Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
esraklc_ Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap,6 adet öyküden oluşuyor.Her biri birbirinden ilginç öyküler.Bazıları ürkütücü olsa da çok beğenerek okudum.
Öykülerden birinde,posta kutusunda sürekli ciltli kitap bulup,evini kütüphaneye dönüştüren bir adamı anlatıyor.
Diğer öyküde ise,cehennemde sonsuza dek kitap okumaya mahkum edilmiş kişiler.
Birkaç saat içinde bitirebileceğiniz bir kitap.Sürekli konular kitaplar ve kütüphaneler olunca insan elinden bırakamıyor.Tavsiye ediyorum.
Keşke ben de posta kutumda her gün kitap bulsam :)
Kitap, küçük küçük öykülerden oluşuyor.Her bir öyküde aslında bizlerden birinin hikayelerinden bahsediyor yazar.Hepsini okurken ayrı ayrı keyif aldım.Kaptan olsun,Bir Çift Terlik öyle,Esnaf Lokantası ayrı bir hüzünlü...Sayfaları çevirdikçe eski zamanlara,çocukluğuma döndüm resmen.Her sayfada buram buram 80'li,90'lı yılları yaşadım.
Öykülerde VHS videolardan tutun,yazlık sinemalarda yaşanan sözler(mesela,kopan film de "makinist uyumaa" sözü gibi),bakkallarda satılan leblebi tozlarına varana kadar bütün çocukluğumu buldum bu öykülerde.
Kısacası,geçmişi özleyen herkese ve o zamanları bilmeyen herkese mutlaka tavsiye ediyorum çünkü ben bayıldım.
Melinda adında küçük bir kız,bir partiye gider.O partiye gitmeden önceki yaşamı gayet başarılı ve hayat doludur.Parti gecesi polisi arayıp oraya çağırması sonucu bütün okul Melinda'yı dışlar.O gece yaşadığı sırrı hiçkimseye anlatamaz.
Kitap Melinda'nın okulda yaşadıkları ve genelde dersleri (resim,İspanyolca,Sosyal Bilimler vs...) konusuyla ilerliyor.
Aslında kitabın teması ve yazarın bu hikayeyi yazmaktaki amacı;küçük yaşta çocukların cinsel istismara maruz kalıp,sonrasında yaşadığı depresyon durumları.Ama bunu farklı ve daha akıcı bir dille yazabilirdi.
Kitabın tanıtımına aldanıp alıp ve hayal kırıklığı yaşadığım bir kitaptı.
Zorla bitirdim diyebilirim ve malesef anlatım tarzını sıkıcı ve basit bulduğum için tavsiye etmiyorum...
Gerçek bir yaşam hikayesi olduğunu söyliyim.Bu tarz kitaplar her zaman daha çok ilgimi çekmiştir.Konusuna gelince;
Martin,12 yaşında boğaz ağrısı şikayetiyle sebebi bilinmeyen bir hastalığa yakalanır.Tekerlekli sandalyeye bağımlı kalır.Konuşamaz,hareket edemez,yemek yiyemez bir hale gelir.16 yaşına kadar bilinci kapalı yaşar.16 yaşında bilinci tamamen açılır ve bunu etrafındakiler farkedemez.Konuşulanları anlar,duyar ama bunun kimse farkında değildir.Bilincinin açıldığının farkedilmesi üstüne 14 yıl tedavi görür.Zamanla bilgisayar vasıtasıyla iletişim kurmaya başlar.
Bu ibretlik ve azimli yaşam hikayesi gerçekten gerçekten ayakta alkışlanacak bir gayreti anlatıyor.Kitabım bazı yerlerinde Martin'in hissettiklerini okurken nefes alamadım.Çok hüzünlüydü.Ama olumsuz yanı şu,gereksiz uzatmalar vardı.Yani bu kitap 309 sayfa değil de 150-170 sayfa olarak yazılabilirdi.
Gerçek yaşam hikayeleri seviyorsanız ve sabrederek okurum diyorsanız tavsiye ediyorum.
Sarah Jio'nun yine genel tarzı dışında bir kitap ama bu seferki gerçekten çok iyi.Yine geçmiş ve şimdiki zaman konu alınmış ama bu seferki bambaşkaydı."Kailey,Code ve Ryan." Aşk hikayesi,hüzünlü,sürükleyici...
Bu yazarın kitaplarının sonunda hep gözlerimden yaşlar akar ve bu seferde bunu başardı.
Konusuyla ilgili bir şey yazamayacağım çünkü zaten herşeyi anlatmış olurum.
Bazı yerlerinde müzik guruplarının adını çok işlemişler.Bu gurupları bilmeyenler o sayfaları okurken sıkılabilirler.Bir de Agapi dışındaki diğer kitapların sonlarını tahmin etmek mümkün olmuyordu.Ama bunun sonu başından belliydi ya da ben tahmin ettim.
Herşeye rağmen mutlaka ve mutlaka bu yazarın bu kitabını da diğer kitaplarını da tavsiye ediyorum...