Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitap, Oliver Sacks’ın pek çok kitabı gibi gerçek nörolojik vakalardan oluşmuştur. Nöroloji ile ilgilenler zaten kaçırmazlar bu kitabı, ancak benim gibi ana konusu “nasıl daha iyi bir dünya?” olan, yönetim ve eğitim sistemleriyle ilgilenenlere de bu kitap pek çok şey katar. İnsan nedir? hayat nedir? neyi nasıl algılarız? algıladığımız şeyin doğru olup olmadığını nasıl bilebiliriz? gibi soruları sordurur, insanı -kitabın tanıtımında yazdığı gibi- zihinsel yolculuğa çıkartır. Yetenek nedir? Nörolojik olarak anormal olarak kodlananların bazı yetenekleri üstün müdür? sorularını, afezi hastalarının fani dünya hayatında fırıldak olmayı seçmiş başkan adaylarına kahkahalarla gülmesi gibi vakalar üzerinden sordurur. Yalanı veya kıvırtmayı bunu anlayan her erdemli insan mı güler?’i düşündürür. Howard Gardener’in Çoklu Zeka Teoeri’mini oluştururken çalıştığı anormal üzerinden yeteneklerin tespitine götürür okuru. Bu yolculuğa çıkmak isteyenlere tavsiye ederim.
Rönesans dönemi, içi boşaltılan Vatikan’daki ilahi güç yerine para sahiplerine biat etmenin, yani kapitalizmin başladığı dönemdir. En önemli aktörlerden birisi Medici ailesidir. Gücün kontrolsüz bir şekilde toplandığı, insanların inançlarının ve günlük yaşamlarının değiştirildiği dönemdir. Bu kadar güce neden olacak para nasıl oluşmuştur? Tarihteki ilk çift mizan muhasebe sistemi, ilk bankacılık nasıl kurulmuştur? Entrikalar, komplolar, sözde sanatın desteklenmesi, para hareketlerine gönderme yapan bu eser, İtalya uzmanı Tim Parks tarafından kaleme alınmıştır. Kitabı, Bretton Woods sonrası dünyadaki para hareketlerini, sanatın değişimini, siyaset zenginlik ilişkisini düşünerek okumanızı tavsiye ederim. Dünyaya gerçekten değer katmak isteyen ve erdemleri olan her insana tavsiye ederim. (Ayrıca, günümüzdeki para hareketlerinin tetiklediği psikolojiyi anlamak için bir başyapıt önerim var. Rainer Funk’un “Ben ve Biz”i)
Bertrand Russell, İngitere’den çıkmış dehalardan birisidir. Frege ile birlikte analitik felsefenin kurucusu olarak kabul edilmektedir, Ludwig Wittgenstein’in hocasıdır, üst düzey bir matematikçidir ve antiemperyalist olduğu için İngiltere’de hapse atılmış, emperyalist İngiltere’den çıkmış erdemleri olan nadide üst düzey düşünürlerden birisidir. Mutlu Olma Sanatı, 1930’da yazılmış, esasında basit bir kitapçıktır. Kitabın birinci bölümü mutsuzluğun nedenleri üzerinedir; rekabet, kıskançlık, toplum ne der? gibi düşünceler içerir. İkinci bölüm ise mutluluğun tetikleyicileri üzerinedir. Adanma, aile, iş yapmak, kişisel hobiler gibi başlıklar içerir. Mutluluğun, dünyanın en önemli konusu olduğuna inandığım için, insan başka ne ister ki, özellikle üniversite çağındaki gençlere ve güzel ve mutlu bir hayat yaşamak isteyenlere öneririm. Mutluluğun en tepe kitabının Viktor Frankl’ın İnsanın Anlam Arayışı olduğunu düşündüğümü belirteyim. Bir soru: Kuran’a göre nedir mutluluk? nedir anlam?
Öncelikle belirtmem gerekiyor ki kitabın adındaki “yetenekli” kelimesi, orjinalindeki “gifted”in birebir karşılığı gibi olsa da, bu kitapta “kurtulmuş” anlamında. Neden kurtulmuş? Annesinin (veya kendisini yetiştiren kişinin) çocukluğunda yaşadığı travma ile, kendisine “sahip olduğu bir köle” gibi davranmasıyla kurduğu başarılı ve mükemmel olma baskısından ve kontrolünden kurtulmuş çocuklara, yani neredeyse her kişiye seslenmektedir. Yetişkinlikteki boşluk hissi, erdemsizlik, hırslar, anlamsızlık, kıskançlıklar, sevgisizlik gibi problemlerin kökeninin, yetiştiren kişinin (çoğunlukla annenin) kendi çocukluğundaki travmaya bağlıyor yeni psikoterapi araştırmaları. Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları, Çocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi gibi kitaplarla birlikte okunursa faydalı olur. Ancak, bu problemi nasıl bertaraf edebiliriz? konusunda Amerikan psikoterapisi “yüzleşmekten ve bireysellikten” başka bir çözüm getiremez. İnsan nasıl insan olur?
Yapay Zekanın niyesini, tarihsel gelişimini, dünyada koparılan yapay zeka korkusunun nedenine inmeden, sadece bazı algoritma uygulamalarının olduğu basit bir kitaptır. Yazarın uzmanlık alanı bilgi yönetimidir, yani bilginin nasıl elde edileceği, nasıl işleneceği ve sonuçlarının nasıl analiz edileceğidir. “Yapay Zeka Devrimi” adının içini doldurmaz kitap. Zaten bir devrim de değildir, sadece işlem gücünün (işlemcilerin gücünün artması, devasa veri tabanlarının inşaası ve daha iyi algoritmaların geliştirilmesinin) etkisiyle insanın zaten düşündüğü düşünebildiği şeyleri bilgisayarlara/makinelere daha fazla yaptırabilmesidir. Neredeyse konu hakkındaki her kitapta anlatılan algoritma sonuçlarını bu kitapta da bulabilirsiniz. Bu beklenti ile konu hakkında ilk defa bilgi sahibi olmak isteyenlere önerebilirim.