Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Yönetim Biliminin mucidi sayılan ve dünyanın gelmiş geçmiş en iyi yönetim kitabı olarak nitelendirdiğim Türkçesi: Yönetim adıyla çıkan kitabı 1975 yılında yazan Peter Drucker’ın, 500 sayfalık başyapıtının içindeki bazı konularla ilgili görüşlerini detaylandırdığı fikirlerinden veya konuşmalarından oluşan kitaplar yazılmıştır. Bu kitap da onlardan birisidir. Kitapta, etkinliğin ne olduğu, zaman yönetimi, katkıya odaklanmanın önemi, hem bireysel hem kurumsal olarak güçlü yanlara odaklanmanın kritikliği, konsantrasyonun gücü ve stratejik olarak gerekliliği ve etkin kararlar alabilmek gibi konular bulunmaktadır. Drucker’ın her fikri, akil insanı düşündürür, yapılan bireysel ve kurumsal hataları ortaya koydurur, insana değişim için gerekli rahatsızlık bölgesine sürükler, yani akiş insanı geliştirir. Kendisine, ailesine ve dünyaya değer katmak isteyen her akil insana öneririm.
Bu kitabı eğitim sistemi üzerine çalışan herkese tavsiye ederim. Bence dünyadaki eğitim felsefesi ve psikolojisi üzerine yazılmış en önemli eserlerden birisidir. 1900’lü yılların başında sovyet Rusya’nın psikoloji ve eğitim konusunda bu kadar araştırma yaptığını, bilgi birikimine sahip olduğunu ve sovyet eğitim sistemine uyguladıklarını bu kitaptan sonra (büyük bir utançla) araştırıp öğrendim. Vigotski’nin eserlerinin neredeyse tamamı 20.yüzyılın ikinci yarısında ABD’de İngilizceye çevrilmiştir. Ayrıca, dünyanın en üst seviye eğitim sistemine sahip İskandinavlar, Vigotski’nin de temellerini attığı Aktivite Teorisi’ni uluslararası bir öğrenme teorisi olarak yorumlayarak kendi eğitim sistemlerine entegre etmişlerdir. Tekrarlıyorum: bu kitabı eğitim sistemi üzerine çalışan herkese tavsiye ederim.
Stefan Zweig demek, Olağanüstü Bir Gece demektir, Hayatın Mucizeleri demektir, Bir Çöküşün Öyküsü demektir, Satranç demektir. Sorgulamak demektir, arayış demektir, düşünmek demektir. “Karmaşık Duygular” Stefan Zweig’in arayış, sorgulama ve bir anlamı olmayan (veya anlamını kaybetmiş) bir kişinin, savrulması ile ilgildir diyerek biraz da zorlayarak yorum yapıyorum. Diğer eserlerini bu açıdan tamamlar gibidir. Öncelikle yukarıda saydığım Stefan Zweig eserlerini okumanızı öneririm.
Her kitap değil, gerçek kitaplar yolculuktur, okuyucuyu gezdirir, düşündürür, tefekkür gücünü artırır, insanı geliştirir. Roman okumak isterseniz Dostoyevski ve Balzac, novella okumak isterseniz Stefan Zweig bu gerçek kitapların en önemli en üst örnekleridir. Stefan Zweig demek, Olağanüstü Bir Gece demektir, Hayatın Mucizeleri demektir, Bir Çöküşün Öyküsü demektir, Satranç demektir. Sorgulamak demektir, arayış demektir, düşünmek demektir. “O Muydu?” da yukarıda saydıklarım kadar kuvvetli olmasa da insandaki şüphe duygusu üzerinedir. Şüphenin, güvensizlik (veya çok üst seviye bir güvensizlik olan imansızlık) durumunda evhamın büyüyerek ulaşabileceği noktaya yaklaştırır okuyucuyu. O Muydu? sorusuyla birlikte Nasıl bir Hayat? sorusunu sordurtur. Stefan Zweig demek gerçek kitap demektir, gerçek yolculuk demektir, öneririm.
Rönesans/Reform hareketlerinden sonra Batının peygamberi olarak nitelediğim Dante hakkında görür görmez alıp okuduğum bir eser oldu. Ve bu kitap okuduğum ilk ve son Rene Guenon eseri olarak hayatımdaki yerini aldı maalesef. Bu kadar küçücük bir kitapçıkta bile çok fazla çeviri eksiği olmasına rağmen, esas sorun kitabın hiçbirşey içermemesi. Ben vakit kaybettim, siz vakit kaybetmeyin diye bu yorumu yazmak benim için bir sorumluluktur. Rönesans/Reform Döneminde yapılan değişimi anlamak için önerilerim: Tim Parks’ın Medici Ailesi’ni, Dante’nin Cennet-Cehennem-Araf’ını, Makyavelli’nin yazdığı her eseri okumak, Floransa’da Medici Sarayını ve Arkeoloji Müzesini ziyarettir. Dan Brown’un Cehennem adlı romanı bile, her ne kadar Kayıp Sembol gibi kritik şeyleri bile bile deşifre etmese de bu kitapçıktan daha iyidir.