Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar

08.11.2024

Hafıza/Beyin Gelişimi ve yaşlanma üzerine araştımaları/kitapları olan Psikiyatri Profesörü Gary Small’un eşiyle birlikte yazdıkları bu tatlı kitap, gerçek psikiyatri vakalarını içermektedir. Bu vakalar niye önemlidir? Howard Gardener’ın Çoklu Zeka Teoremi’ni oluştururken değişik zeka tiplerini belirlemek için normal insanların yanı sıra, bazı yönleri eksik diyebileceğimiz vakalara bakarak değişik zeka tiplerini tespit ettiğini bildiğiniz zaman çok önem kazanıyor. Bu kitaptaki bir iddia ise orta düzey sosyopatinin psikoterapi ve ilaç tedavisiyle tedavi edilebileceği, ancak ileri düzey sosyopatinin tedavisinin mümkün olmadığı. Sizce mümkün mü? Esas soru şudur: insanı, insan eden şey nedir? Bu kitaptaki psikiyatri vakalarını, insanı anlama gözlüğüyle okuyanlar için Oliver Sacks’ın Karısını Şapka Sanan Adam ve diğer kitaplarını da öneririm.
07.11.2024

Bir kurumdaki en önemli işlerin, işe alım sistemi ve kültür tasarımı olduğuna inandığım için alıp okudum. Çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Bu kitap, en çok 5.Disiplin olmak üzere ABD orijinli temelsiz kitaplardan alınan teorilerle, üst düzey şirketlerde 1980’lerde kalmış bir uygulama olan insan kaynaklarının mülakatlara girmesini anlatmasıyla, oryantasyon, kurumsal gelişim, değerler ve sistem yaklaşımı başta olmak üzere dehşet eksikleriyle tam bir felaket olmuş. Bir sonsöz bile bulunmayan bu sözde kitaptaki görüşlere sahip bir rakibim olmasını çok isterim. Jargon meritokrasi kavramının bir kurumun yönetim sisteminin iflası olduğunu anlamak, “olağanüstü olmayan kişilerle olağanüstü sonuçlar almak” isterseniz, Japon Yönetim Sanatı, Matsushita Liderliği, (Drucker’ın) Yönetim, Toyota Tarzı Yalın Liderlik gibi muhteşem kitaplar varken bu sözde kitapla vakit kaybetmemenizi tavsiye ederim.
07.11.2024

Kierkegaard, çarpıtılmış Hristiyanlık inancını ve de bilimdeki sözde tarafsızlık ilkesini, insanda var olan endişeyi örtmeye çalıştıkları için eleştirmiş, doğru yolu ancak bir bireyin kendi eyleminde bulabileceğini, insanların, gerçek iman için içlerindeki varoluşlarını hissedip tutkulu yaşamak cesaretini gösteremeyip anlamsız bir hayat yaşadıklarını belirten mübarek bir Danimarkalıdır. Bu kitap ise muhteşemdir. Hz. İbrahim`in oğlunu kurban edişinin analizi üzerinden gerçek iman/hayat nedir sorgulamasıdır. Bu imanın, bütün iman edenlerde olması gerektiğini, dışarıdan diğerlerine benzeyen iman şövalyesinin içinde tamamen farklı olduğunu, bir işi sonucuna göre değerlendirmenin düşük insan işi olduğunu, sahtekarla iman sahibi arasında görev bilinci farkı olduğunu, insanoğlundaki en yüce tutkunun iman olduğunu iddia eder, adeta Büyük Erdemler Risalesi’nde veya 23.Söz’deki “iman insanı insan eder” der. İmanın sonucunu anlatır, ulaşma yolunu anlatmaz, yine de muhteşemdir.
07.11.2024

Bu kitapta, strateji ve satış/pazarlama teorileri dahil olmak üzere manipüle etme üzerine konuyla ilgili literatür taranmış, farklı öğrencilerin yazdığı bölümler, Kleopatra, Kazanova, Kennedy gibi örnekler göstererek süslenmiş ve ortaya ancak bir sosyopatın/imansızın kutsal kitabı denilebilecek insanı aldatmak üzerine bir derleme çıkmıştır. Kritik konu şudur ki, (Sun Tzu’nun Savaş Sanatı’ndaki gibi) bir savaşta yapılabilecek (kurumsal/vatansal) stratejik hileler, kişiler arasında yapılamaz, yapılırsa 2 şey olur: kul hakkına girilir ve ABD gibi bir kültürünüz olur ve meslek şerefi/değerleri olan Japonlara yenilirsiniz. Aldatan bizden değildir. Anlamlı, şerefli ve dürüst bir hayat yaşamak sizin için güç/ün/servet üçlüsünden önemliyse, bu derlemenin yerine Sponville’nin Büyük Erdemler Risalesi’ni, İnsanın Anlam Arayışı’nı, Erich Fromm’un Kendini Savunan İnsan’ını ve üstadımız Maverdi’nin kitaplarını öneririm.
05.11.2024

Gelmiş geçmiş en önemli UYANIŞ kitaplarından birisi olan Ezilenlerin Pedagojisi’ni yazan Paulo Freire’nin Harvard üniversitesindeki özgürlük pedagojisi dersi için hazırladığı ders notlarıdır bu kitap. Mevcut postkapitalist sömürücü dünya sisteminin değiştirilebilmesi ve yerine insan odaklı, şerefli ve adil bir sistem yaratılması için en kritik adım olan özgürlüğün öncüllendiği bir eğitim sistemindeki en önemli aktörler olan öğretmenlerin görev aşkı, bu aşka eşlik eden nitelikler ve sonucu olan yaklaşım tarzları anlatılmıştır. Bir öğretmen yetiştirme müfredatından çok ötedir söyledikleri, adeta bir SORUMLULUK ANDI’dır, herkese ve her işe uygulanması gerekir. “Ya öğretmen olurum, ya da herkesin ve her şeyin lehinde olurum” der Freire, ben öğretmen yerine “insan”ı koyarak okudum. Bu notlardan sonra vefat eden Freire’ye Allah rahmet eylesin. Hemen bugün, bir çocuğa/gence dokunmakla işe başlamak için bütün akil ve erdemli insanlara, öğretmenlere ve ebeveynlere tavsiye ederim.