Toplam yorum: 3.086.295
Bu ayki yorum: 5.982

E-Dergi

Levent Metiner Tarafından Yapılan Yorumlar

03.05.2024

Viktor Frankl, Almanlar’ın toplama kamplarında kalmış bir Yahudi’dir. 2.Dünya Savaşı’nda Almanlar’ın Yahudiler’e yaptığı zulümler çok iyi bilinmekle birlikte Frankl’in bu kampta kendi hayatının bir bölümünü anlatmış ve hayatını sorgulamıştır. Birçok değerin çiğnendiği, insanların yaşamlarını adadığı ailelerinin, akademik çalışmalarının veya dini inançlarının ellerinden alınıp insanlığın tüm çıplaklığı ile baş başa kaldığı bir ortamdır toplama kampları. Viktor Frankl ise burada hayatın anlamını bütün noktalarından kaybetmek üzereyken, umutsuzluğa kapılırken son çabalamaları ile aslında hayata tutunup kendi varlığının anlamını oluşturabilmiştir. Kitap 2 bölüme ayrılır. İlk bölümde bizzat Viktor’un kendi hikayesi anlatılırken ikinci bölümde bu hikâyenin psikolojideki adlandırılması, çözümlenmesi ve yöntemleri anlatılmaktadır.
21.04.2024

Kitap, 7 farklı dedektiflik vakasından oluşmaktadır. Vakalar, Dedektif Hanşiçi’nin öğrencileriyle sohbet ettiği sırada anlatılmaktadır. Vakalar kısa ve öz bir şekilde sunulmuştur. Dedektif Hanşiçi, vakalardan genellikle yardımcıları sayesinde haberdar olmakta ve daha sonradan araştırmaya başlamaktadır. Birkaç küçük ipucu sonrasında isabetli yorumlar yaparak hızlı bir şekilde vakaları çözebilmektedir. Fakat Hanşiçi’nin çıkarımları hızlı olduğu için okuyucuya vakalar üzerinde düşünme fırsatı sunmuyor ve galiba bu yüzden son hikayeler biraz daha Hanşiçi’nin başarısızlığı üzerine kurulmuş. Hikayeler, Japon toplum yapısını da yansıtmaktadır. Henüz yenileşme devrimini yaşamamış olan Japon toplumunun dine, mitlere ve samuraylara bakış açısı kitapta okuyucuya sunulmuştur. Her olayı mitsel bir nedene bağlamaya meraklı olan Japon toplumuna rağmen mesleğinin de kazanımı sonucunda yenileşme dönemine uygun bir karakter olarak Hanşiçi, aslında basit olan nedenleri olağan şekilde açıklayabilmiştir.
12.04.2024

Deliller, dış dünya-evren (somut) ve iç dünya-fıtrat (soyut) başlıkları adında 2 grupta açıklanmıştır. Deliller açıklanırken bu durumu açıklayabilecek teizm ve materyalist-ateizm olarak 2 görüşün olduğu vurgulanmıştır. Kitap boyunca 2 görüş karşılaştırılırken teizm görüşünün materyalist-ateizm görüşe göre daha iyi bir kabul olduğu vurgulanmış ve buradan hareketle Allah’ın varlığı kanıtlanmaya çalışılmıştır. Fakat bu kanıtlar doğrudan bir kanıtlama şeklinde değil, dolaylı olarak bu olmazsa mecburen şu olmak zorunda şeklinde açıklanmıştır. Eğer 2 görüşün karşılaştırılmasına dair bir beklentiniz varsa kitap bunu yeteri kadar vermektedir. Fakat kitabın teizmin tek başına, diğer görüşü dahil etmeden Allah’ın varlığını kanıtlama hususunda verimli olduğunu düşünmemekteyim. İçerik dışında okuyucular kitabın dilinin ağır olduğunu yazmışlar fakat bu bir felsefe kitabıdır. Kullanılan kavramlar doğal olarak gündelik dilden farklı olmak zorunda, anlaşılmayacak bir dilinin olmadığını düşünmekteyim.
12.04.2024

Sineklerin Tanrısı, vahşetin 2.Dünya Savaşı gibi nedenlerle her zaman ve her yaş aralığında oluşabileceğini mi yoksa sadece yetişkinler ile medeniyet dairesi içinde mi gerçekleşebileceğini çocuklar üzerinden alegorik bir anlatımla sunmuştur. İnsanlığın yaşadığı zulümlerden sonra insan doğasına olan safi iyilik artık inanılacak bir konumda değildir. Kitaptaki küçük çocuklar olan karakterlerin davranışları da aslında bu safi iyiliğin olamayacağına dair örneklerdir. Bununla beraber insan doğasına tamamen kötücül bir yaklaşım da benimsenmemiştir. Her karakterin içinde iyilik ve kötülük dereceli olarak bulunmaktadır, derecelerine göre karakterler genel iyi veya genel kötü olarak değerlendirilebilir. Adaya düşmelerinden sonra bu karakterlerin birbirleriyle yaşayacağı durumlar anlatılırken adayla veya çocukların genel fiziki özellikleriyle ilgili çok fazla betimleme yapılması okumayı epey sıkıcı hale getirmiştir. Mina URGAN’ın harika çevirisi ve sonsözü ise kitabı daha anlaşılır kılmıştır.
31.03.2024

Sokrates’in oluşturulabilecek en net kimlik analizlerinden biri yapılmıştır. Sokrates’i etkileyen dönemin siyasi-askeri durumları belirtilmiştir. Sokrates’e dair elde olan Platon ve Ksenofon gibi olumlu kaynakların yanında Aristofanes gibi olumsuz kaynaktan da yararlanılarak Sokrates’in neyle suçlandığı ve nasıl yargılandığı tartışılmıştır. Sokrates’in gençlik çağında içinde bulunduğu ortam ve arkadaşlık ilişkileri Sokrates’i mahkemeye götüren süreci başlatmıştır. Bir anda birkaç düşüncesinden dolayı mahkemeye gitmediği kitaptaki önemli bilgiler sonucunda anlaşılmaktadır. Sokrates’in gençlik çağına dair pek kaynak olmadığı için olgunluk çağının anlatımı buna bağlı olarak farklı şekillerde yorumlanabilmektedir. Alkibiades’le olan ilişkisi, eşi Ksantippe’le olan evliliği, peygamberlik iddiası veya proleter olarak yanlış bir şekilde kendi halinde biri olduğu gibi konular çokça spekülasyona uğramıştır. Kitabın dili ise kolay okunabilir bir yapıda olup gereksiz ayrıntıdan kaçınılmıştır.