Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Özcan Buze

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümünde başladığı yüksek öğrenimini Oslo Üniversitesi Tarih ve Felsefe Fakültesinde tamamladı. Yayınevleri, gazete ve dergilerde çalıştı. İskandinav ülkelerindeki bazı gazetelerde yazıları yayımlandı. Çin ve Norveç'te radyolarda çalıştı. Belgesel film seslendirmeleri yaptı. Türkiye ve İskandinav ülkelerinde dünya olaylarına ilişkin yorumlar yazdı. Teori, Bilim ve Ütopya dergilerinde yazıları yayımlandı; bu dergilerin yayın kurullarında görev aldı. Bir dönem Bilim ve Ütopya dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Televizyon ve radyolar için tartışma programları hazırlayıp sundu. Bir televizyon kanalında yayınlanan kitap tanıtım ve eleştiri programı Papirüs'ü hazırlayıp sundu. Çin'de ve Türkiye'de kitap çevirileri yayımlandı. İngilizce ve İskandinav dillerinden çeviriler yapmaya devam ediyor.

Özcan Buze Tarafından Yapılan Yorumlar

20.10.2025

Andrew Pettegree ve Arthur der Weduwen, "Kütüphane,: Kırılgan Bir Tarih"te insanlığın bilgiyle kurduğu ilişkinin hikâyesini anlatıyor. Kütüphanelerin yalnızca kitap yığınları değil, uygarlığın belleği olduğunu hatırlatıyorlar. Antik İskenderiye’den dijital çağın veri depolarına kadar uzanan bu yolculukta her kütüphane bir umut, bir direnç, bazen de bir kayıp simgesine dönüşüyor. Yazarlar, kütüphanelerin kırılganlığını anlatırken onların yeniden doğma gücünü de sergiliyor. Dil yalın ama derin; tarihsel ayrıntılar güçlü bir bütünlük içinde. Kitap, kültür tarihine ilgi duyanlar için hem bilgilendirici hem de duygusal bir okuma deneyimi sunuyor.
19.10.2025

Halford John Mackinder, jeopolitiğin öncüsü olarak sunulsa da eserleri İngiliz ve ardından ABD emperyalizminin stratejik tekrarlayıcılığına hizmet eder. Heartland teorisi, dünya hakimiyetini meşrulaştıran bir araç olarak kurgulanmıştır. Mackinder, kıta ve deniz güçlerini hiyerarşik bir düzene oturtarak emperyal planları bilimsel kılıfa sokar. Onun fikirleri, masum akademik meraktan ziyade, İngiltere’nin küresel nüfuzunu sürdürme ve ABD’nin hegemonya hedeflerini güvence altına alma, emperyalist hegemonyanın devamlılığını sağlamayı amaçlar. 20. yüzyıl boyunca iki dünya savaşı ve Soğuk Savaş döneminde stratejik doktrin haline gelen bu görüşler, emperyalizmin arkasındaki ideolojik temeli oluşturur. Mackinder, yalnızca bir teorisyen değil, emperyalist stratejilerin pratikteki en etkili uygulayıcısı olarak değerlendirilmelidir.
18.10.2025

Ahmet Demirhan’ın Şaman ve Tengri adlı eseri, Türk tarihinin hangi fikirsel zeminlerde inşa edildiğini sorgulayan derin bir çözümleme.
Yazar, Oğuznamelerden Dede Korkut’a, Ergenekon’dan Turan mitine uzanan semboller dünyasını, yalnızca efsaneler dizisi değil, modern Türk kimliğinin düşünsel laboratuvarı olarak okuyor.
“Bozkır” kavramının nasıl ideolojik bir tarih anlatısına dönüştüğünü gösterirken, antropolojik ve etnografik kabullerin ne ölçüde tarihsel gerçeklikle örtüştüğünü de inceliyor.
Demirhan’a göre “bozkır” sadece bir coğrafya değil, Avrupa-merkezli bir tahayyülün ürünüdür; Türk tarihinin çerçevesi, bu tahayyülün sınırları içinde çizilmiştir.
Şaman ve Tengri, mitin bilgiye, destanın ideolojiye dönüştüğü yerde duran bir sorgulama metni. Düşünsel cesareti, filolojik dikkati ve berrak diliyle, hem Türkiyat çalışmalarının hem de genel tarih düşüncesinin ezberlerini sarsan önemli bir katkı.
18.10.2025

Ahmet Demirhan’ın Kuruluş Sarmalı’ndan Kurtulmak adlı kitabı, Osmanlı tarihçiliğinin en girift tartışması olan “kuruluş meselesi”ni kökten yeniden düşünmeye çağırıyor. Yazar, Gibbons’tan Wittek’e, Köprülü’den Imber, Kafadar ve İnalcık’a kadar uzanan geniş literatürü dikkatle inceliyor ve bu mirası sarsıcı bir iddiayla ele alıyor: “Osmanlı’nın nasıl kurulduğu değil, bu sorunun nasıl kurulduğu” asıl meseledir. Demirhan, akademik anlatının kendi iç çelişkilerini açığa çıkararak, tarihsel bilgiyi ideolojik formlardan arındırmaya yöneliyor. Kuruluş Sarmalı’ndan Kurtulmak, hem Osmanlı araştırmalarının düşünsel sınırlarını sorgulayan hem de bu alandaki kavramsal mirası titizlikle tasnif eden bir çalışma. Dilindeki berraklık, eleştirisindeki derinlik ve kavrayışındaki bütünlük, eseri yalnızca tarihçilerin değil, düşünce tarihine ilgi duyan herkesin dikkatle okuması gereken — hem sorgulayıcı hem de ufuk açıcı bir yapıt haline getiriyor.
15.10.2025

İbn Tufeyl, yalnız Endülüs’ün değil, tüm Batı felsefesinin tarihini sessizce değiştiren bir bilgindir. Issız bir adada yetişen Hayy ibn Yakzan’ın aklı, hiçbir otoriteye bağlı kalmadan evrenin yasalarını keşfeder; bu serüven, modern bireyin kendi aklıyla hakikate ulaşabileceği fikrinin ilk edebî ifadesidir.

Eser, Descartes, Spinoza, Locke ve Rousseau gibi düşünürleri derinden etkilemiş, Batı’da rasyonel düşüncenin ve deneysel aklın yolunu açmıştır. İbnTufeyl'in eseri, özgür düşüncenin, bireyin kendi aklıyla Tanrı ile doğa arasında kurduğu sessiz köprünün tarihî belgesidir. Bu kitap, insan aklının sınırlarını keşfetmeye çağıran, tüm zamanlarda geçerli bir davettir.