Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
herdem1 Tarafından Yapılan Yorumlar
Alanında değerli birçok akademisyenin katkıda bulunduğu bu eser Avrupa Birliği tarihini, kurumlarını ve politikalarını ayrıntılarıyla anlatan ve ek okuma önerileri sunan bir giriş kitabı niteliği taşımaktadır.
Böylece insan haklarını korumanın ilk koşulu, insan haklarının ve tek tek hakların ne olduğunu açıkça-gerektirdiklerini görebilecek kadar açıkça-kavramak gibi görünüyor. Bu da bizden çok iş ve işbirliği bekliyor. Bir ikinci önkoşul, kendimizi kendimize-herbirimiz kendisini kendisine-insan olarak ilân edecek kadar yürekli olmaktır; bu da kendimizi böyle ilan etmenin, kişi ve insanlık olarak bizim için birlikte getirdiği sorumluluğu taşımak ve gereklerini yerine getirmek demektir. İşte böyle ortaya konduğunda insan haklarını koruma sorunu, felsefi, etikve siyasal bir sorun olarak görünüyor.
Doğal hukukun ve teleolojik görüşün çağdaş temsilcisi olan Fuller, başyapıtı Hukukun Ahlakı’nda dört farklı ahlaktan bahsetmiştir: ödev ahlakı, gaye ahlakı, hukukun iç ve dış ahlakı. Bu dört ahlak teleolojik görüş açısından bir bütün oluşturur.
Rawls 1971’de yayımlanan Adalet Teorisi isimli eserinde adil bir toplumun nasıl düzenlenmesi gerektiğini tartışmakta ve bu doğrultuda iki temel adalet ilkesi ortaya koymaktadır. Birinci ilke herkes için eşit özgürlük ilkesidir. İkinci ilke ise toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin düzenlenmesine ilişkindir.
Bu eseriyle Annales Okulu’nun; tarihi, küçük insanların tarihine dönüştürme çabasına ek olarak Braudel, coğrafi yapıları, iklimi, gündelik hayatta kullanılan her türlü araç gereci tarihin öznesi haline getirmiş, zaman ve mekân algısını köklü biçimde değiştirmiştir.