Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Özcan Buze

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümünde başladığı yüksek öğrenimini Oslo Üniversitesi Tarih ve Felsefe Fakültesinde tamamladı. Yayınevleri, gazete ve dergilerde çalıştı. İskandinav ülkelerindeki bazı gazetelerde yazıları yayımlandı. Çin ve Norveç'te radyolarda çalıştı. Belgesel film seslendirmeleri yaptı. Türkiye ve İskandinav ülkelerinde dünya olaylarına ilişkin yorumlar yazdı. Teori, Bilim ve Ütopya dergilerinde yazıları yayımlandı; bu dergilerin yayın kurullarında görev aldı. Bir dönem Bilim ve Ütopya dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Televizyon ve radyolar için tartışma programları hazırlayıp sundu. Bir televizyon kanalında yayınlanan kitap tanıtım ve eleştiri programı Papirüs'ü hazırlayıp sundu. Çin'de ve Türkiye'de kitap çevirileri yayımlandı. İngilizce ve İskandinav dillerinden çeviriler yapmaya devam ediyor.

Özcan Buze Tarafından Yapılan Yorumlar

23.11.2025

Andy Merrifield’in Metromarksizm kitabı, kenti kapitalizmin mekânı olmanın ötesinde Marksist bir alan olarak ele alıyor. Marx’tan David Harvey’e pek çok düşünürün fikirlerini hem biyografik hem teorik olarak sunuyor. Merrifield, didaktik ama samimi ve mizahi diliyle okuyucuyu teorik tartışmalara çekiyor, şehirde devrimci müdahale olasılıklarını araştırıyor. Kitap, şehir politikaları, toplumsal hareketler ve kentsel dönüşüm üzerine eleştirel bir perspektif sunuyor; akademisyenler ve aktivistler için değerli bir kaynak. Kuramsal zenginliği ve erişilebilir dili güçlü; ancak derinlikten bazen ödün veriyor, Batı metropollerine odaklı ve pratik strateji sunumu sınırlı. Kent politikası ve Marksizm kesişiminde düşünsel zenginlik arayanlar için etkileyici bir eser.
21.11.2025

Yunan Tarihinin Gerçeği, Cengiz Erman’ın uzun yıllara yayılan arşiv çalışmasının ürünü; yerleşik “Helen merkezci” anlatıya karşı kapsamlı bir karşı okuma sunuyor. Kitap, modern Yunan tarih yazımının ulus-devlet inşası sırasında nasıl ideolojik bir kurguyla şekillendiğini, antik Yunan’ın “başlangıç noktası” olarak sunulmasının hangi politik ihtiyaçlara hizmet ettiğini titizlikle inceliyor. Arşiv belgeleri, seyahatnameler, Osmanlı kayıtları ve Batılı tarihçilerin kendi iç çelişkileri üzerinden ilerleyen çalışma, “saf Yunan” fikrinin tarihsel zeminde karşılığının olmadığını güçlü örneklerle gösteriyor. Erman, milliyetçi mitoloji ile tarihsel gerçeklik arasındaki uçurumu açığa çıkarırken aynı zamanda Balkanlar’ın karmaşık kültürel dokusunu yeniden görünür kılıyor. Eleştirel, kışkırtıcı ve zihni tazeleyici bir kitap; Helenomaninin nasıl üretildiğini merak edenler için değerli bir kaynak.
21.11.2025

“Seküler Türkiye’de Ruh Çağırma”, modernleşme ile mistik merakın iç içe geçtiği tuhaf ama canlı ara bölgeyi mercek altına alıyor.
Bedri Ruhselman ve çevresinin deneyimleri, “bilimsel” söylemin gölgesinde varlık kazanan bir tür “yerli spiritüalizm”i temsil ediyor.
Kitap, Cumhuriyet’in sekülerleşme projesinin toplumsal zeminde beklenmedik çatlaklar ürettiğini; pozitivist iddiaların arasında bile doğaüstü yönelimlerin nasıl inatla varlığını koruduğu iddiasını ileri sürüyor. Arşivlere, kişisel anlatılara ve entelektüel tartışmalara yaslanan çalışma, “bilim dışı” merakı küçümsemekten kaçınırken, bu merakı romantize etme çabasına da girmiyor. Esasen ruh çağırma pratiklerinin modern Türkiye’nin kültürel psikolojisini anlamak için bir pencere olduğunu savunuyor. Bu özelliğiyle hem tarih, hem sosyoloji, hem de düşünce dünyasıyla ilgilenen okurların ilgisine sunuluyor.
14.11.2025

Ortaçağ Avrupası’nın en tuhaf ve merak uyandıran eserlerinden biri olan Seyahatleri, görünürde İngiliz bir şövalyenin kaleminden çıkmış gibi görünse de, aslında farklı kaynakların ve efsanelerin bir araya gelmesiyle oluşmuş. Mandeville’in anlattığı diyarlar, tuhaf adetler ve egzotik yaratıklar, gerçek coğrafya ile hayal gücünün iç içe geçtiği bir dünyanın kapılarını aralıyor.
Okurken hem gülümsetiyor hem düşündürüyor; çünkü Avrupa’nın Doğu’yu nasıl tahayyül ettiğini gösteren bir aynaya bakıyorsunuz. Bilimsel doğruluk peşinde değil, merak, hayal ve abartıyla şekillenmiş bir anlatım sunuyor. Leonardo da Vinci’den Swift’e, Coleridge’den çağdaş düşünürlere kadar pek çok ismin ilgisini çekmiş olması, eserinin etkisini kanıtlıyor.
Mandeville’in dili, orta çağın merak duygusunu yansıtırken, okuru hem eğlendiriyor hem de düşündürüyor. Tarih, kültür ve fantastik unsurların karışımı, Seyahatleri’ni zamanının ötesinde bir metin hâline getiriyor.
14.11.2025

Kübra Acar Pehlivan’ın Usturlap ve Ayna’sı, bireyin iç dünyasıyla tarihsel hafızanın ince çizgisini buluşturan, düşünsel yoğunluğu yüksek bir eser. Yazar, yön bulmayı simgeleyen usturlap ile kendine bakışı temsil eden ayna arasında zarif bir metaforik eksen kurarak okuru hem dış dünyanın karmaşasına hem de içsel sessizliğe davet ediyor. Kitap, gündelik hayatın görünmez gerilimlerini incelikle çözümlerken, bunları geniş bir kültürel arka planla bütünleştiriyor. Dilindeki sadelik, metnin berraklığını artırırken aynı zamanda her paragrafta ölçülü bir derinlik yaratıyor. Anlatıda duygusal titizlik ile kavramsal netlik arasında kurulan denge, metni çağdaş Türk edebiyatında özel bir yere yerleştiriyor. Pehlivan’ın karakterleri düşüncelerinin kıyısında dolaşan, geçmişle bugün arasında sıkışmış figürler olarak dikkat çekiyor; bu da kitabın ritmini hem içe dönük hem de hareketli kılıyor. Usturlap ve Ayna, hem edebi hem düşünsel düzeyde zenginlik sunan, kalıcı bir etki bırakan bir çalışma.