Toplam yorum: 3.284.582
Bu ayki yorum: 6.088

E-Dergi

Kadir Türkyilmaz Tarafından Yapılan Yorumlar

10.02.2026

Dev Genç savunmasından derlenen kitap, 1960’larda güçlü analizler sunsa da bunlar havada kalıyor. Karayolu üzerinden dışa bağımlılık eleştiriliyor ancak bunun yerine ne önerildiği belirsiz; tren yolu mu, başka bir model mi?

1970’lere gelindiğinde anlatı ciddi biçimde zayıflıyor. Adam kaçırma, bina yakma, molotof atma gibi eylemler masumlaştırılıyor; fabrika ve okul işgalleri romantize ediliyor. Fabrikada tarlada çalışmamış öğrencilerin işçi-köylü dostu olarak sunulması ciddi bir çelişki.

12 Mart çok yüzeysel; 9 Mart cuntasının rolü ve Ülkü Ocakları’nın kapatılması görmezden geliniyor. Kızıldere, Deniz Gezmiş idamı sebepsiz olmuş gibi geçiştiriliyor. Kendi eylemlerini meşru, karşıt görüştekileri ise iç savaşa hazırlık olarak sunmaları ikna edici değil. 1 Mayıs Taksim olayı sol içi hesaplaşma ama faşist provokasyonu olarak anlatılıyor; MC hükümetleri ve MHP sert biçimde eleştirilirken 77’de oylarını artırmasına makul bir açıklama getirilemiyor. Tek taraflı ve ideolojik bir anlatı.
03.02.2026

Kitap genel olarak okunabilir bir içerik sunuyor ve konuya giriş açısından faydalı. Ancak en büyük eksikliği kronolojik bir sıraya tam olarak uymaması; belli bir noktaya kadar kronolojik ilerlese de bazı önemli atlamalar yapılıyor.

Ayrıca, kitabın giriş kısmında Ortaçağ’ın bitişine dair sıraladığı birçok önemli olayın çoğu kitaba yansıtılmamış. Örneğin Amerika’nın keşfi, Reform Hareketleri ve Rönesans gibi temel gelişmeler yeterince işlenmemiş. Bu durum, konuyu bütüncül bir şekilde takip etmek isteyenler için kitabı eksik bir kaynak hâline getiriyor.
28.01.2026

Cem Ersever’in “Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan” kitabı, sahadan gelen gözlemleri ve tartışmalı tespitleriyle dikkat çekiyor.

Ersever’ın Hakkâri örneği üzerinden “Cumhuriyet’i hâlâ benimsememiş, Türkçe bilmeyen kesimler var” vurgusu yapıyor. Ancak bugün Beyrut’un Ermeni mahallelerinde, dedeleri tehcir nedeniyle göç etmiş olmasına rağmen Türkçe bilen insanlarla karşılaşmak mümkün. Bu yüzden dil meselesinin yalnızca okula gitmekle açıklanamaz.

Bölgede görev yapanların sosyolojiyi ve yerel mentaliteyi iyi bilmesi gerektiği vurgusu da oldukça güçlü bir argüman. Bu kadroların eksikliği olduğu vurgulanıyor.

Türk solu, PKK ile kurduğu ideolojik yakınlık nedeniyle, muhafazakâr sağ ve İslamcı kesimler de Cumhuriyet’e duydukları tepki yüzünden PKK’ya zamanında yeterince tepki vermediği kanaatindeyim.

Yakın tarih ve PKK konusuna ilgi duyanlar için önemli bir kaynak ve dönemin koşulları içinde terör sorununa bir reçete sunma çabası içeriyor.
23.12.2025

Erkan Göksu’nun Kronik Kitap’tan çıkan Selçuklular kitabı, Selçuklu tarihini anlatırken Türk tarihindeki süreklilik gösteren zihniyet ve yapı sorunlarını da görünür kılıyor. Röportaj formatı sayesinde akıcı bir okuma sunuyor; yer yer önemli analiz ve yorumlar içeriyor.

Kitapta Türk boyları ve devletleri arasındaki çıkar çatışmaları, devlet menfaatiyle kişisel menfaatin özdeşleştirilmesi gibi konuların tarih boyunca tekrar etmesi dikkat çekici. Malazgirt’te saf değiştiren Türk unsurlar örneği üzerinden “ihanet” kavramının nasıl seçici kullanıldığı da düşündürücü biçimde ele alınıyor.

Selçukluların Sünniliğin siyasi ve askerî taşıyıcısı hâline gelmesi ile Tuğrul Bey’in Abbasi halifesiyle kurduğu ilişki, din–siyaset ayrımı açısından ilginç tarihsel paralellikler kurmaya imkân tanıyor.

Görsel materyal eksikliği, coğrafya ve şahısları takip etmekte zorlanan okurlar için bir dezavantaj olsa da Selçuklu tarihiyle ilgilenenler için iyi bir giriş kitabı.
03.12.2025

Dakikalar İçinde Büyük Savaşlar, Selçuk Uygur’un akıcı anlatımı sayesinde hızlı okunabilen ama buna rağmen oldukça yoğun bilgi sunan bir çalışma. Kronik Kitap kalitesini hissettiren derli toplu bir kronoloji sunuyor. Kitap, büyük savaşların arka planlarını, tarafların motivasyonlarını ve sonuçlarını sade ve anlaşılır bir şekilde topluca görmek isteyenler için ideal.

Özellikle Avrupa tarihindeki sürekli güç mücadelelerini ve Hristiyan dünyası içindeki siyasal rekabetin çeşitliliğini oldukça net bir çerçevede aktarmış. Kitapta sunulan genel tarih görünümüne bakıldığında, Müslüman coğrafyasındaki iç çatışmaların yoğunluğunun, Avrupa’daki uzun süreli ve çok taraflı rekabetlere kıyasla daha sınırlı olduğu izlenimini edindim.

Hem konuya yeni adım atanlar hem de önceden bilgi sahibi olan okurlar için faydalı, derli toplu bir başucu özeti niteliğinde.