Toplam yorum: 3.284.600
Bu ayki yorum: 6.106

E-Dergi

Zeytinli35 Tarafından Yapılan Yorumlar

14.02.2026

Kitap, Meksika’da tren rayları boyunca yaşayan ve sürekli göç etmek zorunda kalan yoksul ailelerin çocuklarını konu alır. Hikayenin merkezindeki çocuklar Ikal, Valeria, Chico ve Tuerto, bir de Ikal'ın sadık köpeği Quetzal vardır. Bu çocuklar, aileleri iş buldukça bir yerden başka bir yere taşınır ve düzenli bir eğitim alma şansı bulamazlar. Rayların yakınında kurulan gezici bir okul (Malinalli Tenepatl Okulu) ve bu okulu ayakta tutmaya çalışan fedakâr bir öğretmen (Don Ernesto) vardır. Ikal tren yolu inşatına yıldırım düşmesi sebebiyle babasını kaybeder ve annesiyle oradan ayrılır. Öğretmen, imkânsızlıklara rağmen çocuklara eğitim vererek onların hayata tutunmalarını ve kendi geleceklerini kurmalarını sağlamaya çalışır. Ancak okul yeni eğitim modeline uymadığı ve gereksiz görüldüğü için yetkililer tarafından kapatılmak istenir. Bu görev müfettiş Hugo Venezuela'ya verilir. Don Ernesto, seneler sonra gelen müfettişin aslında Ikal olduğunu öğrenir.
01.02.2026

Kitap, Japon sömürge döneminden, Kore Savaşı yıllarına kadar geçen; yoksulluk, savaşın sivil hayata etkisi, aile bağları ve özellikle bir kız çocuğunun büyüme sürecini anlatıyor. Hikâye daha çok anne–kız ilişkisi üzerinden ilerliyor. Günlük hayatın küçük ayrıntıları (yemek, ev, yokluk, utanma, kayıp) üzerinden savaşın insanın iç dünyasında açtığı yaraları gösteriyor. “Şinga”, yabani bir ot, yoksulluk zamanlarında yenebilen, ekşi-mayhoş tadı olan bir bitkidir. Özellikle Kore Savaşı yıllarında, yiyecek bulmanın zor olduğu dönemlerde çocukların toplayıp yediği “fakirlik yiyeceği” dir. Ama romanda şinga sadece bir ot değil: Açlığın, Yoksulluğun, Çocukluk hatıralarının, Ve “az olan şeylerin bile paylaşılmak zorunda kalınmasının” sembolüdür. Dili sade ama duygusal olarak çok güçlü. Savaş romanı gibi dursa da asıl derdi: “Savaş insanın evine, anneliğine, çocukluğuna ne yapar?”
21.01.2026

Kitap; özellikle İngiliz sömürgesi döneminde Kıbrıs’ta yaşanan insan kaçakçılığı, yoksulluk ve çaresizlik yüzünden genç kızların Arap ülkelerine satılması gerçeğini merkeze alır. Hikâye, “Cümbez’in kızı” üzerinden ilerlerken: Sömürge düzeninin yarattığı yoksulluk ve çaresizlik, Kadınların bedenleri ve hayatları üzerinden kurulan sömürü, Ailelerin, özellikle annelerin ve kız çocuklarının yaşadığı sessiz acılar, Kıbrıs toplumunun bastırılmış, konuşulmayan travmaları ele alınır. Roman, yalnızca bireysel bir dramı değil; toplumsal hafızaya kazınmamış bir utancı ve bunun kuşaklar boyunca süren etkilerini de anlatır. Cümbez gövdesinden ve köklerinden bile meyve veren bir ağaç olmakla beraber meyvesi incire benzemekte imiş.
19.01.2026

Kitap, yazarın annesine hitaben yazdığı duygusal mektuplar çerçevesinde ilerler. Waris Dirie, çocukluğunda maruz kaldığı kadın sünneti travmasını, bunun hayatında bıraktığı fiziksel ve psikolojik izleri ve annesiyle olan karmaşık ilişkisini anlatır. Aynı zamanda annesini suçlamakla onu anlamaya çalışmak arasındaki iç çatışmasını da açıkça ortaya koyar. Waris; Kadın sünnetinin birey üzerindeki yıkıcı etkilerini, Göç, kimlik, aidiyet ve annelik kavramlarını, Affetme, yüzleşme ve iyileşme sürecini samimi ve sarsıcı bir dille ele alır. Kısacası kitap, kadın hakları, anne–kız ilişkisi ve travmayla hesaplaşma üzerine güçlü bir kişisel anlatıdır.
17.01.2026

Kitap, Somalili yazar Waris Dirie’nin otobiyografik anlatısıdır. Dirie, Somali’de göçebe bir ailede geçen çocukluğunu, 5 yaşında maruz kaldığı kadın sünnetini, 12 yaşında zorla evlendirilme tehlikesini ve bunun ardından ülkesinden kaçışını anlatır. Avrupa’ya uzanan zorlu yolculuğu, hayatta kalma mücadelesi, tesadüfen keşfedilip dünya çapında bir model oluşu ve sonrasında kadın hakları için verdiği mücadele kitabın temel eksenidir. Waris, kaçtığı ülkesine 20 yıl sonra erkek kardeşi Muhammet ile birlikte büyük zorluklarla gittiğini anlatır. Ülkesinin başta yiyecek olmak üzere birçok konuda yoksulluk çekmesine üzülmekle birlikte ülke içindeki kabile ve daha pek çok konuda ayrışmanın ne büyük bir felaket olduğuna vurgu yapmaktadır. Yer yer geleneklerine ve ülkesine ne kadar bağlı olduğunu da hissettirir. Kitabın teması Kadın sünneti ve kadınlara yönelik şiddet, Göç, yoksulluk ve hayatta kalma, Kimlik, özgürlük ve cesaret, İnsan hakları savunuculuğu gibi konuları içermektedir.