Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Tolstoy’un eserlerini “İtiraflarım” öncesi ve sonrası olarak ikiye bölerek değerlendiriyorum. İtiraflarım’dan önce yazdıkları eserlerde (“Savaş ve Barış” ve “Anna Karenina” başta olmak üzere) bir psikolojik bunalım ve sorgulamayı hissediyordum. Bunun nedenini, “İtiraflarım”da, ünlü olmak için yazdığını ancak bir manasızlık içinde bulunduğunu kendisi itiraf etmiştir. İvan İlyiç’in Ölümü ise “İtiraflarım” sonrası (yani hayatın anlamını dinde bulduktan sonra) yazılmış, esasında bir şeref mesleği olan bir hukuk görevini, hem yüksek maaşlı üst düzey bürokratlık, hem de sözde saygın bir çevreye geçiş için düşünen bir devlet memurunun hastalanarak ölüme giden yoldaki içsel düşüncelerini (ve çapsızlıklarının pişmanlığını) anlatan basit bir novelladır. Sabahattin Ali’nin şaheserlerindeki meslek şerefi ve Stefan Zweig’in pişmanlık sorgulamalarının yanında sönük kalır. Tolstoy’un en önemli eserleri (neredeyse hiç bahsedilmeyen) Sanat Nedir? ve İtiraflarım’dır diye düşünüyorum.
Sun Tzu, Makyavelli, De Saxe, Jomini ve Clausewitz’in yazdığı gelmiş geçmiş en önemli strateji kitaplarının yanında olması gereken “Strateji, Dolaylı Tutum” adlı şaheserin yazarı Liddell Hart’tan, bir strateji destek kitabıdır. Bizzat yazarın, Hitler’in altında çalışan (ve suikasta kurban gitmemiş) generalleriyle yaptığı mülakatlardan oluşan bu müthiş kitapta, strateji nediri veya ne değildiri anlatmaz. Bir sosyopat liderin karar verme hatalarını, sürekli hatalı çıkan halüsinasyonlarını, yanlış ödül ve ceza sistemlerini, kararından geri dönmediği için teknik açıdan çok iyi bir orduyu ve ülkeyi nasıl batırdığını, bazı generallerin sorumluluk bilinciyle canları pahasına doğruyu nasıl söylediklerini görürsünüz. Bir ülkenin veya bir kurumun çok iyi formüle edilmiş bir stratejisi olabilir, ancak uygulayacak olan tepedeki liderin sosyopatlığı (veya çapsızlığı) stratejiyi yer, bitirir. Müthiş bir strateji-destek kitabıdır, yukarıdaki kitaplarla birlikte öneririm.
Çocukların ilkokul döneminde okudukları masallar, çocukların ahlak/erdem gelişimlerinde kritik öneme sahiptir. Finlandiya’da ilkokul müfredatı, 7 yetim kardeşin, hayatı keşfetme çabaları ve sonunda ancak okuyarak ve çalışarak kendilerini kurtarabileceklerini ve değerli olabileceklerini bulmalarına dair masalla başlar. Kore Masalları da, 2.dünya savaşından sonra Türkiye ile aynı ligde kabul edilen ancak günümüzde şampiyonlar ligine yükselmiş Kore’nin, başarısının arkasındaki psikolojik nedenlere ışık tutar. Başarı, mutluluk, bireysel düşünce yerine ekip çalışması, tefekkür ederek plan yapmanın önemi, toplu başarıya ulaşmak için her bireyin görev bilinci gibi kritik konular bu masallarda bulunmaktadır. Biz, 40 yıl önce Cin Ali okuduk, cinlik/kurnazlık bizi amatör ligden kurtaramadı, kurtaramaz. Bu masalları, Felsefe Makinesi/Gemisi’yle beraber bütün anne-babalara, ilkokul öğretmenlerine ve erdemli eğitim çalışanlarına tavsiye ederim. Bizi düştüğümüz durumdan ancak okumak kurtarır.
Tolstoy’un eserlerini “İtiraflarım” öncesi ve sonrası olarak ikiye bölerek değerlendiriyorum. İtiraflarım’dan önce yazdıkları eserlerde (“Savaş ve Barış” ve “Anna Karenina” gibi) bir psikolojik bunalım ve sorgulamayı hissediyordum. Bunun nedenini, “İtiraflarım”da, ünlü olmak için yazdığını ancak bir manasızlık içinde bulunduğunu kendisi itiraf etmiştir. Hacı Murat ise, “İtiraflarım” sonrası (yani hayatın anlamını dinde bulduktan sonra) hatta ömrünün son yıllarında yazılmış, biat etmeyerek bireysel gücünü ispat etmek için Şeyh Şamil’in karşısındaki Rus ordusuna geçici olarak yardım eden Hacı Murat’ın yaşadığı ikilemlerin yanında, esasında Hristiyan Rus ordusunun (ve burjuvasının) da cemaat içi kavgalara benzer bir durumda olduğunu ve “çapsızlığın dini, cemaati, rütbesi, görevi vs. olmaz”ı gösterdiği, bir varoluş mücadelesi romanıdır. Bir Çöküşün Öyküsü’nün yanında sönük kalır. Tolstoy’un en önemli eserleri (neredeyse hiç bahsedilmeyen) Sanat Nedir? ve İtiraflarım’dır diye düşünüyorum.
Jules Verne, 19.yüzyılın ikinci yarısında, yani sanayi devriminin 100 yıl içinde bütün üretimi değiştirdiği, elektrik devriminin de hissedilmekte olduğu bir dönemde, bilim-kurgu romanları olarak nitelendirilebilecek eserler yazmıştır. Jules Verne’nin önemi nedir? Bir çocukta, eğer mühendisliğe yönelik analitik (ve uzamsal) zeka/yetenek/heves varsa, ortaya çıkartır. Çocuğunuz henüz küçükken, dünyadaki en önemli meslek olan sınıf öğretmenliğinden hemen sonra gelen mühendisliği kafasına koyar. İki Yıl Okul Tatil’inde konu, bir tekneyle sahilden uzaklaşan küçük çocukların, önce denizde, sonra ise bir adada, ekip çalışması yaparak yemek bulma, barınak yapma, sorun çözme gibi 2 senelik mücadeleleridir. Jeoloji, Gıda, Coğrafya gibi mühendisliklerin yanı sıra ekip çalışması ve liderlik kavramları da bulunmaktadır. Özetle, Jules Verne, dünyadaki tüm ilkokullarda olması gereken bir öğretmendir, anne-babalara bütün eserlerini şiddetle tavsiye ederim.