ailesiyle yaşaayan bir çocuk
sınıftaki çokcuklardan daha zeki va akı
öğretmenleri falan bu çocuktan çok iyi bir şeyler olur diyorlar
ve bunu devlette yapılan bir sınava hazırlıyorl
bütün köy halkı seferber olup bu çocuğun sınavı geçmesini istiyor (bizde şimdi ki öss sınavı gibi bişe)
ama kimse çocuğun fikrini sormak ya da onu anlamak gibi bir niyette değil tek istekleri sınavı kazanması
tabi okşayıcı sözler çocuğu gururlandırı
ve bu gurur onu daha fazla çalışmaya sevk ediyor
çalıştıkça çalışıyor ve bir zamanlart köyün nefrinde gezen balık tutan çocuğun artık yaptığı tek şey çalışmak oluyo
artık hayata tamamen sınav gözüyle bakmaya başlıyor ve bu yönde ilerliyor
sınav vakti yaklaştığında
artık korkuya kapılıuyor ya kazanamazsam diye
sonra herkesin okşayıcı lafları falan onu bir nevze olsun sınavı kazanacağı hissini veriyor
sınav öncesi bir gezinti yapıp kafasını dinlendirmek istiyor
sonra bir zamanlar neşeyle zevkle geçirdiği nehir kenarındaki güzel günlerini hatırlıyor
ama bir daha o eski güzel günlerin kendisine gelmeyeceğini anlıyor kafasında derslerden başka hiç bir şeye yer kalmamış halde kalıyor
hep biz özlem duymaya başlıyor keşke diyor eskisi gibi kafam boş olsaydı ve hiçbir derdim olmasaydıda gene eskisi gibi bu nehirde vakit geçirseydim diyor
sınava girip çıkıyor ve kazanamayacağını düşünüyor
sonra gene köye dönuyor ve gene nehir kenarında vaki,t geçirmeye başlıyor arkadşlarından ayrı içindeki hep onlardan üstün olma duygusu onu bütün arkadilarındanda ayırmış durumda
sonra sınav sonucu geliyor ve 2. olarak sınavı kazanmış olduğu haberi geliyor
manastıra girmeye hak kazanıyor
artık ailede ayrılma vakti gelip manastır hayatı yaşamaya başlıyor
orda da birinci olmak yerini korumak istiyor
1. olma hırsı ile gene eskisi gibi derslerine asılıyor ama bu arada yavaş yavaş farklı illerden gelmiş olan insanlarlada tanışmaya başlıyor
onlardan birisi onu çok etkiliyor ve onla arkadşlık kuruyor ..arkadaşlıkları ilerledikçe ..derslerden soğumaya başlıyor çünkü bu çocuk hayalaz derslere önem vermeyen başka bir dünya görüşü olan birisi
bütün uyarılara rağmen arkadşını bıakmıyor ve onla dewam ediyor her gün yeni birşeyler öğrenmeye başlıyor hayat hakkında ondan
bir gün arkadaşı okuldan firar ediyor ve bu tek kalıyor sonra büyük bir bunalım içine giriyor
kimse ile konuşmuyor görüşmüyor ilgilenmiyor
manastırdan ayrılıyor ve köyüne geri dönuyor
kendisinden bekleneni gerçekleştirememiş olmanın utancı ile sokaklarda dolanıyor
köyden birisinin yanına çıraklığa giriyor ve orda köye tatile gelen bir kızla tanışıyor
ve hayatında ilk defa aşk denen duygunun içine dalıyor ..hep gurur kibiri tadan bu çocuğa aşkın acısı,heyecanı,tutkusu inanılmaz geliyor
kızla bir gece evinin önünde öpüşüyor ve hayatında hiç böyle bir şey yaşamamış olmasının verdiği etki ile ayakları titriyor fakat karşısındaki kız hiçte onun gibi acemi birisi değil herşeyi bilen ve görmüş olan bu kız onla sadece vakit geçirmekte
bir gün kız çıkıp gidiyor ve tek başına kalıyor artık hayatta yaşamış olduğu bir aşk acısı kendinde bulunmuş oluyor.babası artık bi iş seçmesini ve yapmasını söylüyor gene babasının önerdiği 2işten birisini seçerek hayatın çalışma alanına da girmiş oluyor
bir pazar arkadşalrı ile gezmeye eğlenmeye gidiyor ve alkol alıyor aşırı derecede almış olduğu alkol onu sarhoş ediyor
babası evde geç saate kadar gelmeyen çocuğunu merak ediyor ve bir sopa hazırlıyor gelince döveyim diye
ama savah oğlunun cesedi geliyor nasıl olduğu bilinmiyo ama o her zaman gezdiği dolandığı nehirde cesedi bulunuyor belkide bütün bu hislerden sadece kendisini ölümün kurtarabilecek olmasını düşünmek kendisini nehre bırakmak için yetmiş olacak