Toplam yorum: 3.285.258
Bu ayki yorum: 6.784

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

08.08.2024

11 farklı din felsefecisinin makalelerinden oluşan bir kitap. Teizm, ateizm, anti teizm ve proteizm çerçevesinde; Pro-teizm yani tanrının varlığının dünyaya değer kattığı görüşü ile, anti-teizm, yani tanrının varlığının dünyaya değer atmadığı görüşlerini kıyasıya yarıştığı makaleler. Bununla birlikte kavram tanımlamaları da kitap içinde serpiştirilmiş; Teistin inancına göre, tanrının evrene müdahale ettiği, peygamberler aracılığı ile kurallarını bildirdiği,
Ateistin, tanımlanan çerçevede bir yaratıcı inancına katılmadığı,
Anti- teistin, tanrı var olduğu ve evrene müdahale ettiği ancak, müdahale etmese her şeyin daha iyi olacağı, tanrının koyduğu kuralların hayatı çekilmez hale getirdiği düşüncesinde olduğu,
Pro-teistin, tanrının iyi ki evrene hayata müdahale ettiği, böylece neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğreniyor olmamızın daha iyi olduğu görüşünde olduğu, şeklindeki felsefi kavramlar 380 sayfalık kitabın içinde yer yer karşımıza çıkıyor.
30.07.2024

Hayat değişken, bulunduğumuz yer değiştikçe, buna göre yeni felsefi akımlar da ortaya çıkıyor.
Hümanizm; insan odaklılık, insan merkezcilik, insan zihninin evrendeki en üstün zeka olduğu iddiasını içeriyor,
Post hümanizm; insan zihninin beyin tarafından sınırlandırıldığını, geliştirilmesi gerektiğini, İnsan merkezli düşüncenin sınırlarının aşılarak, insan ile doğa, hayvan ve makineler arasında yeni ilişkiler keşfedilmesini ortaya koyar.
Transhümanizm; teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan bir akım; insanın biyolojik ve zihinsel kapasitelerini teknolojik araçlarla genişletmesi konusunu inceler.Transhümanizm bir seçenek değil, evrilmedir.Teknolojik cihazlar, insanın onsuz eksik olduğu yaşayamayacağı bir uzvu haline gelir.
Akıllı telefonumuz hayatımızdan çıksa bir engelli haline geliriz.
İnsanlık, bilgisini tecrübesini yapay zekaya yüklüyor, artık kitaplar bile yapay zekaya yazdırılıyor.Transhümanizmin zirvesine mi geldik acaba? Artık bizim yerimize düşünen cihazlarımız var.
22.07.2024

Yazar Türk polisiye gerilim türünün özgün bir tarzına sahip.

Çeşitli basın kuruluşlarının yurtdışı temsilciliklerini yaptıktan sonra Londra'da yaşamaya başlayan yazar, İngiliz polisiye roman yazarları birliği üyesi ve Türk polisiye yazarlar birliği kurucusu.

Yazar, genelde devlet içinde çıkan yolsuzluklar üzerine kurgularını yapsa da bu romanı farklı bir tarz içeriyor.

Şiddet tüm toplumlar içinde habis bir ur gibi yaygın.
Eğitimli insanlar içinde dahi bu hastalık türüne rastlamak mümkün.
Bir doktor ve bir avukat, varlıklı ailelerden gelmiş şımarık tipler.
Her şeyi kendileri için eğlence görebilen hak görebilen birer züppe olarak yetiştirilmişler.
Kendilerinden güçsüz olanlara eziyet etmek onlar için günlük eğlence.
Ancak hayatın düşündükleri gibi olmadığını anladıklarında artık...
19.07.2024

Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla,
Kimi latif bir sözle...

Bu dizeler, 1854 - 1900 yılları arasında yaşayan İrlanda'lı yazar Oscar Wilde'ın çok sevilen sözlerinden.Yazar bu dizelerle biten nazım eserini, 1895 yılında "ağır ahlaksızlık" suçlaması ile mahkum olup hapis yattığı Reading hapishanesinde yazmış. Yazar, cezaevinde henüz 1 yılını tamamlamışken Charles Thomas Wooldridge adlı bir mahkum getirilir. Mahkum, kraliyet muhafız süvarisi iken eşini öldürmekten idama mahkum olmuş ve idama kadar geçen 3 haftalık süreyi hücrede Wilde ile geçirmiştir. Wilde onun durumundan etkilenmiş ve bu kitaptaki dizeler ortaya çıkmış.

Kitap, bir sayfada dönemin İngilizcesi diğer sayfada Türkçe ile basılmış. Dönemin İngilizcesi meraklılar için ayrıca ilgi çekici.
23.06.2024

Yazarı, daha önce 10 bölümden oluşan Meave Kerrigan serisinden tanıyor okurları.
Elimizdeki ise yazarın en son yayınlanan tek bölümlük eserlerinden biri.

Öfke, intikam duygusu, kontrol altına alınması gereken duygulardır, kontrolden çıktığında sahibini yönlendirmeye başlar ve sonu belirsiz süreçlere sürükler.
Toplumsal suçların önemli bir kısmının kaynağının bu olduğunu konu hakkındaki verilerden görülebiliyor.

Ingrid bir duruşma avukatıdır.
Taciz ile suçlanan bir sanığın duruşmada savunmasını yapıp onun aklanmasını sağlamıştır.

Bir süre sonra Ingrid'in çevresindeki herkes kaza geçirerek ölmeye başlar, hatta tacizci sanığın beraat kararını veren mahkeme yargıcı da bir kaza sonucu ölür.

Yoksa gerçek hedef kendisi midir ve her seferinde yanlışlıkla mı başkaları ölmüştür.
Polis, avukatı tacizci sanığa karşı korumaya alır,
Ancak Ingrid gerçek tehdidin kim olduğunu öğrendiğinde artık çok geçtir ve ölüm ile kalım arasında bir mücadeleye girmek zorunda kalmıştır.