Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Büyük Üstat Farabi’nin mantık ve bilim felsefesi üzerine kitabıdır. Bilginin sınıfları, kesinliğin ne olduğu ve kısımları, kıyassız kesinliğin doğal ve tecrübe ile iki sınıf olduğu, mutlak mantık için sebeplerin bilinmesi, sebeplerin çeşitleri (örnek olarak yansımayı hem yankıya hem gökkuşağına kullanması), önermelerin tutarlılığı, önce/sonra olanla nedensellik ilişkisi, birşeyi tanımlama ve kategorizasyonu (parçaları, amaçları, failleri, Taichi Ohno’ya atfedilen neden-neden analizi dahil, mantık, bölme, birleştirme yolları), (Hegel’in Hume’da eleştirdiğini 1000 yıl önce söylediği) bir şey, birşeyin tanımındadır yaklaşımı, aritmetik/geometri/optik/doğa ilimlerinde mantık kullanımı, araştırma ilkelerinin oluşturulması, (Rousseau’dan 800 yıl önce söylediği) öğrenci odaklı mantık öğretimi ve ilkelerini içeren ÜST DÜZEY MANTIK kitabıdır. Farabi’nin Kitabül Huruf’u ise dil felsefesine uygulanmış mantıktır. Farabi’nin izinden gittiğimizde dünya sahnesine tekrar çıkacağız inşallah.
Ekonomist Schumpeter’in 1942’deki kitabıdır. Kitap, Marxizm’in bir din Marx’ı da bir peygamber olarak yorumlamasıyla başlar. Kapitalizmin motorunun yaratıcı yıkım (büyük/kategorisel inovasyon), fazla mal üretimi&tüketimi ve limited şirket’in uydurulması olduğunu iddia eder ve ekler: kapitalizm, korporatizm’e evrildiğinde kendini yokedecek. Sosyalizm’i tamamen kapitalist ölçüleriyle (üretim/tüketim/dağıtım/fiyat/kar/yatırım/kredi/arazi/işsizlik/motivasyon/kariyer gibi) değerlendirirken, merkezi planlamanın niye olamayacağını, felsefecilerden alıntılarla süslemesi, Rusya’yı ve Doğu Almanya’yı örnek gösterip, savaşların sosyalist partilerin oy oranlarına etkileriyle bitirmesi. 1946’daki ek dahil para arzının (ve Bretton-Woods’un) hiç geçmemesi, bu kitabı boşa çıkartan Japon/İskandinav vb. sistemleri düşünemeyip, kapitalizmin bir din olduğunu söylememesi, yazarı ABD’nin vatandaşı/Harvard’ın hocası yapmıştır. Fani dünyada fırıldak olarak yalancı cennete alınmanın bir anlamı yoktur.
Fransa’daki uyanışı yazılı edebiyat üzerinden şu şekilde okuyorum. Etienne La Boetie’nin Gönüllü Kuluk Üzerine Söylev adlı şaheseri 1570’lerde yayınlanır, 100 sene sonra Jean de La Bruyere Karakterleri yazar, ciddi tepki toplar, 100 sene sonra Denis Diderot (ve ekibi) Remau’nun Yeğeni’ni (ve Ansiklopedi’yi) yazar, hapse atılırlar, dalga dalga yayılan dalkavukluğu/kral tapıncı reddetme 1789 devrimiyle taşar ve krallık düşer. La Bruyere’nin Saray Üzerine adlı bir kitabı bulunmamaktadır. Bu kitap, “Karakterler” adındaki 17.yüzyıl Fransa’sında krallık/derebeyi kültürünün oluşturduğu erdemsiz karakterleri resmettiği kitaptan “saray üzerine” (günümüzdeki kurumların yönetim katlarındaki dalkavuk/liyakatsiz ve erdemsiz tiplemeleri çağrıştırır), “büyükler üzerine” (sözde efendilerin çapsızlığı) ve “kral ve halk üzerine” (doğru yönetimin bazı ilkeleri) adlı 3 bölümü içerir. Yukarıdaki 2 şaheserle birlikte, ödediğiniz fiyata değmesi için “Karakterler” adındaki tam kitabı almanızı öneririm.
Norveç göçmeni, ABD’nin erdemsizliklerinin farkına varıp reddeden, ekonomist/sosyolog Thorstein Veblen’in 1899’da yayınladığı kitabıdır, muhteşem ötesidir. İlk 2 bölümde mülkiyetin gelişmesi ve aylak sınıfın ortaya çıkışını anlatır. Gösterçi Aylak Sınıfı (zaman ve çabanın boşa harcanması), Gösterçi Tüketimi (mücevher/mobilya/yemek merakı, pahalı davetler, malların boşa harcanması), Aylak Beğeniyi/Yaşamı (at/köpek/kedi, şans inancı, dine/cemaate/yardıma ve eğitime bakış), Aylak Kültürün Dışavurum Şekillerini (giyim/moda/süslenme, sözde yiğitlik/kolej ruhu, spor/futbol/golf ve kumar/bahis düşkünlüğü) anlatır. Modern ruhsuz şirketlerde ve maddiyat kültüründe vicdan/anlayış/dürüstlükten yoksun ve ikiyüzlü/çıkarcı/yalancı/ilkesiz olmanın başarı getirdiği ve sormadan görmelerle ilgili tespitleriyle “sözde cemiyet hayatı”nın çapsızlığına karşı uyandıran ekonomi ve psikolojinin ana kitaplarından birisidir. Kendini Savunan İnsan, Yalnız Kalabalık ve Ezilenlerin Pedagojisi ile birlikte öneririm.
Jules Verne, 19.yüzyılın ikinci yarısında, sanayi devriminin üretimi değiştirdiği, elektrik devriminin de hissedildiği bir dönemde, bilim-kurgu olarak sınıflandırılan hikayeler yazmıştır. Jules Verne’nin önemi nedir? Bir çocukta, eğer mühendisliğe yönelik analitik (ve uzamsal) zeka/yetenek/heves varsa, ortaya çıkartır. Çocuk henüz küçükken, dünyadaki en önemli meslek olan sınıf öğretmenliğinden sonra gelen mühendisliği kafasına koyar. Esrarlı Ada’da konu, bir balonla bir adaya düşen bir ekibin, mühendislik yeteneklerini kullanarak yaşam kurmalarını anlatır. Jeoloji, Coğrafya, Zooloji, Botanik, Kimya, Astronomi bilimleri kullanılsa da, esas olay dağdaki demir cevherinden çelik eşyalar yaparken Malzeme Mühendisliğinde ortaya çıkar.(lise öğrencileri için daha uygundur) Ekip çalışması, liderlik ve bireysel yeteneğe saygı gibi kavramlar da işlenmiştir. Jules Verne, dünyadaki tüm ilkokullarda olması gereken bir öğretmendir, anne-babalara bütün eserlerini şiddetle tavsiye ederim.