Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir şirketin bütün aksiyonlarının Neden ile başlamasına, sanki yeni bir konsept geliştirmiş gibi yaparak Amerika’dan ve özelikle bir cep telefonu markası üzerinden örnekler veriliyor. Oysa, Japonlar, Meiji’den bugüne 150 yıldır hem ülkelerini hem şirketlerini böyle yönetiyorlar ve başardılar. Ayrca, bütün üniversitelerde işletme bölümlerinde, bir kurum yönetiminde ilk olayın stratejiyle yani misyonla başladığı da yüz yıldır anlatılıyor. Bu kitabın yerine, Japon başarısını en iyi anlatan “gerçek neden ile başlayan” şirketlerin olduğu Japon Yönetim Sanatı, Dünyayı Değiştiren Makine, Yalın Düşünce veya gelmiş geçmiş en iyi yönetim kitabı olduğunu düşündüğüm Drucker’ın Yönetim’i, hatta Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı gibi kitapları tavsiye ederim. Bu kitap bir pazarlama harikası olmuş.
Hegel’ci tarih anlayışının bittiğini, tüm ülkelerin kapitalist sistem tarafından empoze edilen amaca doğru yöneldiğini iddia eden (ve kesinlikle haklıdır) Fukuyama, farklı millletlerdeki sosyal erdemlerin, ülkenin dünya üzerindeki başarısına etkisini anlatır bu kitapta. Özel şirketlerde yaşananlar üzerinden, düşük güvene sahip olduğunu iddia ettiği ülkelerden (Fransa, İtalya gibi) ve yüksek güven ülkelerine (Almanya, Japonya gibi) örnekler verir, ABD’de güven bunalımından bahseder, sonunda ise toplum içinde güven başta olmak üzere sosyal erdemlerin geliştirilmesi için iktisadi hayatın (Japonya’daki gibi) bir onur mücadelesi, bir cihat haline dönüştürülmesi önerisiyle bitirir. Aile hayatına üstünkörü dokunsa da, eğitime hiç girmez. Yine de, Japonya’da akşam vakti, ikisinde de insanların harıl harıl çalıştığı fotoğraflardan birisinin özel diğerinin ise kamuya ait olduğunu, Kore’nin ABD yardımlarını nasıl yönettiğini okuduğunuzda müstahak dersiniz. Akil her okuyucuya tavsiye ederim.
Bu kitap, en büyük yazarlardan birisi olan Dostoyevski’nin ilk romanıdır. Bu roman, Petersburg’daki eleştirmenlerin dikkatini çekmiş ve o dönemin meşhur eleştirmeni Belinsky tarafından Rusya’nın ilk toplumsal romanı olarak ilan edilmiştir. Bu romanın orjinal adı Fakir Halk’tır. Fakirlerin (burjuva gibi) otoriteye bağlı olarak yaşamak zorunda kalmalarının, kendilerindeki özgürlüğü ve bireyselliği yok ettiğini, dışsal fakir olan bu halkın, içten de fakirleştiğini anlatır. Kitabı okurken, gerçek fakirlik dışsal mıdır yoksa içsel midir diye düşündürür insanı; içindeki özgürlüğü kaybetmemiş bir kişi gerçekten fakir midir? Veya içindeki özgürlüğü kaybetmiş bir kişi, zengin gibi gözükse de gerçek fakir midir? Erich Fromm, biz psikologlar olarak ahlak/erdem konusunu filozoflara ve edebiyatçılara bıraktık der, işte o edebiyat öncelikle Dostoyevski’dir, Balzac’tır. Bu roman, sürgünden sonraki ustalık eserleri gibi olmasa da, insanı düşündürür ve muhteşem bir yazarın doğuşuna şehadet eder.
İşte muhteşem bir kitap. 1860’larda hapiste yazılan bu uzun kitap roman şeklinde yazılmaya başlanmış ancak normal romanlardan çok farklıdır. Çarlık Rusyasında, otoriter ve adaletsiz yönetim altında, dünyayı cennete çevirmek için ne yapmak lazım’ın kitabıdır. Kadın-Erkek ilişkilerinden, evliliğin ruhundan, servete tapan ebeveynlerin çocuk üzerindeki etkisinden, gerçek dürüst erdemli yaşamın ne olduğuna, bir şirketin gerçek amacından şeffaf açıklanan karın işçiler arasındaki dağıtımına, çorak arazilerin yeşillendirimesinden, makine kullanımının kime fayda sağladığına kadar, eğlencenin, sevginin, çalışmanın ve genel olarak yaşamın anlamına kadar pek çok şey içerir. Boşuna Lenin’in favori kitaplarından birisi olmamıştır. Bu kitabın Rus Halk Devrimine, binlerce sayfa boyunca sadece kapitalist para kazanma yöntemini eleştiren Das Kapital’den daha fazla fayda sağladığı düşünülmektedir. Dünyayı cennete çevirmek isteyen erdemli insanlara şiddetle tavsiye ederim.
Zihin/Akıl Haritaları, bir kategori düşünme kitabıdır. Kitapta yer alan Temel Düzenleme Prensipleri’ni, yazılacak bir kitabın içerikleri, bir eğitimin başlıkları, bir şirketin faaliyet alanları gibi farklı yerlerde kullabilmenizin nedeni de budur. Sokrates’in Phaidros’ta “ben buna vurgunum” dediği şey budur: bir tanımlama yapıp kategorilerine ayırmak. Matematiğin bir alt dalı olan endüstri mühendisliğinde de ana hedef (max/min) fonsiyonu ve kısıtlamaları düşünürken de aynı şeyi yapmanız gerekir (ancak okullarda öğretilmez). Birkaç küçük notum; kitapta bir haritadan diğerleri nasıl anlar yok (basit cevap:ekip çalışması), günlük planı akıl haritası olarak yapmak zor ancak bir kültür turuna (bir ülkeyi/bir şehri keşfetmeye) giderken dehşet faydasını görebilirsiniz, eğitim uygulamalarında (büyük üstad John Dewey’in açtığı yolda) bir konunun ilk dersleri bu akıl haritası (veya felsefesi) olmalı. Bu bir kategorisel düşünme kitabıdır, (liselerde okutulması gereken) bir öğrenme yöntemidir.