Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar

22.11.2024

“İnsan nasıl insan olmaz” profesörü, en büyük ebediyatçı Dostoyevski’nin, Sibirya sürgününde yaşadıklarının ve gözlemlerinin kitabıdır. İnsanın ait olmadığı bir çevrede yaşamasından feci bir şey olamaz diye başlar, hapishanede ispiyonculuk, infazcı/binbaşı/doktor üzerinden (bal tutan parmağını yalar) meslek şerefsizliği, mahpusların insanlık şerefine ve özgürlüklerine dair vakaları ahlak gözlüğüyle aktarır. Kaplanlar kadar kana susamış insanlar vardır der Dostoyevski, bunların zulmünün, alışkanlık ve (aile terbiyesi olmamasından kaynaklı) ahlaksızlıklarıyla geri dönüşü olmayan şekilde içlerine kök salmasını, buna kayıtsız kalan ahlaken düşük bir toplumun her tarafına sirayet etmesini ve düzensizliğin/mafyaların/çetelerin oluşmasına yol açtığını muhteşem tasvir eder. Bunca yetenek mahvolmuş, kabahat kimin? sorusuyla düşündürür. Dostoyevski’nin, Yeraltıdan Notlar’dan başlayıp, Suç ve Ceza’ya ve insanlığın dibini anlatığı Karamazov Kardeşler’e yolculuğunun temelidir. Muhteşemdir.
21.11.2024

Corbett, 1911’de yazdığı bu kitapta, dünyanın o dönemde en önemli donanmasına sahip Büyük Britanya’nın donanma yaklaşımını özetliyor. Kitabın, 1.bölümünde deniz stratejisinin tek başına olamayacağını kendisi de söyler, Clausewitz ve Jomini’yi özetler ve sınırlı savaş doktrinini geliştirir, 2.bölümünde donanmanın amaçlarını ve Napolyon’un en iyi icra ettiği “konsantrasyon”u anlatır, donanım kategorizasyonundan bahsetse de askeri pratiği olmadığı için geliştirme fikri eksik kalır (meraklılara ABD kruvazör gelişimini araştırmalarını öneririm), 3.bölümünde ise deniz savaşının yönetimini, kara ve deniz savaşlarındaki farklarla başlatır, ancak kara prensiplerinin denizde uygulanmasıyla bitirir. Sun Tzu, Clausewitz, De Saxe ve Jomini’nin şaheserleri gibi ilkeleri anlatmaz, 1.dünya savaşı öncesi uçak/denizaltı/uydu teknolojileri yokken Büyük Britanya’nın donanma ve deniz savaşı yaklaşımını -duyduğu kadarıyla- anlatır. Özellikle strateji profesyonellerine kütüphaneleri için öneririm.
21.11.2024

1887-1911’de ABD deniz kuvvetlerinde, donanma komutanlarından Mahan’ın verdiği derslerdir. Deniz Savaşı ve stratejinin uygulaması üzerine en iyi kitaplardan birisidir. 1900lerin başında Fransız, Alman ve Japon deniz harbiyesinin ana kaynağıdır Mahan. Bu kitapta, 1.derste ilkeler/teorinin önemi ve bu ilkelerle tarihe bakmak gerektiğinin önemini anlatır (üniversitelerdeki ilk ders bu olmalı), 7-8-9. derslerde deniz harbinin özelliklerinden, 10.derste bir komutanın yetiştirilmesi için en kritik özellikten, diğer derslerde ise örnekler üzerinden ilkeler anlatılmaktadır. 1.Dünya Savaşı’ndan önce Almanya’nın analizi, kıta içi rekabet, Napolyon/Nelson/Jomini/Daveluy’dan sözlerin olduğu bu dersleri okurken, (denizaltı/füze/uçak/uydu deniz harbini değiştirmiş olsa da) gerçek bir STRATEJİ UYGULAMA EĞİTİMİNE girersiniz. Hava Stratejisinin temel unsurlarını (örnek: İncirlik Üssü) siz oluşturursunuz. Kamu/Özel kurum yöneticilerine ve üniversitelilere tavsiye ederim. Muhteşemdir.
19.11.2024

3 tür sevgi vardır der Sponville, Büyük Erdemler Risalesi’nde; Eros (cinsel), Philia (dostluk), Agape (iman) ve iman insanı insan eder diye bitirir. Aşkın Metafiziği, Eros’un dehşet derecede çapsız ve temelsiz bir yorumudur. Schopenhauer, Upanişadlar’ı 1819’da okuyup çok etkilenmiş ve bütün eserlerini Hint referansıyla yazmıştır. Bu kitapta, Hint etkisinin izlerinin yanı sıra, iman olmadığı zaman bir insanın hayvandan farkının kalmayacağını (anlamadan) varsaymıştır. Doğanın iki kötüden az kötüsünü tercih ederek oğlancılığı da, bu çapsız felsefesine dahil etmeye çalışmıştır. Doğa kimdir? Kendini gerçekleştiremediği için cinsel açıdan sapık olan Schopenhauer’in bütün felsefi yaklaşımını okumadan ve eleştirel düşünmeden bu kadar yüksek puanlı yorum almasından duyduğum hayretle bu yorumu yazdım. (Not: Upanişadlar, Hz.İbrahim’den gelen bilgilerle sabah namazı, abdest, Allah’ın isimlerinin de olduğu bir kitaptır)
19.11.2024

Erich Fromm’un bir sözü var: “psikoloji bilimi kurulmadan, bütün erdem/yaşam hikayelerini filozoflara ve büyük edebiyatçılara devretmiştik”. İşte o büyük psikolojik tahlil kitaplarından birisidir Yeraltından Notlar. Sibirya sürgününden sağ kurtulan Dostoyevski’nin insan davranışlarının dibini resmetmeye çalıştığı şaheseri Karamazof Kardeşler’e yolculuğundaki ikinci duraktır. Çapsız çağdaş insanın düştüğü çamurdan ve bu çamuru misk-i amber sanarak yüzüne gözüne bulaştırmasından, fakat bunu farkeden, şaşıran, hayret eden bir kişinin selametli yolu bilmemesi halinde gireceği “imrenme/benzeme” bunalımını muhteşem anlatır. Dostoyevski’nin uzman olduğu alan “insan nasıl insan olamaz” olduğu için, tek selametli yol olan tahkiki imandan bahsetmez. Dostoyevski negatifi görmek ve reddetmek için başlangıçtır. Yaşamak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.