Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Dünyanın en popüler bilim kitaplarından birisidir, ancak bilim dışı çok şey barındırmaktadır. Bu dünyada bu kadar çok yaşam formu varsa, yıldızlar niye boş olsunlar gibi bilimsel olmayan çok sayıda çıkarımlar, cinsel ilişkinin “icat edildiğine” yönelik bilim/mantık dışı yorumlar gibi bir bilim kitabından beklenmeyecek “görüşler” kitabıdır. Uzayda gözlenen patlamaların 4,6 milyar yıldır Samanyolu’nda niye olmadığına dair “bulunmayan sorgulamalarıyla”, 500’deki İskenderiye’den 1500’deki Leonardo’ya zıplayarak 1000 yıllık boşluk iddia etmesi gibi (bütün Kıta Avrupa’sının neredeyse secde ettiği ve bu kitabı yazmasına vesile olan) Harezmi/El-Heysen/El-Cezeri/Farabi vd. Bağdat ilmini atlaması gibi dehşet bir hatasıyla, bölümler arasında sürekli Thales’e ve (kökü Hz. İbrahim’e dayanan) Hinduizm’e dönmesiyle, ancak ABD’den çıkabilecek bir bilim kılıfına sokulmuş temelsiz ve mantık dışı bir“görüşler” kitabıdır. Sadece, bilgiye ve eleştirel akla sahip bilim profesyonellerine öneririm.
Kitlelerin İsyanı’nında mallığın yükselişini resmeden Ortega Gasset, üniversitelerle ilgili olan teşhisine İspanya’nın probleminin (belirtisi boşver-gitsin-zihniyeti olan) “şapşallık” olduğunu idda ederek başlar. Zıttını “formda olmak”, hiçbir dağınıklığa göz yummamak olarak tanımlar. Herşeyin üstünden gelebilecek bu “formda” nesli yetiştirmek için üniversitelerin, (Pasi Sahlberg’in de dediği) Almanya/İngiltere’den milli kültürlerinin bir parçası olduğundan kopyalanamayacağını, meslek öğretimi + bilim adamı yetiştirmenin yanında (Farabi’de ve Rousseau Emile’de olan) öğrenci temelli bir yaklaşımla (yine Farabi’de olan) 5 branştan oluşan (fizik, tarih, mantık/felsefe, biyoloji, sosyoloji) genel kültür vermesi gerektiğini, bunun için de (bilim adamı değil) entegrasyon/sentez ve öğretme yeteneklerine sahip öğretmenlerin gerektiğini anlatır. Üniversite bir kurum olarak inşa edilmiş AKILDIR/bilimdir der Gasset. Muasır medeniyetlerin ötesini hedeflemiş her eğitimciye şiddetle tavsiye ederim.
ABD Donanmasının “savaş icrası” üzerine önerdiği 7 kitaptan birisi olduğu için alıp okudum. Kitapta, otonominin dereceleri, ABD/İngiliz/İsrail teknolojileri, yapay zeka/açık yazılıma terör örgütlerinin erişimi, karmaşık sistemlerde test/görüntü tanımlama zorluğu, borsadaki algoritma hatalarını bir ani savaşı tetikleyebileceği benzetmesi, olmayan savaş hukukunu ve silahsızlanmayı robotlara evirmek gibi yapay zeka korkusunu yayan kibirli bir ABD yaklaşımı gördüm. İha/siha/robotlarla ilgili olarak satır aralarında belirtilen (kitapta olmayan kategorizasyona ait) kritik konuların 1.istihbarat/uydu/konum, 2.yazılım= algoritma/network, 3.donanım gücü olduğunu düşünüyorum. (Yapay zeka gerçeğine ait `Yapay Zeka Miti`ni öneririm). Erdemsiz ABD dünyaya hükmederse sonuç budur: mutsuzluktur/savaştır. Kitapta Afganistan/Bağdat’taki operasyonlardan her bahsettiğinde Atatürk’ün “sor bakalım babasının Çanakkale’de ne işi varmış?” sorusunu hatırladım. Sadece ilgililere öneririm. İstikbal Göklerdedir.
Bu kitabın ne İngilizcesini ne de Fransızcasını bulabildim. Cezayir’de öğretmenlik yapmış olan Akdeniz gözlemcisi yazara ait olan “Medeniyet ve Kapitalizm”de çok eksiğine rağmen en azından kapitalizmi monopoller üzerinden anlatırken, bu kitapta 1.bölümde basit pazar ve icat edilen finans enstrümanlarından bahsetmesi, 2.bölümde Medici adı geçmesine rağmen kapitalizmi bir akşam ziyaretçisi olarak tanımlaması, 3.bölümde de kapitalizmi en yanlış yorumlayan Immanuel Wallerstein’dan referansla eşitsizliğin bir yaratımı olarak yorumlaması, sanki bu kitabın yazara ait olmadığını gösteriyor. Kapitalizm’in rezerv paranın sahipliğinden kaynaklanan bir din olduğunu anlamak için, Tanrılara Karşı: Riskin Olağanüstü Tarihi (1000-1500), Şeytan Sofrası (1500-1971) ve Para Palas (1971-2008) kitaplarını öneririm. Yanlarında, Tim Parks’ın “Medici Ailesi”ni de bu dinin kurucusu hakkında roman niyetine öneririm.
İspanyol düşünür Ortega Gasset’in en çok bilinen eseridir, muhteşemdir. Kitlelerin Ayaklanması’ndan kasıt, Amerikanlaşan Avrupa’da, (Thorsten Veblen’in Aylak Sınıfın Teorisi’ndeki) maddi bolluk/teknolojik gelişimden sonra doğmuş genç nesille birlikte “mallığın yükselişidir”. Niteliksiz, günü birlik yaşayan, amaçsız/projesiz/plansız, kibirli, nankör, sınırsız, otoriteyi reddeden, bildiğini sanan, herşeyde fikir sahibi, ahlak yoksunu/görev bilinci olmayan, oyun/spor/otomobil odaklı, herkesi kendisi gibi zanneden, samimiyetsiz, ilkel insan “şımarık çocuk”un yükselişidir. (Size de tanıdık geldi mi?) Yaşamın devletleştirildiğini, süreç mahrumu bolşevizm ve faşizmin devamsızlığını, devletin bir kan/dil/toprak birliği değil, bir işbirliği programı olduğunu ve Avrupa’da ahlakın yok olduğunu 1917’de haykırır. (Gustave Le Bon’un Kitleler Psikolojisi’ndeki kitlenin iç dinamikleri üzerine değildir) Dijital sonrası yeni neslin psikolojik analizi için “Ben ve Biz” adlı şaheseri de öneririm.