Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Jules Verne, 19.yüzyılın ikinci yarısında, yani sanayi devriminin 100 yıl içinde bütün üretimi değiştirdiği, elektrik devriminin de hissedilmekte olduğu bir dönemde, bilim-kurgu romanları olarak nitelendirilebilecek eserler yazmıştır. Jules Verne’nin önemi nedir? Bir çocukta, eğer mühendisliğe yönelik analitik (ve uzamsal) zeka/yetenek/heves varsa, ortaya çıkartır. Çocuğunuz henüz küçükken, dünyadaki en önemli meslek olan sınıf öğretmenliğinden hemen sonra gelen mühendisliği kafasına koyar. Dünyanın Merkezine Yolculuk’ta, bir jeologun meslek aşkı üzerinden, (Ankebut-20’de açık emir olmasına rağmen islam coğrafyasında unutulmuş olan) Paleontoloji, Jeoloji ve Enerji gibi mühendisliklerin olduğu bir macera anlatılmaktadır. Özetle, Jules Verne, dünyadaki tüm ilkokullarda olması gereken bir öğretmendir, anne-babalara bütün eserlerini şiddetle tavsiye ederim.
İtiraflarım muhteşemdir. Tolstoy, hem Rusya’da ve Avrupa’da çok ünlü olmasına, hem de zengin olmasına rağmen “anlamsızlığını” itiraf ettiği eseridir. İlkönce, popüler ve zengin olmanın verdiği havayla dine soğuk yaklaşmasını, daha sonra hayat nedir? sorusunu bilimde arayıp çuvallamasını, en sonunda ise Hristiyanlığa dönüşünü anlatır. Kritik olan nokta şudur ki Hristiyanlık tarihindeki en sapkın olaylardan birisi olan Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinden 300 yıl sonra, İznik Konsili’nde, Hz.İsa’nın tanrının oğlu olduğuna dair alınan karar başta olmak üzere, kilisenin dinde olmayan eklemelerine dair şüphelerini de dile getirir bir taraftan. (Bu bizdeki, Kuran’da olmayan kabir azabına dair sektör oluşturulmasına benzer) Bu yüzden, İtiraflarım’dan neredeyse hiç bahsedilmez. (Diğer gizlenen kitabı: Sanat Nedir?’dir) Bu kitabı, özellikle 18-22 yaşındaki gençlere, iş hayatına girmeden bu sorgulamayı başlatmaları için şiddetle tavsiye ederim. Gerçekten, Hayat nedir?
1800lerin başında yaşamış olan Max Stirner, (Hegel’de eksik olan) bir insanın egoizminin tek yolunun (düşünme gelişimi ile sağlanan) “güç” olduğunu, devlet ve mülk edinme hakkı gibi kavramların (egoistler birliği ile aşılabilecek) “hayaletler” olduğunu, komünizmin, Hristiyanlık gibi insanın bireyselliğini silmiş bir araç olduğunu teşhis ettiği için anarşizmin öncüsü olarak lanse edilmiş mübarek bir Almandır. Bu kitapta, heryerin siyasi dini bilimsel vs. cesetlerle kaplandığı, bunları temizlemek için en önemli konunun okul/eğitim olduğu, eğitimin elitlerin elinde halkı cahil bırakıp itaat ettirmek için kullanıldığını, Aydınlanma ile Realizmin getirdiği eğitim anlayışlarının eksikliğini, eleştirel düşünce/özgür insan için köle yetiştren eğitimin değiştirilmesi gerektiği gibi çıkarımların yanı sıra, Alman Aryan düşüncesi ile eleştirel bölüm de bulunmaktadır. Gatto ve Illich’ten daha iyidir, ancak bir metodoloji içermez, sadece eleştiridir. Eğitim profesyonellerine tavsiye ederim.
Kitabın orjinal adı, “Strateji: Barışın ve Savaşın Mantığı”dır. Yazarın, ne (İsrail ordusunda gönüllü 4-5 yıllık görevi haricinde) askeri bir geçmişi ne de özel sektör kariyeri yokken, Reagan’ın danışmanı olmasının ve kitabı yazabilmesinin nedeni muhtemelen ajanlıktır. Kitapta, sadece savaşta kötü yol olabilir diyerek dehşet bir hata ile bir açılış yapmış, Sun Tzu, Jomini vs. hiç okumadığını belli edercesine L.Hart ve Clausewitz’in fikirlerini güya yorumlamıştır. Donanımı eylemle karıştırmış, sırp katliamında ateşkes yapılmasının Bosnalıların gücünü artırıp savaşı devam ettirdiğini ve Filistinlilere insani yardım götürmenin terörist yetiştirdiğini iddia etmiştir. (Ne yapılsaydı?) Körfez Savaşı denilen Irak’ın işgalinde, her uçağın yaptığı sortileri ve attığı bombayı listelemiştir. Ancak, yanlış kurgulanmış da olsa, kitapta strateji seviyelerine dair iyi bir bölüm bulunmaktadır. Kitabın adı yanlış, çevirisi ve içeriği çok kötüdür. Sadece strateji profesyonellerine öneririm.
Öncelikle çocuklar ve gençler olmak üzere, yetişkinlerin de “düşünme ve sorgulama” becerisini geliştiren gelmiş geçmiş en iyi kitaplardan birisi olan Felsefe Makinesi’nin yazarı Peter Worley’in bir başka şaheseridir bu kitap. Homeros’un Odysseia’in Truva’ya gidişi ve vatanı Yunanistan’a geri dönüşünün anlatıldığı destan, muhteşem bir şekilde küçük öykülere bölünmüş. Her öyküden sonra, o öyküdeki temel konuya göre sorular düzenlenmiş. Savaş nedir? adalet nedir? mutluluk nedir? liderlik nedir? bir insan niye yaşar? gibi sorgulamaların olduğu dehşet bir kitap olmuş. Felsefe Makinesi ve Felsefe Gemisi’nin, bir çocuğun veya bir gencin felsefeye olan yatkınlığını ölçmenin çok üzerinde bir etkisi var: Düşünmeyi/Tefekkürü öğretiyorlar. Üst düzey çeviri ve sayfa düzeni için, çevirmeni, yayınevini ve bu kitabı satışa sunan Kitapyurdu’nu tebrik ederim. Bütün ilkokul öğretmenlerine, anne babalara veya eğitim alanında çalışan herkese şiddetle öneririm. Muhteşem.