Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar

30.11.2007

Bu kitap hakkında 10 tane yorum yapılmış, hemen hepsi de olumlu olarak göstermiş kitabı. Bence de ortaya çıkan eserin Türkçe oluşu, memlekete bir kazançtır, çünkü psikoloji ve özellikle insan davranışı üzerine maalesef Türkçe'ye kazandırılan pek fazla eser yok. Bu kitap basıldığı zaman ise hiç yoktur diye tahmin ediyorum. Ancak, kitapla ilgili iki noktanın altını çizmek gerekiyorki, kitabı alacak okuyucular şaşırmasınlar:

1. Benim elimde bu kitabın 10. basımı var. Kitabın sunuş bölümündeki üçüncü paragrafı aynen yazıyorum: '1989 Aralık ayında MEF dersanesinin Ana-Baba Okulu'na konuşucu olarak davet edilmiştim. Toplantıya katılan birçok ana-baba, lise çağındaki çocukların kendilerini önemsememelerinden, onlara boş vermelerinden yakındı. Başı örtülü bir anne, oğlunun kendisine, 'Başını böyle örttüğün sürece senin sözünü kimse önemsemez; sana saygı duymamı nasıl isteyebilirsin?!' dediğini ve bu duruma çok üzüldüğünü ifade etti. Gördüğüm kadarıyla, ana-babaların evde öğretmek istediği yaşam düzeni ile, okullarda öğretilen yaşam felsefesi birbirinden farklıydı; farklı dünya anlayışlarını ve farklı değerleri ifade etmekteydi. Ana-babaların geleneksel kültür değerlerine göre yaşamlarını düzenlemeleri, çocukları tarafından tepki ve alayla karşılanıyordu'

Bu paragrafta deniliyorki, okulda modern bir yaşam felsefesi veriliyor öğrencilere. (ki öyle bir felsefeki, ana babaya saygı duymayı dahi öğretememiş) Hem de ortaokulda. Bu çıkarımın doğruluğunu nasıl anlarız? Ortaokuldaki öğrencilere hayat nedir? diye soralım, hatta üniversite mezunlarına soralım, hayat nedir? niye yaşıyorsun? sorularını. Benim bugüne kadar gördüğüm, bu soruyu sorduğunuz zaman mezun olan öğrencilerin çoğu düşünmeye başlıyor:)
İkinci olarak da, annesi-babası muhafazakar olan üniversite mezunlarına Kur'an meali veya tefsiri okudun mu diye soralım? Sizce yüzde kaçı okumuştur? Demekki Türkiye'de aileler tarafından dini eğitim de genel olarak verilmemektedir.
Türkiye'nin en büyük sorununun da bu olduğunu düşünüyorum. Çağdaş eğitim, modern yaşam felsefesi gibi -içi boş- kelimelerle manipüle edilmeye çalışılan yeni nesiller, ve buna karşı dini veya medrese eğitimini çoktan unutmuş, evlerde kitap okumak yerine bolbol televizyon seyreden cahil aileler. Madem Doğan Cüceloğlu bu kadar basit bir konuyu, ya biliyor da saptırıyor, ya da 1989'da kavrayamamış, o zaman bu eseri okurken beklentinizi düşük tutmanızı tavsiye ederim.

2. Elimde çok sayıda Introduction to Psychology adlı ders kitaplarından var. Bu kitapta farklı birşeyler umarken, 1960'larda abd'de yazılan psikoloji kitaplarından bir ÇEVİRİ olduğuna kanaat getirdim. Kitabın içinde İnsan ve Davranışı adlı bir kapağın kaldıramayacağı kadar psikoloji biliminin temellerine yer verilmiş. Bence bu kitabın kapağı Psikolojiye Giriş diye değiştirilmelidir.

Sonuç olarak, psikoloji bilimiyle yakından ilgilenenmek isteyenlere Yolanda Jacobi'nin Jung'unu tavsiye ederim. Bu kitap, psikoloji üzerine 'sözde' birşeyler okuyup, kulak dolgunluğum olsun diyenler için, daha ideal diye düşünüyorum. (Hatta onlara da en son yayınlanan psikolojiye giriş kitabını almalarını tavsiye ederim, çünkü bu kitabın içindeki pekçok teori ve kavram bugün unutulmuş durumda)
30.11.2007

Dale Carnegie'nin kitapları gerçekten güzel. Özellikle Dost Kazanma sanatı ve bu kitap. Bu işin sanatı mı olur? Kitabı satmak için neler yapıyorlar diye düşünüp, uzun süre almamıştım. Sonra bu 2 kitap da hediye geldi.

Göz gezdirmek için baktığımda ise, Türk yazarlar tarafından yazılan 'haydi koçum, koş ileriye, kader senin elinde, kim tutar seni' gibi kitapların içlerinde bulunan bilginin değil 10, belki 100 katının bulunduğuna şahit oldum.

Ancak, bu kitabı sadece okumak değil uygulamak da lazım. Örneğin, iyi çalışma alışkanlığı No:1: Hemen çözümlenmesi gereken sorunlarla ilgili olanlar dışında tüm kağıtları masanızdan kaldırın. İş yerinde pekçok çalışana dememe rağmen yapılmadığına/yapılamadığına şahit olunca bu kitabı tavsiye ettim. Okumalarının sonucu olarak da bir değişiklik yapamadılar. Yapamadığınız birşeyi yapmaya başlamak için enerji lazım, kararlı olmak lazım. Bu kararlılığa sahipseniz, bu kitaba bir göz atmanızı tavsiye ediyorum.

Can çıkmayınca huy çıkmaz atasözünden hareketle de, bu kitabı çalışanlara değil, henüz üniversitede okuyan kardeşlerimize hararetle tavsiye ederim. İş yapma kültürü kazanarak işe girerlerse, her ne kadar batağın içine çekilmeye çalışılsalar da, en azından kurtulma ihtimalleri olacağı için, kendileri hakkında oldukça pozitif bir yatırım olacağını düşünüyorum.
30.11.2007

Milyarlarca ve Milyarlarca, hayatı boyunca evreni anlamak üzerine çalışmış bir yürüyen ansiklopedinin, dünyada bıraktığı son eser. Çünkü bu kitabı kaleme alırken, kemik iliği nakli oluyor, ilk başta tutuyor ancak, daha sonra vadesi gelince ölüyor Mr. Sagan. Kitabın sonunu eşi tamamlıyor.

Bu kitap Carl Sagan'ın artık ermişlik sevyesinde iken, değişik bilimsel konular hakkındaki görüşlerini içeriyor. Milyar kelimesinin literatüre girmesi, karbondioksit emisyonlar ve olabilecek felaketler, nüfus artışları, kürtaj gibi konularda yazarın görüşleri dile getirilmiş.

Carl Sagan fanatikleri için, 'son kitabı' olarak kutuphanenizde durabilir, yalnız yazarı daha önceden okumamış olan okuyucuların, ilkönce Karanlık Dünyada Bilimin Mum Işığı veya Kozmos adlı kitaplarını okumasını tavsiye ederim.
29.11.2007

Oldukça fazla yorum yapılmış, yalnız birşeyi eklemem gerektiğini düşündüğüm için yorum yapmak ihtiyacı duydum.

Kitap yazıldığı gibi, Japonya'da, Abd'de ve batı ülkelerinde çok satmış. Oyun olarak da zevkli olabilir, yalnız eşimle beraber, henüz 10uncu oyunda sıkıldık. Bunun nedenlerini yazmak isterimki, bu kitabı bundan sonra alacak bir kişi bilerek alsın:

1. Eğer soruyu karşınızdakine sorduğunuz zaman, kitapta belirtilen şıkları söylemezseniz, başka bir cevap alabilirsiniz. Kitaptaki şıklardan illa da birisini seçeceksin, ve bu seçtiğin de şu anlama geliyor demek, bayağı yanlış sonuçlar çıkartabiliyor.

2. Bazı soruların cevapları sonuçsuz kalabiliyor. Örneğin, bir soruya verdiğiniz cevabın yorumunda, çocukluğunuzda babanız sizin için önemli olduğu çıkıyor. Siz büyük ihtimalle bunu zaten biliyor ve farkında olmalısınız, ancak kitabı okuyunca farkediyor olmanız halinde dahi, ben bu bilgiyle ne yapayım diyerek kalabiliyorsunuz.

3. Her psikoloji testinde olduğu gibi bu kitaptaki testleri yaparken, içinde bulunduğunuz psikolojik durum çok önemli. Çok sevinçli bir günden sonra vereceğiniz cevaplar, sıkıntılı geçen birgünün sonunda biraz eğleneyim diyerek verdiğiniz cevaplardan farklı olabilir.

4. Psikolojiyle ilgilendiğim için, bu kitaptaki gibi veya buna benzeyen çok test görmüştüm ve çözmüştüm. Bazan, sorulara verdiğim cevaba karşılık aldığım yorum o kadar benimle örtüşmüyordu ki, eşim bile yaptığım teste gülüp geçiyordu. Bunun nedenlerinden bir tanesini ise pekçok kişide geçerli olabilir diyerek, burada belirtmek isterim. Örneğin, Kokoloji'de 32.sayfada Dağlarda diye bir test var. 4.soruda diyorki Dağla vedalaşmak için ona neler söylersiniz ve dağın cevabı ne olur? Ben dedimki, dağa selam veririm, hoşçakal derim, dağ da bana aleykumselam der. Yorum ise şöyle: Dağ ile vedalaşırken söylediğiniz şeyler, babanıza daima istediğiniz ama söyleyemediğiniz şeylerdir. Bu yoruma, şimdi bile gülüyorum. Burada önemli olan, müslümanlık ve/veya Türk kültüründen dolayı bazı sorulara vereceğiniz cevap, bu kitabı yazarların kulağına gitse, onları güldürebilir veya ağızlarını açık bırakabilir. Dolayısıyla, bu tarz bir kültür almış bir kişi, bu kitaptaki oyunların bir kısmında ancak gülüp geçmelidir.

Aşağıda genç arkadaşların da yazdıkları gibi, bu kitap arkadaş ortamında eğlenmek için. Yoksa, manevi duygularını kaybetmiş batı ülkelerinin insanlarının kaybedilmiş benliklerini keşfetmek için aldıkları bu kitabı, ciddiye alıp kendinizi anlamak uğruna zaman kaybetmeyin, diye tavsiye ediyorum.
29.11.2007

Bu eser muhteşem olmuş; yaklaştıkça size yaklaşan bir gökkuşağı gibi.

Mecazi Aşk'tan, Hayali Aşka, daha sonra ise İlahi Aşka muhteşem bir aşk yolculuğu okuyucuyu bekliyor.

Leyla'nın aşkı ile hüzünlenip, Bülbül'ün güle olan aşkı ile heyecanlanıp, Hz. Yusuf (AS) ve Güllerin Gülü (SAV) ile gözlerinizi yıkayabileceğiniz bir yolculuk bu.

Muhteşem olmuş, Muhteşem. Yazar'a binler teşekkür.