Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar

06.05.2024

Aristo, Farabi, Maverdi, Kant ve Nietszche gibi büyük düşünürlerin ana konularından birisidir erdemler. Eğitimin ve psikanalizin amacı, erdemli/gerçek insan oluşturabilmektir. Kendini Savunan İnsan, Erich Fromm’un erdemler üstüne kitabıdır. Öncelikle, Aristo, Spinoza ve Dewey üzerinden erdemlere tarihi bir bakış açısı sunar, Freud’u eleştirerek psikanalizin erdemlere nasıl bakması gerektiğini anlatır. Sonrasında, insanın hayvandan farkları, kendine ait güçleri ve güçsüzlükleri, (Fromm’un belirlediği) karakter tipleri üzerinden insanı tanımlar. En sonunda, bencilliğe, otoriter/üretken örneğinden vicdana, erdemin ölçüsü olarak mutluluğa, (taklidi/tahkiki iman gibi) akıldışı ve mantıklı kuşku örneğinden inanca bakışını anlatır ve kapitalizmin sonucunu söyler; bizim ahlaki sorunumuz, insanın kendine karşı kayıtsızlığıdır. Bu kitap, Kuran’ın Risale-i Nur tefsirindeki, insanın niye yaratıldığı 30.Söz’e, dünyadaki amaçları 11.Söz’e, kaderin ne olduğu 26.Söz’e götürür. Muhteşem bir kitaptır.
06.05.2024

Fransa’nın ilk Medici kraliçesi Catherine’in yönetim zincirindeki La Boetie’nin bu risalesi muhteşemdir. Öncelikle, kişinin içinde bulunduğu otoriter sistemi hissedebilmesi için sistem dışı -Aristo; Kuran gibi- okuması/düşünmesi gerektiğini gösterir. İkincisi, otoriter ahlakı betimler: ulusun en alçağı olabilecek bir tirana kulluk edenlerin, mucizevi değerler atfettiklerini, hırsızlıklarına katlandıklarını, alçaklığı arzuladıklarına, kişiliklerini -zevk alarak- yitirdiklerine değinir. Üçüncüsü, bu biatın kökeninin eğitim ve görenekler olduğunu belirtir, Osmanlı’dan örnekler. Dördüncüsü, otoritenin alçaklığı ve zayıflığı artırmak için halkı uyuşturduğunu söyler, hırsızlık ve otorite zinciri organizasyonunu betimler. Bir kişinin gerçekten yaşaması için bunları reddedip kendi içine dönmesini öğütler. Erich Fromm’dan 400 yıl önce otoriter karekterleri bu kadar iyi betimlemesi takdire şayandır. Bu muhteşem risaleyi, gerçekten yaşamak isteyen her akil erdemli insana öneririm.
06.05.2024

9-12.yüzyıllar arası Ortadoğu’daki matematik, astronomi, fizik, kimya, makine, inşaat vd. mühendislikler hakkında çizimlerle desteklenen güzel bir kitaptır. El-Harezmi’yi, Kopernik’in güneş merkezli teorisine ilham veren el-Tusi’yi, optiğin babası El-Heysem’i, robotikin babası el-Cezeri’yi, otomatik kontrol sistemlerinin mucidi Benu Musa Kardeşleri, diğer bilim adamlarının katkılarını, Şam çeliği, sulama ve köprü teknolojileri gibi mühendislik uygulamalarını anlatır. 180 sayfalık bu kitap, buzdağının görünen yüzünün bir yorumudur (Prof. Fuat Sezgin’in İslam’da Bilim ve Teknik’ine bakınız). Son kısmında İspanya ve İtalya’dan bu bilgilerin Avrupa’ya aktarıldığını belirtirken haçlı seferlerinden, Venedik’ten vb. tarihçi olmadığı için bahsedemez. Bu kitapçıkta, normal bir gelişimden bahsediyor gibi şaşkınlık/hayranlık dile getirilmez. Bunları oluşturan ve tekrarlanabilmesini sağlayacak temel motivasyon da eksiktir, ancak yine de güzel ve kısa bir derlemedir, çocuklara daha uygundur.
02.05.2024

Dünyadaki en büyük araştırmalardan birisinin sonucu şudur: gerçek insani başarıya ve mutluluğa ulaştığını hissettiği gözlemlenen yetişkinlerin, çocukluklarında ne zengin ne fakir bir ailede büyüdükleri, ne üniversite mezunu bir anne baba tarafından büyütüldükleri, ne de küçük yaşlarda kurslara gittiği gibi korelasyonlar bulunamamıştır. En büyük korelasyon: çocukluklarının geçtiği evdeki kitap sayısı ve çeşitliliğidir. Her çocuğun anne babası üzerinde hakları vardır. Bunlardan birisi de bir insanın gerçekten yaşamasını sağlayan üç gücün yönlendirilmesidir ve tetiklenmesidir: zihinsel, entelektüel ve bedensel güçler. Deneylerle Bilim Dünyası da çocuğunuzun zihinsel güçlerini tetiklemek için güzel bir kitap olmuş. Görsellerle, sesin elektriğin ve ışığın temel prensipleri anlatılmakta, diğer canlıların nasıl duyduğu ve gördüğü ile ilişkili ek bazı bilgiler de sunulmaktadır. 8-12 yaş arası çocuklara özellikle tavsiye ederim.
01.05.2024

Avrupa’da yüzyılın oyuncağı seçilen LEGO’nun dönüşüm hikayesini görünce, LEGO’da tedarik zinciri yöneticiliği ve CEO’luk da yapmış olan yazarın kitabını büyük bir hevesle alıp okudum. Yazarın kendi hayat hikayesini de anlattığı bölümler arasında bir kategorizasyonun veya en azından kronolojik bir sıranın bile olmaması bir yönetim kitabından beklenmeyecek bir hata olmuş. Satır aralarından anladığım kadarıyla ilkönce kategori çalışması yapılmış, ki zaten kamu veya özel sektörde bütün gerçek stratejik dönüşüm çalışmaları kategori çalışması ile başlar. Yazar ise dönüp dolaşıp Görsel Fabrika uygulamasından bahsediyor. Bu kitap, tedarik zinciri veya finans gibi bir konuda uzmanlaşmış bir kişinin, büyük resmi nasıl kaçırabileceğinin ispatı olarak okunabilir, bir dönüşümü anlatmaktan uzaktır. Yine de Bali Padda’nın ayrılış süreciyle ilgili yazdıklarına üzüldüm. Tedarik zinciri optimizasyonu üzerine Amaç, Hız, Yalın Düşünce, Dünyayı Değiştiren Makine gibi şaheserleri okumanızı öneririm.