Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

burhan74 Tarafından Yapılan Yorumlar

16.09.2007

Laikliğe karşı bir duruş ve kendince güçlü argümanlar ileri sürüyor ancak söylediklerinin başka kaynaklardan da mutlaka araştırılması lazım. Konuşmanın bütününü bırakıp istediği bölümü yayınlayan gazeteciler gibi Kuran'dan tek tek ayetleri alarak söylediklerini destekliyor. Bütünü kaçırmadan okuyabilmek için devamında mutlaka başka kaynakları da özellikle Kuran-ı Kerimi de okumak ve anlamak şart.
16.09.2007

Eser, modernleşmeye bağlı olarak dinin etkisini yitirmesi olarak tanımlanan sekülerizm üzerine yazılmış karşı görüşleri içeren çeşitli makalelerin bir derlemesi. Makaleleri okuyunca, nasıl ki sekülerizmi savunanların nesnel verileri yoksa aksini söyleyenlerin de nesnel verilere dayanamadığı ve varsayımlardan yararlandıklarını gördüm. Hem sekülerizm konusunda aydınlatıcı bilgiler içeriyor hem de aksini ispatlamaya çalışanların bakış açısını veriyor. Okurken zevk alacaksınız.
16.09.2007

Adalet ve adaletsizlik kavramlarını bulmak için başlayan karşılıklı konuşmalar şeklideki eser, adil insan ve adaletsiz insanın doğasına ulaşmak için konuyu genişleterek Devlet ile açıklıyor. Tasarladığı ütopik devlet yaklaşımı ile adaleti, erdemi, iyiliği, doğruluğu tartışma yöntmiyle gerçekleştirmeye çalışıyor. Okunması çoğu zaman sıkıcı ve çıkarımları nasıl yaptığını anlamak gerçekten zor ve bazen hayrete düşürüyor. Eh bir filozoftan da bizim gibi basit insanların hemen anlayabileceği sade bir eser beklemek olmaz. Felsefeye ilgi duyanların mutlaka okuması gereken bir kitap.
16.09.2007

Napolyonun Moskova seferi ekseninde 1800'lü yılların başında Rusya'nın toplumsal yapısını ve yaşam tarzını, savaşın korkunç yüzünü, savaş dönemlerinde barışı şatafatlı bir şekilde yaşayan aristokratları bir arada felsefi bir havada roman tadında yaşatıyor. Çok sürükleyici olmasının yanında korkunç gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererek düşündürüyor. Uzun zamandır okumayı düşündüğüm ama geç kaldığım bu klasiği okumak ta geç kalmamanızı tavsiye ederim.
16.09.2007

Bye Bye Tükçe isimli kitabına Bir New York rüyası ile geleceğe dönük olumlu bir bakış açısıyla başlayan yazar, bu kitabına da tam aksi istikamette karamsar bir hikayeyle başlamayı tercih etmiş. İki kitap arasında bu farkın ötesinde bir yenilik yok. Aynı konular yani Türkçenin karşı karşıya olduğu tehlikeler ve siyasilerin bilerek veya bilmeyerek yürüttükleri politikaların milli eğitim sistemimizde ve Türkçemizde yarattığı tahribatı anlatıyor.
Hedefleri tespiti, eğitim dilinin Türkçe olması, kafaların sömürgeleştirilmesi, acenta kafalılar, gönülsüz bilimin zulmü gibi ifadelerle eğitimin ve planlamanın önemini sloganlaştırıyor. Yeni dünya düzeni hakkındaki görüşlerine de yer verdiği kitapta yazar diğer kitabındakilerden farklı bir şey de söylemiyor esasında. Kitapta yer alan fikirlere katılmamak mümkün değil ama aynı konudaki farklı zamanlarda yaptığı söyleşiler ve yazdığı makalelerin bir derlemesi olan kitap bol tekrarlar içeriyor.
Böyle değerli bir bilim adamından daha zengin çalışmalar beklediğimi de eklemeliyim.