Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
İsviçreli nörolojist ve çocuk psikolojisi uzmanı Edouard Claparede’nin 1930’larda yazdığı kitaptır. Bir kişinin verimi/dünyaya katacağı değer ve dolayısıyla mutluluğu, kabiliyetinin doğru belirlenip doğru yönlendirilmesine bağlıdır, bu iyi bir eğitim sisteminin en önemli özelliğidir. Bu kitap ise eskide kalmış bir kitaptır. 1930’lara kadar olan zihin/yetenek yaklaşımlarını ve testleri, bunların nasıl değerlendirileceği ile ilgili önerilerini içerir. Hafıza/işitsel/görsel zeka testleri birbirine girmiştir bu kitapta. Bir anne babanın veya bir öğretmenin bir çocuğun kabiliyetini bulmak için doğru kitap değildir. Çevirisinde de büyük hatalar vardır. 100 sene önce meşhur olan IQ kavramının hiçbirşey ölçmediğini ve farklı zeka tipleri için “Zeka Tuzağı” ve “Çoklu Zeka Teoremi” gibi kitapları bu eski kitabın yerine öneririm. (Ayrıca, kendi çocuğunuzun farkı ölçülerde zeka tipini öğrenmek için WISC testini de araştırabilirsiniz)
20.yüzyılın eğitim felsefesini belirleyen 4 kişiden biri olarak seçilen Kerschensteiner’in 1930larda yazdığı kitaptır. 1.Kısımda, içselleştirilmiş prensipler ve iradi hareketlerin kontrolüyle ruhun istikrar bulmuş halidir diyerek karakterin tanımını yapar, mizaç tipleri ve Jung’un içedönük/dışadönük teorisiyle bitirir. 2.Kısımda karakterin 4 temelini, irade kuvveti, akıl yürütme açıklığı, duyarlılık ve tefekkür olarak John Dewey ve Platon’dan referanslarla açıklar. 3.Kısımda, ahlaki karakter eğitimin ailede, okulda ve kendi kendine nasıl olacağını, okulda şerefsiz/mevki hırslı/tüccar beyinli nesil yetiştirmemek için yapılması gerekenleri, 20 yaşından sonra bir bireyin kendini eğitebilmesi için okulda ve sonrasında kurumlarda yapılması gerekenleri anlatır ve (İnsanın Anlam Arayışı’ndaki birinci) anlamını bulan insanların oluşturulması idealiyle kapatır. Son cümle, her sahada mümkün mertebe fazla karakterli insanları bulunan bir ülkeye ne mutlu’dur. Eğitimcilere kesinlikle öneririm.
Aristo’nun felsefeyi metafizik/fizikötesi olarak kutsadığı eserdir. 1.Bölüm’de Aristo’ya kadar olan felsefenin kısa bir özeti ve eleştirisi vardır. Sonra, 14 sorgulamayla metafizik bilginin insanda olamayacağını ispatlar, “var olmak”la ilgilenen tek bilimin felsefe olduğunu, (Popper’daki) çelişki ilkesi ve görecelilik olması halinde yanlış (tam olmama durumu) olacağını açıklar. Kitabın son bölümü mantık kavramlarına ayrılmıştır. Farabi’nin Aristo’nun eserlerine ilişkin pusulası Aristo Felsefesi’nde, varlıkların incelenmesi ve araştırılması ile cevap bulunamayacağı ve insanın kendisi için yaratıldığı aklı elde etmek için felsefenin zaruri bir ilim olduğu anlaşıldığı için Aristo’nun Metafizik’i yazdığını belirtir ve ekler: “felsefe, zorunlu olarak herkeste gücü yettiği kadar var olmalıdır”. Nahl-69/Bakara-26 vb. ayetlerin gösterdiği gibi, bir uçan böceğin (arı) tatlıcılık (bal) yaptığına bakıp, Bu güzellikleri yaratan Sen kimsin? diye bağırmaktır, araştırmaktır felsefe/tefekkür.
Tahsilu’s Saade’de (Tin Suresi/4’teki) doğuştan ilim kabiliyetimiz olmalıdır diyerek, nasıl bilebiliriz?’i (Zümer/9 gibi ayetlerdeki) tefekkürün önemine bağlayan, tefekkürü de fizik ve metafizik olarak ikiye ayıran üstat Farabi, Kurani/insani yaklaşımını açıklar: MANTIK, İNSANIN BİR ÖDEVİ, DÜŞÜNME DE İNSANIN ERDEMİDİR. Düşünme olmadan ahlaki ve ameli erdem de olmaz dediği ve buradan hareketle öğretim ve eğitim sistemlerinin önemini ve devlet başkanında/liderlerdeki en önemli bilginin (Kant ve Fichte’nin ilimler üstü ilim dediği) felsefe/düşünce olduğunu açıkladığı kitaptır. Platon ve Aristo Felsefesi, bu düşünürlerin bütün kitaplarını kategorizasyona ayırdığı, ne için yazıldıklarını anlattığı (Avrupa’ya Hristiyanlık’la uğraşarak yüzyıllarca yüz çevirdiği filozofları tekrar keşfettiren) makalelerdir. Gazali yerine Üstat Farabi’nin izinden gidersek, dünya lideri eğitim sistemlerinin bizde olacağının müjdesidir bu kitap.
Nobel Ekonomi ödüllü Friedman’ın 1962’de yazdığı kitaptır. Friedman, altın standardına karşı, serbest döviz kur rejimini savunan, Federal Reserve’nin (2008 krizinde de uygulanan) para basmasının en iyi yol olduğunu söyleyen, Keynes’in tüketim ve Phillips enflasyon fonksiyonlarını eleştiren, Reagan ve Teacher’in danışmanı ve serbest piyasa ekonomisinin vaftizcilerinden biridir. Bu kitapta, (ordu/totaliter kanallarıyla) merkezi planlamayı ve (gönüllü işbirliği dediği) serbest piyasayı (yanlıca) karşılaştırarak başlar, yaşam düzeyinin düşüklüğünü üretkenliğe bağlar ve eğitim, (gönüllü) askerlik, sağlık, istihdam/çalışma hakları, ayrımcılık, sendika, sosyal sorumluluk, gelir dağılımı, vergi sistemi, asgari ücret, tarım destekleri, yaşlılık/yoksulluk desteği konularında liberal hayallerini açıklar. Üniversitedeki ekonomi derslerinden sonra biz de bunlara inanmıştık, Japon/Kore/İskandinav/Çin tasarımları ve doğru kitaplar bu hayallerin safsata olduğunu ispat etti, çok şükür.