatıcı etrafında çok fazla kişinin ve önceden bilinmeyen olayların işin içine katılması,öykülerin kısalığı nedeniyle anlaşılması biraz zorlaştırılmış, bazı hikayeleri ise bana dönüşüm'ü hatırlattı.
Türkiye’de okunan en fazla yabancı kitaplardan birisi olmayı fazlasıyla hak ediyor, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önerisinin çok yerinde olduğu ve her yaş'a yol gösterici çok öğretici bir kitap,Zümrüdüanka gibi küllerinden doğan bir milletin kendi arasında,halkın bir yansıması olan kahramanların,kanaat önderlerinin,liderlerin halkın desteğini alarak büyümesi ve toplumda kendisi gibi birçok aydın yetiştirerek ülkesini muasır medeniyetler seviyesine çıkarmasını anlatan,bataklıklar ülkesinin nasıl birer cennete, beyaz zambaklar ülkesine döndüğünü anlatıyor.Hastalıktan ve fakirlikten harap düşmüş milletin dahi iyi bir eğitim ile,güçlü toplumlar haline gelebileceğinden yardımseverliği,diğerkamlığı,öğrenme ve okuma duygusunun üst seviyede olduğu toplumun önünde engeller olmadığını,Atatürk’ünde söylediği bu sözü doğruluyor:Çalışmadan,yorulmadan,üretmeden,rahat yaşamak isteyen toplumlar;evvela haysiyet,sonra hürriyetlerini daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.
Kitabın sunduğu bilgilerin bir kısmı bilinen ve öngörülenler olsa da daha önce duymadığınız veya önemsemediğiniz bazı korkunç gerçekleri insan yüzüne vurarak pes artık dedirtecek, korkunç israf ve aç gözlülüğümüzü ortaya seriyor, tablonun görülen tarafının dışında birde daha derininde yatan vahim durumları gözler önüne sererek doğaya yapılan zararlardan utanç duymamız ve bu hasarı en aza indirmek için elimizden geleni yaparak, tasarruflu bir yaşam ile israfa son vermemiz gerektiğini söylerken, yaptığımız olağanüstü derecedeki katliam ve zararlar düşünüldüğünde doğanın bize sunduğu mükemmel ikramların ve sanki istenmeyen, bir an önce onu sömürüp kullanılmaz hale getirmemiz gerekiyor gibi davranmayı bırakıp onu koruyup, gözetmenin ve zarar vermeden en iyi şekilde verim alabilmenin yollarını dahil tavsiyeler sunuyor, kitap sunduğu istatistikler ve ileri dönük tahminleri ile konulan resimler, yazılanların anlaşılmasını kolaylaştırıyor.
Hayal gücünün mükemmelliği, insanlık için küçük gözüken olaylarda dahi mutluluğu aramak, sevginin kutsal gücünün, sevgi duyduklarımızdan ayrıldığımız zaman, bizim kalbimizde yaralar açan o bağlayıcı kuvvetin sonsuz kudreti ile dersler veriyor kitap bizlere, ufacık gözükenler altında dahi saf düşüncüler ile hangi dünyaların yatabileceği, evrende sadakatin ve sevginin yegane güç olduğunu, kazanılan faydalı alışkanlıkların ileri dönük yararlarını, tembelliğin hazin ve kötü sonunu gözler önüne seriyor, sevdiğinin diğerleri gibi birisi olsa dahi, sen onu sevdiğin için senin gözünde tek ve özeldir mesajı, küçük bir gezegenden gelen saf ama bir o kadar zeki bir çocuk bizlere anlatıyor, yazarın samimiyet ve duyguları yansıtan tarzıyla kaleme aldığı bu eser yeri geldi mi çok güldüren, yeri geldi mi çok düşündüren ve biraz da hüzünlendiren, betimleyici tasvirlere ek çizilen resimlerde kitabı essiz bir yere taşıyor, kısa ama altında çok anlamların sığabileceği mükemmel bir şaheser.