Bu kitap, rus devrimi ve 1.dunya savaşından sonra, yani post-kapitalist sistemin 1789'da baslattıgı avrupayı silme hareketinin tamamlandıgı ve tum yonetimin abd'ye gectigi bir donemde yazılmıs, bir gelecek tahminidir.
Bu kitabı, Biz'i ve 1984'u utopya serisine dahil etmek, ve Thomas More'un Francis Bacon'un hayali ulkeleriyle aynı kategoride degerlendirmemek lazım diye dusunuyorum. Bu kitaptaki ve 1984'teki gelecek tahminlerinin ise gerceklestigini, kitabı bilim kurgu kitabı gibi degil de bugunle benzerlikler neler diye okudugunuzda rahatlıkla gorulebilir. Genel olarak kitapla ilgili birkac yorumumu paylaşmak isterim:
1. Cesur Yeni Dunya'da Henry Ford'un seri uretim sistemindeki felsefeler, egitim sisteminin temel pratigi olarak alınmıştır. Makinelerdeki tupleri, tek tip adam yetiştirme projesi olarak degerlendirdiginizde, bugun Turkiye'de bile dayatılan egitim sisteminin birebir aynısıdır.
2. Sirket'e duyulan baglılık, bugun dunyadaki butun liderlerin butun insanların muptelası oldugu bir hastalıktır. Obama ile Romney baskanlık tartışmalarının ikincisinde konuşurlarken, General Motors'dan Caterpillar'dan bahsettiler. Bugun, sirketler devletlerin uzerindedir. Dunyayı senelerdir devletler, devlet baskanları, basbakanlar degil, sirketler yonetmektedir. Bu, post-kapitalizm'i yonetenlerin gizlenme gucudur.
3. Uykuda ogrenme sistemlerini, bugun tv'den duyduklarımızı direkt olarak beyne atma olarak ele alabiliriz. Insani pasifize eden, cogu zaman dusunceyi anlayacak/idrak edecek zaman bulamadan, verilen bilgiyi direkt olarak insanın kafasına sokma isini goren televizyonlar, ozellikle dunyada 2. en fazla tv seyreden ulke olan Turkiye'nin 1980 sonrasındaki degisiminde buyuk rol oynamıstır. Ornegin, din denilince aklımıza yobaz tarikatlar, rusvet yiyen sozde dindar yoneticiler, sex partileri yapan seyhler geliyor da, belgeseller, kuslar, kelebekler, balıklar, uzay, atom, yani Allah gelmiyorsa, bu degisimde tv'nin etkisi buyuktur. Aynısını sacma sapan sag sol tartısmaları, secimden hemen sonra sona eren cumhuriyet elden gidiyor mitingleri icin de dusunun.
4. Aynı sekilde, kitapta gecen sex egitimini, herkes herkese aittir dusuncesini, sınıf farklarını, gelecek programlamasını da dusundugunuzde, karsınıza bilim kurgu degil, bir hayal degil, bugunku post-kapitalist sistem cıkacaktır.
5. 1984 post kapitalist sistemin yonetim felsefesini icerir. Bu kitapta, aynı sistemin egitim konusu daha detaylı incelenmistir. Ayrıca, bu kitapla Yevgeni Zamyatin'in Biz'i de paraleldir, ve sistemin ele alınıs tarzı olarak cok benzemektedirler.
6. Bu kitapta gecen karakterlerin isimleri, o donemdeki onemli kisilere referans olarak verilmistir. Ornegin, Mustafa Mond, Mustafa Kemal Ataturk'ten esinlenerek olusturulmus bir karakter olarak bilinmektedir: buyuk sirkete biat etmis, toplumun gelecekteki genel mutlulugu icin, gecmisteki sanatını, edebiyatını, dinini, dilini, vs. silen bir karakteri canlandırmaktadır. O donemde en buyuk degisimlerden birisi Turkiye'de olmushtu. Dunyada esine benzerine rastlanmayan bir sekilde, bir devlet, adını, dilini, alfabesini, dine bakıs sistemini (halifelik ve laiklik), rakamlarını, giyinme tarzını birkac yıl icinde degistirmistir. Bu degisim, dunyanın yeni hukumdarları tarafından o donemde cok dikkatle takip edilmistir.
Son olarak, bu kitabı dusunerek ve inceleyerek, ve bir hayal ulkesi veya bir bilim-kurgu degil, 1920'lerde yazıya gecirilen 2000lerin planlaması olarak okumanızı tavsiye ederim.