Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük düşünürlerinden Nietzsche’nin, en önemli eserlerinden birisidir. Öncelikle şunu belirteyim ki bu kitap, zerdüştlük üzerine değildir, alakası yoktur. Bu kitap, çok üst seviye bir eleştirel düşünme kitabıdır. Andrei Tarkovksy’nin çağlar ötesi bir filmi olan Stalker’ın, yani hayatın ne olduğunu, anlamı, imanı bulmaya çalışan bir hayat yolcusunun, gerçek bir insan olmak isteyen bir insanın, yazıya dökülmüş yolculuğudur. Panayırla, yani dünya hayatına dalmış insanlar ve hırsızlıkla servet edinmiş zenginler olan cambazla başlar bu yolculuk, dağın tepesinde hepsi de metafor olarak dehşet bir tespitle belirlenmiş arketiplerin, canlılık/iman arayışlarında, bir anlık boşlukta aniden geri dönmeleriyle, iman sahibinin bir anlık üzülmesi ve sonra kendine gelmesiyle, ümitle mutlulukla biter. Stalker filmindeki acıyı da, Kuran’da Hz.Musa’nın acısını da duyarsınız. İşte gerçek bir şaheser kitap, bu şekilde insanı yolculuklara çıkartır. Muhteşem, muhteşem, muhteşem.
Bir hukuk proseförü ve Harvard müzakere projesi yöneticileri tarafından yazılmış, ABD’de ilk basıldığı günden bugüne milyonlarca satılmış, üzerine eğitimler yapılmış, müzakere üzerine temel eserlerden birisi olarak gösterilen bir kitaptır bu. Kitapta, müzakere iletişiminden, taktiklerinden ve nasıl kandırılmayacağınızdan örnekler bulunmaktadır. Kitapta belirtilmeyen temel varsayım ise, müzakere yapacak iki tarafın da hem zeki hem de erdemli olmasıdır. Lider odaklı -yani lider ne derse o olur- ve erdemsizliğin olduğu -yani yalancı, çıkarcı, kumpasçı, adaletsiz- ilişkilerde hiçbir şekilde işe yaramaz. Japonya gibi üst seviye kültüre sahip toplumlarda avukatlığın önemsizliğini ve değersizliğini biliyorsanız, orada da bu kitabın işe yaramayacağını tahmin edebilirsiniz. Kendi kategorisinin en iyi kitaplarıdan birisi olduğu için, kamu veya özel kurumların -özellikle satın alma departmanlarındaki- yöneticilerine tavsiye edebilirim.
Düşünme ve doğru karar vermenin teknikleri üzerine, psikoloji profesörü Nisbett tarafından yazılmış güzel bir eserdir. Bu “karar verme teknikleri” kategorisinde, bu kitap gibi pek çok kitap yazılmıştır. Bunun başlıca nedeni, insanların medya ve eğitim sistemleri tarafından uyuşturulması ve doğru karar alamayacak şekilde eğitimlerini tamamlaması değildir. Ana nedeni, ABD halkından ziyade şirketlerinin yaptığı büyük hataların, örneğin NASA’nın yıllarca milyarlarca dolar ve beyin harcayarak yaptığı uzay mekiklerinin çok basit nedenlerle patlaması veya Detroit’teki büyük ABD otomotiv sanayisinin Japonya tarafından alaşağı edilmesi gibi, önüne geçilemeyen bir hal alarak gün yüzüne çıkmasıdır. Bu kitaptan sonra çıkan Nobel Ödüllü Hızlı ve Yavaş Düşünme, Dürtme, Doğru Karar gibi kitaplardan sonra, sadece konuyla ilgilenenlerin özellikle birinci bölümdeki düşünceyi düşünmek ve kitabın sonundaki araçlar bölümlerini gözden geçirmeleri için tavsiye ederim.
Her kitap değil, gerçek kitaplar yolculuktur, okuyucuyu gezdirir, düşündürür, tefekkür gücünü artırır, insanı geliştirir. Stefan Zweig demek, Olağanüstü Bir Gece demektir, Hayatın Mucizeleri demektir, Bir Çöküşün Öyküsü demektir, Satranç demektir. Sorgulamak demektir, arayış demektir, düşünmek demektir. Kendileriyle Savaşanlar’da, Stefan Zweig, kendisini etkileyen üç büyük düşünürün, hayat hikayeleri üzerinden duygularını ve bu duyguların yansımalarını analiz etmiştir. Kitapta, Hölderin ve Kleist bölümlerini, oruç tutan bir kişinin iftarı beklemesi gibi Nietzsche’yi bekleyerek okudum. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük düşünürlerinden olan Nietzsche’yi, her ne kadar düzen insanları yeteneğe karşı renk körü olsalarda gibi muhteşem ifadelerle tarif eden Zweig’a duygu dolu gözyaşlarımla katılmama eşlik etmek isterseniz, bu muhteşem kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Her kitap değil, gerçek kitaplar yolculuktur, okuyucuyu gezdirir, düşündürür, tefekkür gücünü artırır, insanı geliştirir. Stefan Zweig demek, Olağanüstü Bir Gece demektir, Hayatın Mucizeleri demektir, Bir Çöküşün Öyküsü demektir, Satranç demektir. Sorgulamak demektir, arayış demektir, düşünmek demektir. Stefan Zweig gibi üst seviye bir yazarın, gelmiş geçmiş en büyük edebiyat şaheserlerinin yazarlarına sessiz kalması düşünülemezdi. Balzac’la ilgili olarak, Stefan Zweig’in intihar ettikten sonra yazdıklarının bir derlemesi olan daha geniş (ancak kendisi düzenleyemediği için tekrarlı) bir Balzac kitabı da bulunmaktadır. En büyük usta olan Dostoyevski’yi nasıl yorumlarsanız yorumlayın, bir de Stefan Zweig’dan dinlemek için buyrunuz okuyunuz.