Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

06.03.2003

Cavit Bey, Osmanlı'nın son maliye bakanı ve İttihat ve Terakki'partisinin önde gelen liderlerindendi. Cumhuriyet'ten sonra Mustafa Kemal'e biat etmeyen tüm İttihat ve Terakki'liler gibi o da "İzmir Suikasti" bahanesi ile tutuklandı, mahkum edildi ve idam edildi, diğer binlercesi gibi. İşte bu kitap Cavit Bey'in tutukluluğundan idamına kadar geçen 67 günlük sürede hergün eşi Aliye Hanım'a yazdığı mektuplardan oluşan, ve böylece onun ruh ve kişiliğini yansıtan bir kitap. Kitabın sonunda savcının kendisi hakkındaki iddianamesi, sorgulanması ve savunması da konmuş. Eşssiz bir belgesel olmuş. Nerelerden geldik diye merak eden herkes mutlaka okumalı.
02.03.2003

Yazar, mütareke döneminde pek çok olaya tanık olmuş, pek çok olayı da ilk ağızdan öğrenmiş biri olarak savaş sonrası bir kesiti roman uslubu içinde kaleme almış. Ancak okuyucunun sıkılmadan okuyabilmesi için kitapta geçen bazı konulara da vakıf olması gerekir. Mesela; roman ittihatçıların hürriyet ve itilafçılardan kaçmasıyla başlıyor, eğer her iki tarafın da kimler olduğu okuyucu tarafından bilinmezse roman okuyucuya bir şef ifade etmeyebilir. Romanın ilerleyen bölümlerinde Çerkez Ethem'in, Demirci Efe'nin, Yörük Efe'nin ordu üstünde çok büyük etkileri olduğu görülüyor, eğer bu kişilerin bu güçlerini nereden aldıkları bilinmezse konu biraz havada kalabilir. Herşeye rağmen yakın tarihimizi değişik bir bakışla yansıttığı için güzel bir eser. Tarih sevmeyenler bu kitapla tarihe ilgi duyabilir.
01.03.2003

1.Dünya savaşı sonunda Anadolu'nun Yunanistan'a ilhakı için Türkiye'yi arkadan vuran Ege'li Rumların bu uğurda yaptıklarını anlatan Türk düşmanlığı ile dolu bir kitap.
Kitapta Rum'ların Türklere yaptıkları, savaş ortamında olabilecek sıradan olaylarmış gibi anlatılırken, canı yanmış Türk'lerin kendilerini savunmak için, ya da katliama uğratılan ailelerinin intikamıyla yaptıkları saldırılar barbarlık ve canilik ifadeleriyle anlatılmış. Savaş sırasında kendisine kucak açan Türk ailesinin kızının bile ırzına geçip sonra da kaçıp Yunan orsunda gönüllü askere giden Manoli adı Rum, tüm kinini kusmuş kendi anılarından oluşan bu kitapta. Kitapta pek çok abartılı ifadeler var, mesela; Türkler, 40 bin Rum'u toplayıp bir dere yatağında topluca katlettiler diyor Manoli. Bunun hiç bir mantıklı tarafı olmadığını söylememe bile gerek yok sanırım, zira bahsedilen rakam 40 bin!!!
Dedelerimizin kurtuluş savaşı mücadelesini vererek canları pahasına yurdumuzu bunlardan kurtardığı için ne kadar şükretsek az olduğunu bu kitabı okuyunca anlıyoruz. Aksi halde dünyaya gelme şansı bulabilenlerimiz dünyanın herhangi bir yerinden Anadolu'ya selam göndermek zorunda kalacaktı. Hangi akla hizmet bu kitaba A.İpekçi barış ödülü verildi onu da anlamış değilim.
24.02.2003

Gelişmekte olan ekonomilerin iç ve dış dinamikleri, ekonomi ile ilgili olan ya da olmayan herkes tarafından anlaşılabilecek ilgi çekici örneklerle okuyucuya sunulmuş. Kitapta, Türkiye, Brezilya, Arjantin, Kore gibi dünya gündeminde olan ülkelerin ekonomik yapıları değerlendirilmiş. Ayrıca yazar ilginç bir de tesbitte bulunmuş; İMF'ye son çare olarak başvuran ülkelerin İMF'den nefret etmesi çok doğaldır, çünkü son çare olan finans sağlayıcısından kimse şefkat beklememelidir. Zevkle okunabilecek bir kitap.
22.02.2003

Yazar, Jordaens, Boucher, Tiziano, Bacon, Szyszlo gibi ressamların tablolarından da yola çıkarak kurgusunu yaptığı romanda, küçük bir çocuğun, annesinin yerini almasını istemediği babasının yeni eşine kurduğu tuzağı akıcı bir anlatımla kaleme almış. Yer yer 'iğrenç' diyebileceğimiz anlatımların da yeraldığı romanı henüz okumamış olanların pek bir şey kaçırmış olduğunu söyleyemem.