Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Harari, dünya çapında ses getiren iki kitabıyla bilinir. Bunlar birbirini tamamlayan Sapiens ve Homo Deus kitaplarıdır. Sapiens: Hayvanlardan Tanrılara kitabında, insanın evrim neticesinde maymunluktan çıkıp insana döndüğünü iddia eder, tarım devrimini hiçbir delile dayanmadan sanki gözüyle görmüş gibi anlatır, bu insanların toplumda katman oluşturmak için dini ve tanrıları yarattığını iddia eder, bilimsel gelişmeler ve kapitalizmle birlikte insanın tanrıya dönüştüğü teziyle bitirir. Homo Deus’ta ise tanrılaşmış insanın dünyayı anlamlandırma ağıtından bahseder ve yapay zeka/veri dini ile insanın kendinden üstün bir tür yaratacağını ve dünyadan yok olup gideceğini tahmin eder. Eleştirel düşünce gücüne sahip ve/veya tahkiki iman sahibi herhangi bir okurun, “yazık” diyebileceği yorumlar ve tahminlerle dolu, bir tarihçiden beklemeyeceğiniz fikirler kitaplarıdır her ikisi de. Allah’ın ve Cennet/Cehennemin olmamasını arzulayanların kitabıdır. Komedi niyetine okunabilir ancak.
800-1100 yıllarında gerçek islam, hem coğrafi olarak genişlemiş, hem de Beyül Hikme/Bağdat, tüm zamanların çağdaşlarına göre en yüksek farkla bilgi birikimi olan şehri haline gelmişti, matematik, kimya, astronomi, teknik tasarım gibi dünyanın geri kalanının neredeyse hiç bilgisi olmayan konularda dehşet eserler vermiştir. En önemli soru ortaya çıkar: bu kültür nasıl yok oldu? Gazali’nin 33 yaşında devlet başkanı tarafından başına getirildiği Nizamiye Medreseleri’nin bu yok oluştaki katkısı nedir? Gazali’nin İhyai Ulumid Din (yani Din İlminin Canlandırılması) adındaki kitabı da, Yöneticilere Tavsiyeler (veya Filozofların Tutarsızlığı) gibi yan risaleleri de, İbni Rüşt ve Farabi gibi çağlar üstü büyük alimlere kafir demiş Gazali’nin, din kılıfına bürünmüş lider tapıncının izlerini taşır. İşte bundan dolayı, ilim ve bilim bu toprakları terk etmiştir. Okuyunca ağlar bir mümin, orta doğu halklarına ağlar, Gazze’ye ağlar, Yazık.
Sosyoloji ilminin kurucusu olarak kabul edilen İbni Haldun’un Dersler Kitabı adındaki külliyatının ilk ve en çok bilinen bölümü olan Mukaddime, gerçekten ilginç bir kitaptır. Öncelikle, bir milletin başarısının ve davranış tarzının, içinde yaşadığı iklimin de etkisiyle şekillenen kültüründen aldığını sayfalarca anlatmasını, cani ve sapkın bir arap kavminin, Hz.Muhammed (SAV)’den sonra nasıl değiştiğini bilen, yani eğitimle gelişmeye inanan bir müminin kabul etmesi mümkün değildir. İkinci büyük falso da ilimlere bakışta ortaya çıkar. İlimleri, dini ilimler ve din dışı ilimler olarak ikiye ayıran, Kuran’da yüzlerce ayet olmasına rağmen, din dışı dediği ilimleri aşağılayan, hatta kimyaya simya diyen, dini ilimleri de 2.ciltte yüzlerce sayfa gereksiz şekilde anlatan, üstelik bunları Bağdat’tan çıkan ilimlerin tercümeleri Venedik’te bitirildiği dönem olan 1300’lerde yapan bir kişiyi, bir müslümanın anlaması ve kabul etmesi mümkün değildir. Yazık.
Bostan ve Gülistan’ın yazarı, Gazali temelli Nizamiye Medreselerinden çıkan Sadi Şirazi’nin Hükümdarlara Öğütler kitabı, din kılıfına bürünmüş bir lider tapıncının kitaplarından birisidir. Hz. Muhammed (SAV)’i bilen, Kuran’a iman etmiş bir okurun, şaşkınlıkla ağzını açık bırakacak, ne islami bir vizyondan ne de erdemlerden kaynaklanmayan nasihatler bulunmaktadır. İslam Dinini, şamanist bir lider tapıncına yem etmiş, o günlerdeki yeni düşünce ortamını anlatan eserlerdir bunlar. İşte bundan dolayı, matematik, fizik, kimya başta olmak üzere ilim ve bilim bu toprakları terk etmiştir. Okuyunca ağlar bir mümin, bir daha dünya sahnesine çıkamamış orta doğu halklarına ağlar, Gazze’ye ağlar, Filistin’e ağlar, Kudüs’e ağlar, en önemlisi de Bağdat’a ağlar. İnşallah, gün gelecek, canlı yayında hınçla bombalanmış Bağdat’ın mirasını alacağız ve ilerleteceğiz.
800-1100 yıllarında gerçek islam, hem coğrafi olarak genişlemiş, hem de Beyül Hikme/Bağdat, tüm zamanların çağdaşlarına göre en yüksek farkla bilgi birikimi olan şehri haline gelmişti, matematik, kimya, astronomi, teknik tasarım gibi dünyanın geri kalanının neredeyse hiç bilgisi olmayan konularda dehşet eserler vermiştir. En önemli soru ortaya çıkar: bu kültür nasıl yok oldu? Bostan ve Gülistan, bu kültürün yok olmaya başlamasının ilk iki emaresinden birisi olduğu için çok kritiktir. (Diğeri Siyasetname’dir). Gazali temelli Nizamiye Medreselerinden çıkan Sadi Şirazi’nin din kılıfına bürünmüş bir lider tapıncını görünce ağlar bir müslüman, bilimin ve ilimin bu topraklardan gidişine ağlar, bir daha dünya sahnesine çıkamamış orta doğu halklarına ağlar, Gazze’ye ağlar. (Bağdat’tan Maverdi ile bu kitabı karşılaştırmalı okumak bile vizyon açar)