Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Özcan Buze

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümünde başladığı yüksek öğrenimini Oslo Üniversitesi Tarih ve Felsefe Fakültesinde tamamladı. Yayınevleri, gazete ve dergilerde çalıştı. İskandinav ülkelerindeki bazı gazetelerde yazıları yayımlandı. Çin ve Norveç'te radyolarda çalıştı. Belgesel film seslendirmeleri yaptı. Türkiye ve İskandinav ülkelerinde dünya olaylarına ilişkin yorumlar yazdı. Teori, Bilim ve Ütopya dergilerinde yazıları yayımlandı; bu dergilerin yayın kurullarında görev aldı. Bir dönem Bilim ve Ütopya dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Televizyon ve radyolar için tartışma programları hazırlayıp sundu. Bir televizyon kanalında yayınlanan kitap tanıtım ve eleştiri programı Papirüs'ü hazırlayıp sundu. Çin'de ve Türkiye'de kitap çevirileri yayımlandı. İngilizce ve İskandinav dillerinden çeviriler yapmaya devam ediyor.

Özcan Buze Tarafından Yapılan Yorumlar

06.11.2025

Carl F. Petry’nin "Memluk Sultanlığı: Bir Tarihçe" adlı eseri, Ortaçağ İslam dünyasının en dinamik ve özgün siyasal yapılarından birini berrak ve disiplinli bir anlatıyla ele alır. Petry, Memluk yönetimini yalnızca askeri bir kastın hâkimiyet hikâyesi olarak değil, karmaşık bir toplumsal düzen, etkileyici bir idari yapı ve bölgesel güç dengelerini belirleyen bir aktör olarak inceler. Kitabın en değerli yönü, Memluk tarihini kronolojik bir dizinin ötesine taşımasıdır. Ekonomik dönüşümler, ulemanın rolü, kent kültürü, hanedan içi rekabetler, dış tehditler ve Osmanlı’nın yükselişi karşısındaki stratejik tepkiler titizlikle işlenir. Petry’nin geniş kaynak kullanımı, okuyucuya hem sağlam hem de dengeli bir çerçeve sunar. Fol Yayınları’nın bu önemli çalışmayı Türkçeye kazandırması, Memluk tarihine ilgi duyanlar için ciddi bir kazanımdır. Eser, hem genel okur hem de uzmanlar için güvenilir ve yetkin bir başvuru kitabı niteliği taşır.
29.10.2025

Adnan Giz’in çalışması, İstanbul’un entelektüel ve sanat çevrelerinde, bir kıraathanede bir araya gelmiş seçkin bir dostlar topluluğu olan Esafil-i Şark’ı anlatıyor. Adı “Şark’ın sefilleri” anlamına gelen bu grup, mizahı bir araç olarak hem gündelik hayata hem de toplumsal çelişkilere bakışta kullanmış, tartışmayı ve eleştiriyi gülerek ifade etmiş. Aralarında yazarlar, ressamlar, gazeteciler ve düşünürler bulunuyordu; amaçları yalnızca gülmek değil, zekâyı ve toplumsal duyarlılığı beslemekti.

Ahmet Hamdi Tanpınar, "Saatleri Ayarlama Enstitüsü"nde bu topluluktan ironik bir şekilde söz ederek, edebiyat tarihimizdeki bu mahfili anımsatır. Adnan Giz, belgeler ve tanıklıklarla, mizahın ve dostluğun kesiştiği bu ortamı özenle canlandırıyor. Esafil-i Şark, tarihimizde gülerek düşünenlerin ve düşleyerek gülenlerin simgesi hâline gelmiş bir topluluk olarak dikkat çekiyor.
29.10.2025

Cemil Aydın’ın "Asya’da Batı Karşıtlığı Siyaseti" adlı eseri, 19. yüzyıldan 20. yüzyıl ortalarına uzanan dönemde Asya entelektüellerinin Batı’ya yönelik düşünsel ve siyasal tepkilerini geniş bir çerçevede inceliyor. Aydın, Batı karşıtlığını kör bir tepki olarak değil, moderniteye, sömürgeciliğe ve ırkçı hiyerarşilere karşı geliştirilen bilinçli bir entelektüel direniş olarak yorumluyor. Japonya’dan Osmanlı’ya, Hindistan’dan Çin’e uzanan örneklerle Asya içi etkileşimleri ortaya koyuyor. Eser, “Doğu-Batı” ikiliğinin ötesine geçerek, Asya’nın kendi iç dinamizmini ve modernleşme tahayyüllerini görünür kılıyor. Analitik üslubu ve geniş kaynak temeliyle, küresel düşünce tarihine kalıcı bir katkı sunuyor.
29.10.2025

William Granara’nın "Müslüman Sicilya’yı Anlatmak" adlı eseri, Akdeniz’in tarihsel kesişim noktalarından biri olan Sicilya’yı İslam döneminin kültürel mirasıyla yeniden okuyor. Granara, Arap egemenliği altındaki Sicilya’nın sadece bir fetih hikâyesi değil, çok dilli, çok inançlı bir uygarlık deneyimi olduğunu vurguluyor. Edebiyat, tarih ve belleği iç içe işleyen yazar, Müslüman Sicilya’nın Avrupa kültüründeki izlerini incelikle iz sürer gibi takip ediyor. Metin, Doğu ile Batı’nın karşılaşmasını bir çatışmadan çok, bir etkileşim alanı olarak yorumluyor. Zengin kaynak kullanımı ve düşünsel berraklığıyla bu kitap, Akdeniz tarihine dair önyargıları sorgulayan güçlü bir entelektüel katkı sunuyor.
29.10.2025

Gürsel Korat’ın "Sokakların Ölümü" adlı romanı, toplumsal çözülme, bireysel vicdan ve belleğin kaybı temalarını derin bir estetik duyarlılıkla işliyor. Korat, değişen şehir dokusu üzerinden insan ruhundaki yıkımı anlatırken, mekânı bir karakter gibi konuşturuyor. Roman, geçmişle bugünün iç içe geçtiği, ahlaki sorgulamalarla örülü bir yapı kuruyor. Yazarın dili yoğun, şiirsellikten ödün vermeden toplumsal gerçekliği gözler önüne seriyor. Sokakların Ölümü, modernleşmenin arka sokaklarında unutulan insan hikâyelerini hatırlatıyor; sessiz kalabalıkların trajedisini edebi bir ağıt hâline getiriyor. Gürsel Korat’ın olgunluk dönemine ait bu eser, çağdaş Türk edebiyatında özel bir yer hak ediyor.