Toplam yorum: 3.285.254
Bu ayki yorum: 6.780
E-Dergi
bilge_dgr Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap, bir psikiyatristin rutinleşmiş hayatını değiştirmek için aldığı radikal bir kararla başlıyor: Bundan sonra tüm önemli kararlarını zar atarak belirleyecek. Küçük seçimlerden (örneğin akşam ne yapacağı) büyük hayati kararlara kadar her şeyi şansa bırakması, hem kendi hayatını hem de çevresindekileri bambaşka bir noktaya sürüklüyor.
Fikir oldukça özgün ve düşündürücü; özgür irade, seçimlerin anlamı ve toplumun normları üzerine derin sorular sorduruyor. Başlangıçta bu sıra dışı kurgusu beni içine çekti, fakat ilerledikçe aynı tempoyu korumakta zorlandım. Kitap elimde akıp gitmedi; ara ara kaldığım yerden devam etsem de uzun süre boyunca yoğun bir şekilde okuyamadım.
Yine de farklı bir bakış açısı sunan, okura rahatsız edici ama düşündürücü sorular yönelten bir roman. Okuma deneyimi kişiden kişiye çok değişebilir; kimine çok sürükleyici gelirken, kiminde benim yaşadığım gibi tempo düşebilir.
Okuduğum en duygusal kitaplardan biriydi. Charlie’nin deneysel bir operasyonla zekâsının artışını ve ardından yaşadığı değişimleri okumak hem düşündürücü hem de sarsıcıydı. Roman sadece zekâ üzerine değil; dostluk, aşk, yalnızlık ve insan onuru üzerine de derin sorular soruyor.
Kitaba adını veren Algernon ise özel bir yerde duruyor. Charlie gibi aynı operasyonu geçiren küçük bir laboratuvar faresi… Onun performansı, zekâsı ve nihayetinde yaşadığı gerileme, Charlie’nin kendi kaderinin de habercisi oluyor. Charlie ile Algernon arasındaki bağ, insanla hayvan arasındaki dostluğun ötesinde, kader ortaklığını simgeliyor. Algernon’un yaşadıkları, romanın duygusal yoğunluğunu zirveye taşıyor ve okurun yüreğinde unutulmaz bir iz bırakıyor.
Bu yönüyle kitap, yalnızca bir bilimkurgu değil, aynı zamanda insanın kırılganlığını ve yaşamın anlamını sorgulatan bir başyapıt.
Feeney bu romanda, evliliklerini kurtarmak için uzak bir kulübeye giden bir çiftin hikâyesini anlatıyor. Ancak ilk sayfalardan itibaren anlaşılıyor ki her iki tarafın da birbirinden sakladığı sırlar var ve bu sırlar açığa çıktıkça gerilim giderek artıyor.
Kitap, farklı bakış açılarından anlatıldığı için kimin doğruyu söylediğini kestirmek oldukça zorlaşıyor. Bu da okuru sürekli tetikte tutuyor. Akıcı dili, temposu ve özellikle de şaşırtıcı finaliyle son sayfaya kadar merakla okutuyor.
Psikolojik gerilim sevenler için güçlü bir ters köşe romanı.
Alice Feeney’in bu kitabı baştan sona gerilim ve merak duygusunu canlı tutuyor. Hikâye, bir televizyon sunucusu olan Aimee’nin evliliği, iş hayatı ve gizemli bir cinayet soruşturması etrafında şekilleniyor. Olaylar ilerledikçe karakterlerin sırları açığa çıkıyor ve kimin neyi, neden yaptığını kestirmek güçleşiyor.
Romanın en güçlü yanlarından biri, bölümlerin farklı karakterlerin gözünden anlatılması. Bu çoklu bakış açısı, hikâyeye canlılık katarken okurun sürekli şüphe duymasına ve kimin doğru söylediğini sorgulamasına yol açıyor. Her bölümde artan merak duygusu ve gerilim atmosferi, kitabı elden bırakmayı zorlaştırıyor.
Akıcı diliyle kısa sürede okunabilen, ters köşeleriyle okuru şaşırtan başarılı bir psikolojik gerilim.
Möbius, ilk sayfadan itibaren ilgi çekici konusuyla dikkat çekiyor. Bilimsel öğelerle harmanlanan gizemli olay örgüsü, okuru merakta tutmayı başarıyor. Sürükleyicilik açısından bazı iniş çıkışları olsa da genel olarak akıcı bir anlatım sundu. Özellikle finali oldukça şaşırtıcıydı; beklenmedik bir sonla bitmesi kitabı akılda kalıcı hale getiriyor.