Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Levent Metiner Tarafından Yapılan Yorumlar

18.07.2024

Ahmet Yaşar Ocak, Osmanlı’daki İslam’ın tarih boyunca ne olduğunun ortaya konmadığını, çok kaba bir kullanım olarak Osmanlı İslamı deyiminin kullanılmasıyla neyin anlatılmak istendiğinin tarihçiler ile din adamları tarafından da netleştirilmediğini vurgulamıştır. Osmanlı’da İslam deyince herkesin genel bir anlayış içinde olduğunu fakat bunun böyle olmadığını kategorize ederek 4 ana başlık altında incelemiştir. Devlet İslamı, medrese İslamı, tekke İslamı ve halk İslamı olarak bu 4 İslam’ın birbiriyle karıştırılmaması gerektiğini, aralarında benzerlik ve farklılıklarının olduğunu anlatmıştır. Devlet, siyasi olarak her kesime ulaşmak isterken bu 4 İslam’a zaman zaman yaklaşıp uzaklaşmış ve kontrol altında tutmaya çalışmıştır. Padişahların diğer devlet yöneticileri ile olan ilişkilerinde daha etkili bir siyaset izlemek için dini alana nasıl müdahale ettikleri de vurgulanmış ve siyasi otoritenin, dinin bile üzerinde olduğu vurgulanarak İslam’ın birçok şekilde algılanabileceği açıklanmıştır.
18.07.2024

Gerçek anlamda mükemmel bir eserdir. 2.Dünya Savaşı’ndaki tarafların savaş öncesi gerek toplumsal gerekse maddi güçlerini çok iyi sunmuştur. Bir savaşın ancak iyi bir lojistik, mühimmat, para bulabilme kolaylığı ve yeniden üretim gücü sayesinde kazanılabileceğini harika görseller ile net olarak ortaya koymuştur.
18.07.2024

Meşhur Benjamin Button’ın yazarı olan Fitzgerald bu kısa ama etkili yazısında kendi iç bunalımını anlatmaktadır. Artık olgunluk çağına gelmiş birinin alabileceği zevklerden sonra kendisine gerçek anlamda kalabilecek sadece kırılmışlıkların olduğunu artık daha iyi anlamaktadır. Fakat bu anlama bir anda olan bir şey değildir, gençliğinden itibaren hissettiği bütün duyguların çok belirgin olmasa da zamanla birikmesiyle gerçekleşmiştir. Özellikle yaşıtlarıyla olan ilişkilerinin artık kendisi için bir çıkar yol olmayacağını ve önceden yaşadığı coşkuların artık yaşanmayacağını vurgulamıştır. Fakat bu coşkuların gerçekleşmesindeki asıl sebepler ise kendisini yiyip bitiren karşıtlı düşünme ve takıntılı halidir. Eşi ile yaşadığı problemler ise kendi durumunun merkezi konusudur. Okurken empati kurulabilirse etkili bir anlatım fakat normal bir ruh hali ile okunduğunda gerçekten can sıkıcı noktaya gelebilmektedir.
18.07.2024

Avrupa’da yaşanan siyasi ve dini değişimler sonucu 19.asır artık milliyetçiliğin ve sekülerliğin gücünü zirveye taşıdığı bir dönem olmuştur. Krala olan kutsallık ve bağlılık artık milliyetçiliğe, dine ve din adamlarına olan kutsallık ve bağlılık ise ideolojiler ile sekülerliğe devredilmiştir. Bu değişim toplumlarda 2 farklı şekilde gerçekleşmiştir. Değişim ya alt tabakadan halkın kendi isteğiyle ya da üst tabakadan devletin resmî ideolojisiyle yaşanmıştır. 20.asır ise toplumsal değişimini kendisinin gerçekleştiremediği toplumların devlet tarafından kabuk değiştirilmeye çalışıldığı bir dönem olmuştur. Avrupa’da yaşanan bu değişim bir süre sonra Osmanlı’ya ve Türk toplumuna da sirayet etmiştir. Klasik anlamda Tanzimat ile başlayan bu değişim Millî Mücadele sonrası Türk toplumunda giderek daha fazla görülmeye başlanmıştır. Burada Türk, Rus ve İtalya toplumlarının geçirdiği değişimler incelenmiş, Türk devriminin siyasetle toplumsal açıdan nasıl bir süreç yaşadığı gayet iyi anlatılmıştır.
03.05.2024

Viktor Frankl, Almanlar’ın toplama kamplarında kalmış bir Yahudi’dir. 2.Dünya Savaşı’nda Almanlar’ın Yahudiler’e yaptığı zulümler çok iyi bilinmekle birlikte Frankl’in bu kampta kendi hayatının bir bölümünü anlatmış ve hayatını sorgulamıştır. Birçok değerin çiğnendiği, insanların yaşamlarını adadığı ailelerinin, akademik çalışmalarının veya dini inançlarının ellerinden alınıp insanlığın tüm çıplaklığı ile baş başa kaldığı bir ortamdır toplama kampları. Viktor Frankl ise burada hayatın anlamını bütün noktalarından kaybetmek üzereyken, umutsuzluğa kapılırken son çabalamaları ile aslında hayata tutunup kendi varlığının anlamını oluşturabilmiştir. Kitap 2 bölüme ayrılır. İlk bölümde bizzat Viktor’un kendi hikayesi anlatılırken ikinci bölümde bu hikâyenin psikolojideki adlandırılması, çözümlenmesi ve yöntemleri anlatılmaktadır.