Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Zübeyr Yıldırım
Hukukçu ve akademisyen, dolayısıyla -mecburen- ciddi bir okur-yazar. Genel olarak, mesleği gereği, hukuk üzerine okumalar yapar, yazılar yazar. Ayrıca edebiyat, tarih, seyahat ve monografi çalışmaları üzerine yoğunlaşır. Fotoğrafçılık ve tıbbi bitkiler üzerine araştırmalar yapar.
Zübeyr Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar
1951'de hesap uzman yardımcısı olarak İstanbul’da işe başlayan Arslan Başer Kafaoğlu, Varlık Vergisi’ni uygulayan kadroda yer almasa da bu kadro ile teşrik-i mesaisi olmuş bir maliyeci. Varlık Vergisi Gerçeği isimli kitabının ilk baskısı, 2002 başında yapılmış. Satır aralarından anladığımız üzere 1999'da gösterime giren ve aynı adlı romandan sinemaya uyarlanan Salkım Hanımın Taneleri’nin, vergi ve azınlıklar üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdiği bir ortamda, yazar da konuyu, maliyeci gözüyle, resmin tamamını görmeye yarayacak bir anlayışla, özellikle Toprak Mahsulleri Vergisi üzerine yoğunlaşarak yazma ihtiyacı hissetmiş. Eserde vermeye çalıştığı mesaj ise çok net: Savaş döneminin yükünü, sadece Varlık Vergisi mükellefleri taşımadı!
Ernst Eduard Hirsch, Türkiye’de hukukla meşgul olan her kesimden insanın, ismini şu ya da bu şekilde mutlaka duyduğu şahsiyetlerden biri. TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları arasında Nisan 1997’den itibaren çok sayıda baskısı yapılan “Anılarım” adlı eseri, hem Almanya’nın hem de Türkiye’nin 20. yüzyıl hukuk tarihine dair çok kıymetli ve detaylı bilgiler içeriyor. Türkiye’deki ilk baskısı, Banka ve Ticaret Hukuku Enstitüsü Yayınları arasında 1985'te yapılmıştı. Asıl kitap,“Aus der Kaisers Zeiten durch Weimarer Republik in das Land Atatürks, Eine unzeitgemasse Autobiographie”, 1982’de Münih’te yayınlanmıştır. Yazar, ülkemizden ayrıldıktan sonraki anılarının, vefatından 30 yıl sonra yayınlanacağını ifade etmişse de bu kısım, henüz Türk okurların eline ulaşmış değildir.
Dünya gündeminden hiç düşmeyen konulardan biri, vergi cennetleri. Normalde popüler kitaplar arasında görmeye pek alışık olmadığımız bir konuya sahip olan bu eserin, yayınevi açısından bilinçli bir tercihle basılmış olduğu düşünülmektedir. Yazarın, konusuna hâkim olması ve getirdiği ilginç önerilerle iddialı bir akademisyen oluşu; çevirmenin titiz çalışması, anlaşılır bir Türkçe kullanması, ülkemizdeki okurlar için eserin değerini arttıran özellikler olarak zikredilebilir.
Yazar Helmut Ortner, 1933–1945 arasında Hitler’in yargı sisteminde yaşananları ve mağlubiyet sonrasını, Nazi rejiminin özel mahkemesi Halk Adalet Divânı (Volksgerichtshof) Başkanı Roland Freisler’i merkeze alarak anlatıyor.
Cellat (Hitler’in Hizmetindeki Katil, Roland Freisler), Agora Kitaplığı’nda Emrah Cilasun’un titiz çevirisiyle 2013'te ülkemizdeki okurlarla buluşmuştu. Yazar Helmut Ortner’in, Adımlar / Schritte Projesi kapsamında Hitler dönemine ilişkin başka yayınları da var: Georg Elser’i anlattığı Suikastçi, ABD’deki iki İtalyanın hikayesini anlattığı Sacco ile Vanzetti. Bunların dışında dilimize çevrilen Eğer Devlet Öldürürse (2017) idam cezalarını, Acımasızca Alman (2020) ise Hitler diktatörlüğünde failleri ve kurbanları irdeliyor.
Her hikaye tamamlanmaz. Tamamlamaya bazen ömür bazen de gönül yetmez… Olaylar sizi bir yerlere öylesine sürükler ki ele kalem alıp yazasınız gelmez. Eserlerine bakılırsa oldukça üretken olduğu anlaşılan Sebastian Haffner’in okuyuculara -maalesef- yarım haliyle sunulan hikayesi de sanırız bu türden.
Kendi dilinde ilk defa, 2000 yılında basılmış. Türkiye’de ise 2018'de çevrilip basıldığı düşünülürse oldukça geç kazanılmış bir eser sayılabilir. Ama olsun, sonuç gayet iyi olmuş!